Giriş
(22)

insanlar maaşını söylemekten -yakın arkadaşına bile- niye çekinir?

Anjelik
zaten genel olarak olan bir şey bu malum ama ben zaten sormam asla bana sorulmasını da sevmem. ha yakın arkadaşım sorsa direkt söylerim hiç gocunmadan sormasına da bozulmam.neyse, geçen eski ev arkadaşımla telefonda konuşuyoruz ama bayağı yakınızdır yani kendisi evli şimdi. şirketlerinde zamlar mart
zaten genel olarak olan bir şey bu malum ama ben zaten sormam asla bana sorulmasını da sevmem. ha yakın arkadaşım sorsa direkt söylerim hiç gocunmadan sormasına da bozulmam.

neyse, geçen eski ev arkadaşımla telefonda konuşuyoruz ama bayağı yakınızdır yani kendisi evli şimdi. şirketlerinde zamlar mart ayında yapılıyormuş diye konuşmuştuk geçen telefonda konuşurken şu tarzda bir muhabbet geçti: (+ benim)

-iyi ya nolsun yoğunum baya bu aralar çok çalışıyorum
+oo işi bırakmıyorsun bir de yoğun çalışıyorsun istediğin zammı verdiler galiba
-aynen kanka bayaaa iyi verdiler hem de
+hayırlı olsun ne yaptılar?
-oldu işte bir şey kanka
+yok lan onu demiyorum zammı ne kadar yaptılar?
-haaa zam yüzde x ya eheuhe.

maaşını sorduğumu zannetti yani. halbuki işe ilk girdiğimiz zamanlar ikimiz de şu kadar maaş teklif ettiler, şu kadar alıyorum, çıktım şu kadara başladım falan diye anlatır dururduk.

ne değişiyor?
0
Anjelik
(14.03.21)
aradaki fark açılıyordur. türk milletinde maddiyat çok önemli olduğu için insanlar triplere giriyor. ben de maaşımı sadece karşımdakinin benimle aynı ya da benden daha yüksek daha yüksek olduğunu biliyorsam söylerim. daha az olduğunu tahmin ediyorsam asla konusunu bile açmam.
0
roket adam
(14.03.21)
Ayni sektorde oldugum yakin arkadaslarima soylerim, ozellikle karsilastirma yapmak icin faydali oluyor kimin ne kadar aldigini bilmek. Maasin gizliligi isverene yariyor.
0
fakyoras
(14.03.21)
Bence bu patronlarin aldatmacasi, maaslarini soylemesinler de protesto etmesinler.

Ben maasimi soylerim, bir arkadasim benden yuksek aliyorsa arkadasimi seviyorsam buna sevinirim. Daha da para kazansin isterim. Zaten bunu istemiyorsam gercekte arkadasim degildir.
0
howfaristhesky
(14.03.21)
O benden yuksek aliyordur bu arada ondan eminim acaba anlayamadigim bir iyi niyet mi var?
0
🌸Anjelik
(14.03.21)
Ülkenin çoğu köle olarak görüldüğü için, çoğu insan hak ettiklerinden çok çok az maaş alıyor. O yüzden sorana söyleyince üzeceğini düşünüyor olabilir.

Bizim arkadaş grubunda az kazananlar varken söyleyemiyorduk. Herkes belli bir minimumu aşınca leaderboard yaptık artık; birbirimizi gaza getiriyoruz az alana iş değiştirsin diye baskı yapıyoruz vs :D Bu yaklaşım aslında ortalama maaşlarımızı da çok çok artırdı.
0
aguen
(14.03.21)
Menfaat talebinde bulunmanı peşinen engellemek için geliştirilen bir özsavunma olabilir. Benim bazen oluyor.
0
elitoangelito
(14.03.21)
Ben az olduğu için çekiniyorum, ortalamanın üstünde olsaydı da insanları kötü hissettirmemek icin söylemezdim. Ortalama bir maaşım olsa söylerdim ama.
0
epistemic_regress
(15.03.21)
valla ben de bilmiyorum. bizim de dört kişilik bir lise grubu var, ikisiyle kazancımızı hala açıkça konusuruz, 4. yü biraz zorlamak gerekiyor, önce bir geveliyor. araba ve ev aldı belki bu etaplarla ilgilidir :D
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(15.03.21)
Senin ciddi ustundedir nezaketen soylemek istemiyordur belkide moral bozmamak icin...
0
cooperr
(15.03.21)
Yargilanmamak icin.
0
baldur2
(15.03.21)
Ben düşükken söylemeye çekiniyordum, şu an ancak geldi arkadaşlarımın seviyesine ama bu kez de asgari ücret veya biraz fazlası alan arkadaş/akrabalara söylesem vay aq diyecekleri için söylemiyorum.

Benim maaşım düşükken üzülüyordum çünkü lan aynı bölümden mezunuz adam benim iki katım maaş alıyor diye.
0
chicha_v2
(15.03.21)
sadece ve sadece borç isteme diye.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.03.21)
maaşımı kimseye söylemem. anam babam da bilmez. bana mahrem geliyor, "aç götüne bakayım" denmiş gibi oluyorum sorulduğunda.
0
lcha
(15.03.21)
Ben de ne kadar yakınım olursa olsun hiç kimseye maaşımı söylemem. Sadece maaşımı veren bilir. Tam olarak @lcha +1. Bence benim mahremim bu. Borç istenmesiyle alakası yok.
0
pati
(15.03.21)
maaşı mahremim sayanların neden böyle düşündüğünü ögrnemek isterim. Bence bu emek-iş konusunda da biraz bilinçsizlikle ilgili bir şey. Arakadaşlar. Emek verdiginiz ve karşınızda ücret ödenen bir ekonomik sisteme tabisiniz. Maaş ve işinin sizin mahreminiz değil, bilakis oldukça kamusal ve toplumsal bir şey. Bir işçinin maaş benim mahremim dedigini düşünebiliyor musunuz? Yani bu düsünce nasil oluştu, içinizde nasıl temellendiriyorsunuz merak ediyorum, özel şirketlerde bizzat ekonomide kullanılan bir araç emeğiniz, işiniz. Bir nevi hepimizin aklı ya da bedeni kiralanıyor, iş dediğimiz bu, gocunacak bir şey yok. Nasıl mahrem olsun? ilk söyleyecğim bu. Sahiden merak ediyorum. Soruya cevap:Kendini kötü hisssetme diye söylemedi.
0
velvetmorning
(15.03.21)
@Icha +1

Maaş sormam da sorulmasından da hoşlanmam. Annem ve babam dahil bilmez. Sonra “sen şu kadar şu kadar alıyorsun, şöyle şöyle para kalması lazım” gibi hesaplar yapıyorlar. Paramı istemiyorlar ama bu şekilde kontrol ediliyormuş gibi hissediyorum. Bu yüzden söylemiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(15.03.21)
Böyle şeyler görgü kuralları çerçevesinde uluorta konuşulmamalı. Benim gelirimi sadece ailem, ilerde de evlenirsem eşim bilir.
0
iwasbornonamountainside
(15.03.21)
maaş sorulmaz veya sorulmadan söylenmez. her yerde ayıptır.

ama şöyle özel durumlar vardır mesela bilmediğin bir sektörde veya firmada işe gireceksindir dersin ki buranın ortalaması nedir? çok özel olmaz ise sen ne kadar maaş alıyorsun vs.

bunun cevabı da yine ortalama veya yaklaşık şeklinde olmalıdır.

peki neden maaş söylenmez?

çünkü ben o firmayı karıştırmak isteyen biri olabilirim ve 5k-6k tl fazla söyleyebilirim bu da o firmayı karıştırır.

bizde neden yaygın?

memur toplumu olduğumuz için. memuriyette zaten aldığın alacağın bellidir o sebeple konuşulmasında bir sakınca yok.

ama özel sektörde olay farklıdır her zaman çünkü sen bana o maaş bilgisini verdiğin zaman ben istediğim şekilde firmayı karıştırabilirim.
0
duyurukullanıcısı
(15.03.21)
benim maaşım yaptığım işin dışarıdaki algısına ve şahsi iş bilgime göre düşük; bu yüzden herkese söylemiyorum.
önceden söylüyordum, sonra niye düşük daha yüksek olması gerekmiyor mu, başka yere geçsen daha fazla alırsın gibi yorumlar geliyordu; hepsine açıklama yapmaktan sıkıldığım için artık herkese söylemiyorum.

ayıp ya da gizli kısmında hiç değilim, aksine çatır çatır söylerim güzel maaş alsam. sanki borç isteseler vermek zorunda mıyım?
ama ısrarla soranlara, niye söylemiyorsun diyenlere uyuz oluyorum. senin örneğindeki yakın arkadaş olsam belki bi tık ısrar ederim ama zaten o yakınlıkta olduklarıma da söylüyorum.
0
Jux
(15.03.21)
Ben akrabalarıma söylemiyordum ama annem söylemiş. Anında jazzabel kredi çeksin şöyle yapsın böyle yapsın demeye başladılar :D

Arkadaşlarım ve eski şirketlerdeki yakın arkadaşlarımla maaş, prim, zam, performans notları vs her seyi söylüyoruz. Çevremde neler oluyor, süreçler nerede nasıl, benim çalıştığım şirket nasıl görmeyi seviyorum.
0
jazzabel
(15.03.21)
Maaşımı söylemeyi hiç sevmiyorum. Bazen arkadaşlarım soruyor, maaşımda çok değil normal memur maaşı ancak bazı arkadaşlarımdan aşağı yukarı fazla aldığımı tahmin ettiğim için çekiniyorum söylemekten, biraz ayıp sayıyorum, böbürlenmiş olarak gözükmek istemiyorum. Arkadaşınız da öyle düşünmüş olabilir.
0
Hallegadola
(17.03.21)
aynı işyerinde günde 10 saat yan yana çalışan insanları birbirine düşman eden, yükselebilmek için yanındaki iş arkadaşının hatasını 4 gözle bekleyen, herkesin birbirinin kötülüğünü içten içe istediği aşağılık kapitalist ekonominin mide bulandırıcı bir yan etkisi. annesine dahi maaşını söylemeyen, "PARA" yüzünden bırak yakın arkadaşını, annesiyle dahi çatışmaya girme potansiyeli olan bir insan tipi yaratabiliyor. cevaplardan da anlayacağınız gibi. samimiyetsiz, boktan insan hareketidir.
0
ghostinthemech
(17.03.21)
(5)

Kim öder?

kuehles blondes
Merhaba Yakin bi arkadasim evleniyor ve evlenmeden once beraber bir spa gunu yapalim dedik. Ona surpriz olsun diye 3 arkadasimizi daha cagirdim, dusuk profilli bekarliga veda spa gunu gibi bir sey olacak. Diger geleceklerin de parasini benim mi odemem lazim ben davet ettim diye? :D hepimiz iyi kazan
Merhaba

Yakin bi arkadasim evleniyor ve evlenmeden once beraber bir spa gunu yapalim dedik.
Ona surpriz olsun diye 3 arkadasimizi daha cagirdim, dusuk profilli bekarliga veda spa gunu gibi bir sey olacak.

Diger geleceklerin de parasini benim mi odemem lazim ben davet ettim diye? :D hepimiz iyi kazaniyoruz, bireysel olarak ucret koymaz ama 3 kisinin daha ucretini odemem gerekirse hos olmaz yani :D

Nasil oluyo bu isler?
0
kuehles blondes
(14.03.21)
herkes kendi parasını öder, evlenen arkadaşınızın parasını da ortaklaşa ödersiniz.
0
roket adam
(14.03.21)
herkes kendi parasını öder, evlenecek arkadaşınızınki de üç arkadaş arasında bölüşülür, ona para ödetilmez.
0
blatta hiberna
(14.03.21)
sen x'sin evlenicek olan y diğerleri z ve k.

x, z ve k'ya şöyle der ;

''spa gününe gidelim y'nin ücreti bende''

burada z ve k'nın olur mu ortak girelim demesi lazım demeyebilirlerde o zmn y'yi sen ödersin. z ve k kendi masraflarını öder.
0
duyurukullanıcısı
(14.03.21)
Roket ve blatta +1
0
c1b2k3
(14.03.21)
ben de geliyim
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(15.03.21)
(11)

tasarruf / yatırım yapıyor musunuz?

superb
35 yaşındayım kendimce ufak tefek yatırımlar yapıyordum ancak benden küçük bir arkadaşımın yatırımlarıyla 1.1 milyon TL'lik bir portföye sahip olduğunu öğrenince ne yalan söyleyeyim moralim bozuldu :)benim portföyüm çok daha az ve bu noktaya kadar sistematik olarak keşke yatırım yapabilseydim diyoru
35 yaşındayım kendimce ufak tefek yatırımlar yapıyordum ancak benden küçük bir arkadaşımın yatırımlarıyla 1.1 milyon TL'lik bir portföye sahip olduğunu öğrenince ne yalan söyleyeyim moralim bozuldu :)

benim portföyüm çok daha az ve bu noktaya kadar sistematik olarak keşke yatırım yapabilseydim diyorum.

siz ne durumdasınız? yatırım yaptınız mı? yapıyor musunuz? yapacak mısınız?
0
superb
(14.03.21)
Bir miktar borsa (bist), bir miktar yatırım fonu ve bir miktar kripto yatırımım var. Ama 1,1 milyon gibi bir portföyden bahsetmiyorum. Az miktarlar hepsi.
0
himmet dayi
(14.03.21)
Evet yapıyorum, geleceğinin çok parlak olduğunu düşündüğüm bistte işlem gören şirkete yatırdım tüm portföyümü. Yaklaşık 600k. 1 sene sonra o paranın en az 1.2m olacağını öngörüyorum.
0
Cenk Daniels
(14.03.21)
yes, ben borsada, index fundciyim, global. 60% shares, 40% bond.
0
camussar
(14.03.21)
paranın büyüklüğü değil % kaç getiri aldığınız önemlidir

20 yaşında babasından 2 ev 1 araba almış bir çok arkadaşım var. paranın nereden geldiğini bilemezsiniz. bilinçli olarak 1'e 10 1'e yüz kazanıpta hala maaşlı bir yerde çalışıyorsa bir insan büyük ihtimalle yalan söylüyordur.
0
duyurukullanıcısı
(14.03.21)
Biz eşimle ülkenin en iyi üniversitelerinin en yüksek puanlı bölümlerinden mezun olduk. Hatta eşim Türkiye derecesi yaptı ÖSS'de. Şu aralar ikinci el bir araba almak için para biriktiriyoruz. Birikimimizin bir kısmı da altın ve dövizde. Ama 1.1 milyon değil tabi ki. Tüm paramızı toplayınca sıfır bir araba bile alamıyoruz :D
0
prole
(14.03.21)
Bu arkadaşları fazla kafaya takma, çoğunda ya aile desteği var ya direkt miras parası. 35'ten küçük yaşlarda 1.1 milyon tl portföy yapmak için bitcoin zengini falan olman gerekiyor. Tüm tasarrufum otomobil + eve gidiyor. Yaş 31, evliyim, tek çalışıyorum.

Burada yıllık bütçe yapıp maaşının bir yüzdesini kenara koymanı ve onu değerlendirmeni öneririm, yani portföy büyüklüğü üzerinden karşılaştırma yapma, maaşının % kaçını kenara koyuyorsun onu karşılaştır derim.
0
roket adam
(14.03.21)
büyük kentlerin gelişen bölgelerinden arsa kovalıyorum.
0
ankara06
(14.03.21)
ben de 35 yaşındayım. 3 sene önce güzel bir yatırım yapmıştım fakat yatırımdan 1 sene sonra bana onu baskıyla bozdurup (eşim ve ailesi) ev aldırttılar. o kağıt yatırımım şu an 10 kattan fazla arttı fakat ev 2 kat artmadı bile. kira geliyo işte boş boş.

ben de kafayı bozup ne var ne yok harcamaya başladım. bir daha mı gelecem dünyaya. eşimle ben tek kardeşiz. ölürlerse evler arsalar da bize kalacak zaten en kötü bir tane satarım, 10 sene de onu yerim.
0
bisorumvargaliba
(15.03.21)
Yaptigim en iyi yatirim; yurtdisinda egitim almak oldu. $153.000 USD maas aliyorum. Vergilerden sonra elimde asagi yukari $110.000 kaliyor. Cok siradisi bir harcamam olmazsa, yillik $30.000 kadar yatirim yapabiliyorum. Bazi yillar yapamiyorum.
0
actor-observer bias
(15.03.21)
40'a gelmek uzereyim.
Dogru durust yatirimim yok, gelen gidiyor. Biriktirebilmem icin cok kasmam lazim ama
para bana simdi lazim, 65'den sonra degil. Hayatlari boyunca tasarruf edip emekli oldugunun ertesi yili vefat eden tanidiklarimiz oldu.

O yuzden cok da sey yapmamak lazim.
0
cooperr
(15.03.21)
28 yaşındayım. hiç aileden yardım almadan kendi işimi yaptım. bir miktar para kazanınca ev aldım, sonra işler istediğim gibi gitmeyince evi sattım. o noktada paranın emekle değil, ancak sermayeyle kazanılan bir şey olduğunu öğrendim. biraz hayal kırıklığı yaratan bir farkındalıktı açıkçası. şu an gelecekteki iki yıllık giderimi çıkarırsak, net 1 milyon tl birikimim var. büyük bir kısmını kriptoda değerlendiriyorum ancak al-sat yapmıyorum. evim yok, arabam yok. kendi işimi yapmaya devam ediyorum.
0
parcaliham
(04.10.21)
(12)

en geçerli ikinci dil hangisi?

saykotek
ingilizceden sonra çocuğa hangi dili öğretmek mantıklı? çinceyi geçelim, ispanyolca mı almanca mı fransızca mı?
ingilizceden sonra çocuğa hangi dili öğretmek mantıklı? çinceyi geçelim, ispanyolca mı almanca mı fransızca mı?
0
saykotek
(14.03.21)
Rusça
0
otopsicocugu
(14.03.21)
rusça? iki kutuplu dünya falan
0
karahan01
(14.03.21)
Yaygınlığına göre İspanyolca.
Almanca Amerika'da işe yaramıyor. Fransızca Kanada'da sınırlı bir bölgede kullanılıyor.
0
pro9it9is9
(14.03.21)
İspanyolca bence. İspanyolca bildikten sonra Portekizce ve İtalyanca çok kolay öğreniliyor.
0
prole
(14.03.21)
Acilin doktora ogrencisi geldi. Nerede is yapacaginiza bagli. Avrupa'da Almanca gecerli ama ABD'de yasiyorum burada Ispanyolca bilmeniz cok yararli olur. Sizinle benzer kalifiye biri Ispanyolca biliyorsa one cikar. Araplarin oldugu bir pazardaysaniz Arapca ama iyi Ingilizce de biliyorlar. Kanada pazari ve oturum icin Fransizca, Avustralya pazari icin Cince onemli, ama Cinliler de Ingilizce biliyor. Turkiye'de elbette Rusca ve Arapca, Ingilizceden sonra onemli olabilir. Ama Dogu Avrupa'da Rusca konusmaya kallarsaniz sizden uzaklasirlar cunku tarihi nedenlerle Slavlar Ruslari sevmiyor.
0
howfaristhesky
(14.03.21)
Iş hayatında işine yaraması açısından Çince mantıklı olabilir. Onun dışında her dilin kendine göre farklı kulvarlarda artısı vardır. Beklentinizin ne olduğuna bağlı değişir.
0
havadakarada
(14.03.21)
Almanca. is acisindan bakarsak hicbir becerisi olmasa bile sirf Almanca bildigi icin calisabilecegi isler bulabilir.
0
yoggi
(14.03.21)
İkinci dil özel bir ilgisi yoksa kişinin bence boşa zaman kaybı. Onun yerine İngilizcesini mükemmelleştirmeye baksın. Bugünlerde herkes İngilizce bildiğini iddia eder ancak gerçekten İngilizceyi tam anlamıyla bilen insan hala az ve kıymetli.
0
OttoVonLilienthal
(14.03.21)
Çok iyi derecede ingilizce bilmesi yeterli. İkinci dil olarak python falan öğretirdim ben olsam. Internet döneminde ikinci dilin hobi dışında acayip bi avantajı kalmadı kapalıçarşıda falan çalışmayacaksan, üst düzey beyaz yaka full ingilizce anlaşabiliyor.

Çok iyi derecede ingilizce ve almanca biliyorum, almancam c1 sertifikalı.
0
roket adam
(14.03.21)
Türkiye'de kalacaksa arapça, yurtdışına gidecekse Latince. Olmadı İspanyolca.
0
habarbey
(15.03.21)
Cocuk turkiye'de devam edecekse rusca +1 neden cunku digerlerine bilen cok insan var aradan siyrilmak onemli.

Cocugun eger baska bir ulkede okuma ve yasama olasiligi varsa ilerde o zaman o gidecegi ulkede isine yarayacak bir dil. Mesela Almanya olasiligi varsa tabiiki almanca..Gidecegi ulkenin dilini bilmesi cok cok onemli.
0
cooperr
(15.03.21)
Cocuklari bu konuda bu kadar projelestirmemek lazim.

Emin olun sizin yapan baska ailelerde var. Yani ikinci dil ogrenince diger cocuklarin onune gecmiyor:)

Gwlelim sorunun cevabina. En gecerli dil diye bir sey yok. Ihtiyaca gore dil var. Yani cok gecerli diye almanca ogrenebilir ama almanca bilen sayisi da epey fazla.

Bir de cocugun ilerde hangi alanda calisacagini simdiden bilemezsiniz ki?

Mesela felemenkce ogrensin diyecegim. Ne alaka diyeceksiniz. Ama hollandada tarim teknolojileri alaninda akliniza bile gelmeyecek bir kariyer yapabilir.
Turkiyede kac kisi felemenkce biliyor mesela? Direkt herk3sin onune gecebilir.
0
anten
(15.03.21)
(12)

nakit mi ev alinir krediyle mi yoksa yari yariya mi?

buenosdias
400 bin lira var. soyle opsiyonlar var. sizce ekonomik ve mantiksal olarak en mantıklısi hangisi400 binlik ev alip borcsuz oturmak600 binlik ev arayip 200 bin kredi cekmek200 nakit 200 kredi cekip paranin yarisini tutmak
400 bin lira var. soyle opsiyonlar var. sizce ekonomik ve mantiksal olarak en mantıklısi hangisi

400 binlik ev alip borcsuz oturmak
600 binlik ev arayip 200 bin kredi cekmek
200 nakit 200 kredi cekip paranin yarisini tutmak
0
buenosdias
(14.03.21)
Ev satın alındıktan sonra elde para kalmalı diye düşünüyorum. Tüm birikimi ya da birikimin neredeyse tamamını harcamak doğru değil. Eğer ev alınacak şehir İstanbul ise İstanbul'da artık ev almak mantıklı değil, üstelik kredi ile borçlanarak ev almak hiç mantıklı değil.
0
GoodMorningTeacher
(14.03.21)
200 ü bankada faize atsan kredinin borcunu öder herhalde. Kredi çekmek bu enflasyonla bence her zaman mantıklı.
0
baal
(14.03.21)
Kabaca vakıfbank 3300 ödeme ile 200 bin veriyor.

Enpara 200 bine 2750 faiz veriyor.
0
baal
(14.03.21)
bence sonuncusu. 200 bin konut kredisi faiz ödeme olarak ayda en uygun 3330 tl vakıfbank. mevduat faizi getirsi olarak 200 bine ayda 3082 tl veriyor fibabank. yani siz kendi cebinizden sadece 250 tl gibi bi para vererk hem evinizin kredisini ödeyeceksiniz hem de zor günler için kenarda her an bozdurabileceğiniz faizde 200.000 iniz olacak
0
papuayenigine02561
(14.03.21)
pekiyi kredi çekip aynı anda faize para yatırmak mümkün mü? bankalar bunun önlemini almaz mı?
0
🌸buenosdias
(14.03.21)
600 binlik ev alıp 200k kredi çekmek.

600k'lık ev en iyisidir. oturmalık ev alıyorsanız en az 10 yıl eviniz olacaksa en iyi ev en mantıklısıdır bana göre.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.03.21)
elinde nakit paran varsa mutlaka bu parayla ev almalısın. kredi çekip ev alamazsın. diye bir kural yok.
0
papuayenigine02561
(14.03.21)
Bankanın önlem alacağı bir durum yok ki. Sana parasını satıp karını alıyor zaten.

En az %20 i peşinatı olup, masrafları da ödeyen herkes kredi çekebilir.
0
baal
(14.03.21)
Kredi faizine göre değişir. Şu anda kredi faizleri çok yüksek olduğu için çok az kredi çekip, elde az para kalacak şekilde az borçlu oturmayı tercih ederim. Ama geçen yıl 0.67'lik keriz kredilerini yakalamış olsaydın o zaman mesela kesinlikle hepsini krediyle al derdim.
0
roket adam
(14.03.21)
bu oranlardan kredi çekmek çılgınlık. elinde 50k kalsın kalanı kullan. olabildiğince az çekmek mantıklı.
0
alicandan
(14.03.21)
pekiyi kredi çekip aynı anda faize para yatırmak mümkün mü?

--mümkün.

bankalar bunun önlemini almaz mı?

--almaz, bankayı ilgilendiren bir durum değil.
0
alicandan
(14.03.21)
buenos.

kredi faizi her zaman > mevduat faizi

algi aldatmasi olsun diye kredi faizini aylik, mevduat faizini yillik soyluyorlar.

mumkunse, az kredi cek bence de faize para verecen sonucta.
0
camussar
(14.03.21)
(15)

apple watch'un ne gibi bir faydası var?

deartheodosia
aslında çok araştırdım ama tam olarak anlayamadım. hayatı kolaylaştıran bir özelliği var mı? egzersiz süresi ölçüyor, tamam. başka? hiçbir esprisi yokmuş gibi geliyor bana ama bir yandan bakıyorum çoğu kişi akıllı saat kullanıyor.
aslında çok araştırdım ama tam olarak anlayamadım. hayatı kolaylaştıran bir özelliği var mı? egzersiz süresi ölçüyor, tamam. başka? hiçbir esprisi yokmuş gibi geliyor bana ama bir yandan bakıyorum çoğu kişi akıllı saat kullanıyor.
0
deartheodosia
(13.03.21)
Telefonla konuşma özelliği, bildirimleri takip etme özelliği
0
esinikaybetmiscorap.
(13.03.21)
fayda kişiyen kişiye değişen bir şeydir, siz arayıp bulamadıysanız size ve sizce faydası yoktur. size faydalarının anlatılması zor da olabilir ve size uygun olmayabilir, bu da normaldir. ben soruyu anlayamadığım için buradan girdim konuya, zira araştırdım demişsiniz, gördüklerinizdir işte faydaları?

en basitinden arama ve mesajları kolda telefona bakmadan görebilme diyeyim, bazı insanlar için oldukça önemli olabiliyor ve bundan çok faydalanabiliyorlar mesela. düzenli spor yapan ya da günlük faaliyet takibi yapmak isteyenler çok faydalanabiliyorlar, pozitif etki görebiliyorlar, spora karşı bağlılıklarını artırabiliyorlar. hareket etme düzenlerini anlayabiliyorlar. kan basıncıdır vesairedir sağlıkla ilgili şeylerin kontrolü açısından sürekli kolda ölçüm yapmasından faydalananlar var mesela. diyeceksiniz ki herkes mi bunlar için kullanıyor, hayır tabii ki mesela prestij düşüncesiyle de kullanan var, ki orada da bir faydadan bahsedilebilir, sonuçta kendine bir fayda sağlıyor mu sağlıyor.

yani bir dünya faydası olduğu açık net belli olan bir sürü alet var, akıllı saatler de onlardan biri. apple watch da bir akıllı saat olarak bu kategorinin bir sürü faydasını sunuyor. "bunun ne gibi bir faydası var" sorusunu sormak neredeyse "akıllı telefonların ne gibi bir faydası var" diye sormak gibi. okuyup gördükleriniz fayda olarak sizi ikna etmemiş olabilir ama o gördüklerinizin hepsi bazı insanlar için faydadır. sizin için fayda olmayabilir, başta da yazdığım gibi bu da oldukça normaldir. bu açıdan düşünerek sormak istediğini şeyi ve sorunuzun amacını bir daha gözden geçirebilirsiniz belki. yoksa buraya size internette araştırıp gördüğünüz faydalardan fazlası yazılmayacaktır diye düşünüyorum sonuçta.

ek: bu arada "egzersiz süresi ölçüyor" demişsiniz ama sadece egzersiz süresi de ölçmüyor aslında bu aletler. yaptığınız egzersize bağlı olarak, hız, tempo, tırmanılan yükseklik, katedilen mesafe, kalp atışı, ortalama kalori yakımı gibi birçok veriyi ölçüyor ve saklıyor. herhangi bir tür sporu doğru kalp ritm iniş çıkışlarını kontrol ederek falan yapmak istiyorsanız ve gelişim takip etmek istiyorsanız epeyce faydası var akıllı saatlerin.

sorunuzu da sonradan gördüm bu arada, bence evet spor yaparken faydası var, en son yukarıya yazdığım ölçümleri yaptığından ötürü. mesela kardiyo çalıştırırken trainerlar saatten nabız falan baktırıyorlar en basitinden örnek vermem gerekirse. ona göre hareket sırası düzenliyorlar.
0
nimberjack
(13.03.21)
sorumu şu şekilde düzelteyim o halde; spor yaparken, sağlıklı beslenmeye çalışırken bir faydası var mı?
0
🌸deartheodosia
(13.03.21)
var heart rate ini takip ederek özellikle cardio çalıimasında doğru aralıkta tutarsan bunu yağ yakımını maximize edersin
0
rentts
(13.03.21)
melancholia
(13.03.21)
Apple değil ama Samsung Galaxy kullandım. Spor yaparken kalp ritmi ölçme fonksiyonu haricinde bildirim vb hiçbir özelliği çok gerekli gelmedi bana açıkçası. Olmasa da olur bi ürün ama pazarlıyorlar bi şekilde işte.
0
msb
(13.03.21)
Turkiye'de park, yesil alan az oldugundan, spor yapma kulturumuz olmadigindan tam algilayamiyoruz, beden egitimi dersinde bile spora yonlendirilmek yerine asker gibi sag sol diye yurutulen bir nesiliz ama gelismis ulkelerde adamlar, kadinlar dehset spor yapiyor, kopek gezdiriyor, parkinda bahcesinde kosu, yuruyus yapiyorlar surekli. Zamanin ruhu biraz. Gelismis ulkelerde hype olan bazi kavramlar var son 20 yilda. Nedir? Cevre bilinci, hayvanseverlik, saglikli yasam, son teknoloji takibi, ozgurlukculuk, irk ayrimciliga karsi olma vs. Saglikli yasam cok buyuk trend cidden, smoothie, kale male, diyetisyeni ayri vegancisi, yogacisi ayri baska bir dunya yasanmaya baslandi. Apple watch iste bu saglikli yasam hype'nin ekmegini yiyor bir anlamda
0
neverletyougodown
(13.03.21)
Geçen hafta doğubank'ta bir dükkandaydım. inanmazdım ama adamın biri sadece kalp ritmi olan özelliği için kızına alacaktı. bir de şunu bırakayım.

support.apple.com

apple her versiyonda özellikle sağlık konusunda ciddi geribildirim topluyor. hatta bir tane sağlık kuruluşu ile işbirliği yapmıştı. yani ilerde ciddi ciddi saglık ekipmanı ürününe dönüşürse şaşırmayın.
0
evimin paspasi
(13.03.21)
(bkz: apple watch/@roket adam)
spor ve hareket takibi özellikleri dışında fasa fiso bir cihaz. 3 senedir falan 7 24 kullanıyorum, spor yapmıyorsan boşuna almana gerek yok. alanların çoğu şekil olsun diye alıyor. kan basıncı falan da ölçmüyor, kullanmayan insanlardan yorum alma derim.
0
roket adam
(13.03.21)
Düşüp bayılıyorsun, 'Düştü bayıldı' diye eşine dostuna mesaj yollayan bir cihazdan bahsediyoruz.
EKG ni çekip doktoruna gönderebiliyorsun.
Her sabah 7 de alarm çalar, kalkarım. Bazen 6.30 çişe gidip tekrar yatıyorum. Bir sabah çişten sonra salona geçtim. Saat titredi. Baktım. 'Kalktın galiba. Uyanma alarmını iptal edeyim mi?' yazıyor.
Her gün yürürüm. Mesafe, hız, kalp atım hızı, kalori gibi değerleri kaydeder. Bazen yürüyüşe başlarken saatten uygulamayı başlatmayı unutuyorum. 700-800 metre civarı titreşiyor. Bakıyorum. Yürüyüşe çıkmış gibisin. Kaydedeyim mi diyor. Kaydet diyorum. Zaten en baştan kaydetmeye başlamış da nezaketen sormuş.
Gece titreşiyor. Bakıyorum. Yatmana az kaldı. Şarjım az. İstersen şarja bağla bi. diyor.
Şimdi fırına donmuş simit koydum. Siri 7 dakika sonraya alarm kur dedim. Simit hazır olunca haber verecek.
Öyle bir cihaz.
Mesaj yazıyorsun, mesaj okuyorsun falan. Onlar var zaten.
Telefon salonda, tuvalettesin. Telefon çaldı. Kim arıyor bak. Saatten konuş. Telefona gerek yok.
0
Mirket
(13.03.21)
cevapları okurken bile özel hissettim, rahvan usülde koşa koşa almaya gidicem, bil bakalım ne yok
0
esref
(14.03.21)
Ayni ozellikte herhangi bir akilli fitness saatten en buyuk farki diger apple urunleri ile tam uyumlu olmasi.
Fitbit mesela uyumlu degil. (Sadece kendi appi uzerinden kullaniliyor)

Mesela bende miband benzeri bisey var, 10da 1i fiyatina. Nabiz, mesafe, hiz ve yukseklik icin almistim (uyku olcumu icin de). Notification, mesaj vs gosteriyor ama acmadim bile bu ozellikleri. Arada ne yazik ki kafayi yiyip kaydetmiyor egzersizlerimi. Apple watchta muhtemelen boyle bi sorun olmuyordur.

Ne icin almak istediginize karar verip ona gore uygun fiyatli bir sey de alabilirsiniz.
0
kuehles blondes
(14.03.21)
Apple fanboy olarak cevap vereyim. Bence gereksiz bir cihaz.

Yukarıda belirtilen özelliklerin çoğunu saat olmadan da yapabiliyorsunuz. Yani "hey Siri 7 dakika sayaç başlat" saat olmadan da direkt telefon ile yapılabilecek bir şey. Apple Watch'a özgü bir şey değil.

Apple Watch özetle hayatı kolaylaştıran ama olmasa da olur bir cihaz. Kalp ritmi tutma, adım sayma, egzersiz ölçümü, uyku takibi gibi şeyler 200 liralık mi band bileklikte bile var. Bildirimleri bile görüyorsun mi band'da. Sadece cevap yazamıyorsun.
0
himmet dayi
(14.03.21)
Benim icin duzenli egzersiz yapmaya tesvik ettigi icin cok faydali cihaz. Sirf onun icin deger. Az adaha alacaktim ocak ayinda, zira fitbitlerden memnun kalmadim. lakin iphone gerektirdigini ogrendim, yikildim kelimeler param parca. Yakin arkadasimin var, bence cok kalite cihaz. Ki iphone'um olmamamsindan da anlayacaksin ki normalde apple sevmem, on ragmen...
0
hot potato
(14.03.21)
(12)

Çay makinesi üzerine mantıksal sorgular

the real brad pitt
Selam. Şimdi biz çay makinesi alıcaz. Çünkü normal çaydanlık var demir mi çelik mi her neyse. Elim yanıyo onda da sıcak oluyo buhar falan çıkıyo sevmiyorum yani. https://www.arcelik.com.tr/cay-makinesi/k-3281-c-icecek-hazirlama?gclid=Cj0KCQiAv6yCBhCLARIsABqJTja54_YuFJpPB4M1Z1Jtq2rwy0_qlN8ThTzQOz_-TU
Selam.

Şimdi biz çay makinesi alıcaz. Çünkü normal çaydanlık var demir mi çelik mi her neyse. Elim yanıyo onda da sıcak oluyo buhar falan çıkıyo sevmiyorum yani.

www.arcelik.com.tr

Bundan alıcam da sorum ürüne dair değil.

Çay makinesi alıyorum ben. Ama tekte çay alamıyorum bundan çok saçma değil mi? Alt kısımda suyu ısıtıp, kaynayınca onu üste koyma metodu da var anlamadığım da onu geçiyorum şimdilik. Diyelim üste de alta da soğuk su koyduk. Çay da koyduk o üstteki kısma. Ateşi verdik. Kaynıyo sular her yerde. Ok kaynadı. Ben çay elde etmek için hem üstten bardağa çay koymam lazım, hem de alttan su koymam lazım. Ben tekte içilebilir çay istiyorum ama? Tek çay koy iç diyebilirsiniz ama o da içilebilir değil. Şimdi ben kahve makinasına çay koyup, su koyup, tuşuna basıyorum. Ve tekte içilebilir çay elde ediyorum. Kahve makinası better than çay makinası değil mi çay yapmak ve içmek için?
0
the real brad pitt
(13.03.21)
Kahve makinası kahveyi filtreden süzerek kahve yapıyor çayın sıcak su içerisinde demlenmesi gerekiyor. Söylediğinizdeki bütün sıkıntıyı geçsek bile kahve makinasında haşlama çay bile yapamıyorsunuz.

Sizin istediğiniz düz kettle içine poşet çayları sallayın tek seferde çay yapar size.
0
hedep
(13.03.21)
Kahve makinesinde filtre kağıdına demlik poşet çay atıyorum demliyor? Gayet de güzel oluyor yani neden öyle dediniz anlamadım. Su koyuyorum çayı filtre kağıdına koyuyorum basıyorum tuşa çay oluyor. Alıp direk içilebilir çay elde ediyorum. Ama işlevi çay makinesi olan bir alette bu süreç daha zor.
0
🌸the real brad pitt
(13.03.21)
Sizin şu anda içtiğiniz şey çay değil. Çay aromalı su içiyorsunuz, onun için uğraşmayın poşet çay da aynı şey.

Çay olması için ayrı bir yerde 20-25 dk demlemeniz ve o şekilde koymanız gerekiyor. Kahve makinası suyu üst bölmede 20 dk tutamaz.
0
roket adam
(13.03.21)
çay dediğiniz çift demlik olur. ha tek demlik de yapabilirsiniz ama demini iyi ayarlamanız lazım, çift demlik gibi iyi olmaz. ayrıca çayın olduğu demliğin kaynamaması gerek. yani eliniz yanmayan bi çaydanlık alabilirsiniz tek demlik için.
0
jelly bear
(13.03.21)
iki suyun kaynama sebebi çeyın sürekli pişip suya özünü bırakmasıdır. senin istediğin koyulukta çay mesela toplam 5 dakikalık süre için mümkün olur tek kaplı sistemde, koyuluk arttıkça alttaki suyu fazla koyup dengelersin. kahve makinasında böyle bir imkan yok.
0
diffarentiationation
(13.03.21)
Şu kısım yanlış
“Diyelim üste de alta da soğuk su koyduk. Çay da koyduk o üstteki kısma. Ateşi verdik. “
Alta su koyarsınız, isterseniz alttaki suyla aynı anda isterseniz alttaki su kaynayınca üstteki demliğe kuru çay koyarsınız.
Sonra normalde insanlar alttaki demlikten bir miktar suyu üst demliğe aktarır. Bardağa doldururken her ikisinden koyar.
Siz tek demlik istiyorsanız alttaki suyu çok doldurmadan koyarsanız başta kaynayınca üste hepsini aktarırsınız. Ama tek demlik olunca lezzetli olmaz bunu bilin.
Kuru çayı soğuk çayla asla birleştirmeyin. Çay kaynar su ile münasebette bulunur sadece.
0
cilekli pasta
(13.03.21)
Demlikteki çay, kaynamaya, beklemeye devam ettikçe koyulaşacak hatta acılaşacaktır.

İkinci ve üçüncü bardakta da birinci bardaktakiyle aynı lezzeti almak istiyorsan birincide olduğundan daha az dem daha fazla su alman gerekecek.

Bu sebepten hem çaydanlığa ve hem de demliğe ihtiyacın var.
0
Mirket
(13.03.21)
"çay kaynar su ile münasebette bulunur sadece"

çok yanlış. kaynar su çayın haşlanmasına sebep olur ve çay kısa zamanda acılaşır. o yüzden en güzeli soğuk demleme yapmaktır. ne kadar ağır demlenirse o kadar lezzetli olur çay.
0
jelly bear
(13.03.21)
Şöyle bir şey olabilir belki, çay guruları yanlışım varsa düzeltsin lütfen. Madem ki tek demlik çay kaynadıkça bayatlıyor diye olmuyor. Poşet demlik çaylar var, tek demlikte onlarla çay demlenir, istenilen kıvama gelince poşetler çıkarılır ve tek çaydanlık ocakta kalmaya devam eder?
0
cometome
(13.03.21)
aradığınız makineler:

www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com

birinci linktekinin eski modelini kullanmıştık senelerce, çayı gayet güzel yapıyordu.
suyun içinde de beklemediği için çayda bir bayatlama falan olmuyor.
0
blatta hiberna
(13.03.21)
www.amazon.com.tr

bi 15 yıl evvel filan bu tarz bir şey kullanmıştım. şimdilerde tefalde artık yok sanırım. bunu bulabildim amazondan biraz daha bu şekilde arayabilirsiniz.

edit: linki önceden açmıştım, blatta da aynısını vermiş zaten:)
0
red g
(13.03.21)
son sorunuza benim cevabım "hayır, değil". çünkü kullandığınız yöntem, kullandığınız çaya uygun değilse ortaya garip bir içecek çıkar. ha siz o içeceğin tadını yine de seversiniz o ayrı. çok darlanmışsınız ama, "çay" dediğimiz şeyin ne olduğu anlamaya başlayarak bu beyhude çırpınıştan kurtulabilirsiniz belki.

yani çay dediğimiz şey çok genel bir kategori. farklı farklı çay türleri olduğu gibi farklı farklı içim ve demleme teknikleri var. türk usulü (her yerde görüp bildiğimiz) çay içmek istiyorsanız ayrı demlikte demler, kaynar su ile açarak içersiniz, mecburi bir işlem bu yani. bazı kültürlere göre bu içtiğimiz şey onların içtiği çayla alakasızdır. çaylarının yapısı, yaprağı farklı olur, onu demliğe koyar, kaynar suyla birleştirir, 3-4 dakika bekletip içerler. şimdi o çayla bu bizim burada içtiğimiz çay aynı değil. siz bizim usül demleme çay istiyorsanız, doğru ya da uygun tadı elde etmek için üst demlik mecburidir denebilir. zaten bizim çaykur model çaylar o diğer türlü demlemeye gelmezler.

yani çok temel yerde bir farklılık var, çay dediğiniz elinizdeki madde bile bin çeşit olabiliyor. hepsinin kendine uygun demleme yöntemleri var. ilgili çayı kendisi için uygun olan demleme yönteminin dışına çıkarırsanız içtiğiniz şeyden verim alamazsınız. ama siz hem bunu yapmak hem verim almak istiyorsunuz. o yüzden bence olay beyhude bir yere gidiyor. bence bu yönden bir düşünebilirsiniz, farklı çaylara ve farklı demleme yöntemlerine öyle ulaşmaya çalışabilirsiniz.
0
nimberjack
(13.03.21)
(9)

Gerçekten Astral Seyahat diye bir şey var mı?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,,Önceden Astral Seyahat, Lucid Dreaming, ruhani boyutlara falan çok merak salmıştım, bi 10 yıl önce falandı tüm bunlar. Ergenlik dönemleriydi işte. Sürekli bu konularda bir şeyler okuyordum ama hiç girişmedim. Dolayısıyla gerçek mi yalan mı öğrenme şansım olmadı. En çok merak etti
Merhaba arkadaşlar,,

Önceden Astral Seyahat, Lucid Dreaming, ruhani boyutlara falan çok merak salmıştım, bi 10 yıl önce falandı tüm bunlar. Ergenlik dönemleriydi işte. Sürekli bu konularda bir şeyler okuyordum ama hiç girişmedim. Dolayısıyla gerçek mi yalan mı öğrenme şansım olmadı. En çok merak ettiğim de Astral Seyahat idi. İnternette birçok kişi bunun nasıl yapıldığından, seyahat esnasında neler yaşadıklarından falan bir sürü şey yazmış. Yaptığını iddia edenlerin çoğu öyle şuraya gittim buraya gittim gibi abartı şeylerden bahsetmemişler. Sadece oldukları yerde dolandıklarını söylemişler.

Üniversite hazırlığa gidiyordum o zamanlar. Arkadaşlarıma sorduğumda falan yaptığını iddia edenler olmuştu. En garibi de ateist olduğunu söyleyen birinin bunu yaptığını söylemesiydi. Hem doğaüstü şeylere inanmayıp hem de astral seyahate çıkmak değişik bir olay. Her neyse bu sohbetler azalarak bitme noktasına geldi günümüzde. Ama benim kafamda tek bir soru var: Gerçek mi? Şimdi saçma geliyor ama yaptığını iddia eden bu kadar insan da uyduruyor mu? Yoksa bir çeşit ot kafası falan mı? Siz ne diyorsunuz? Yaptınız mı hiç? Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(13.03.21)
Astral seyahat dediğiniz şey ruhla alakalı. Ruh metafizik bir kavram. Tanrı var mı diye sormaktan bir farkı yok.

Materyalist bir bakış açısıyla bakarsak, elbette öyle bir şey yok. Beynimiz, dolayısıyla "ben" dediğimiz şey maddeden oluşuyor. Ölünce bizi oluşturan maddeler çözülüyor ve doğaya karışıyor. Yok oluyoruz. Ruh diye bir şey yok.

İnançlı biriyseniz "olabilir" diyebilirsiniz.

Ateist arkadaşınızın muhtemelen kafası karışıkmış. Materyalist ve ateist biri ruh kavramına inanmaz çünkü.

---

"out of body experience" diye wikipedia'dan bakınca bu "deneyim"lerin psikolojik ve nörolojik bazı sebepler yüzünden ortaya çıkabileceği yazıyor. örneğin: travmatik beyin hasarı, duyusal yoksunluk (sensory deprivation: yani duyu organlarının kısıtlanarak duyu verilerinin azaltılması durumu), ölüm tehlikesi atlatmak (near death experience), uyuşturucular, dehidyasyon (susuz kalmak), uyku problemleri, rüya görmek (ve gerçek zannetmek) benzeri şeyler. astral seyahat gerçekleştirdiğini söyleyen kişiler muhtemelen bunlardan birini deneyimliyor aslında.
0
isabella was a ginger
(13.03.21)
Astral seyahat yok, ama şizofreni gerçek. Böyle sağa sola gittiğini iddia eden arkadaşlarınız varsa profesyonel destek önerin.
0
roket adam
(13.03.21)
astral seyahat gerçek olsaydı medyum tipli şarlatanların orta gelir grubunu söğüşlemek için kullandıkları bir yağlı kapı değil, yakın gezegenleri ya da okyanus dibini araştıran biliminsanlarının aktif kullandığı bir keşif yöntemi olurdu. ya da devletlerin kullandığı geçerli bir istihbarat yöntemi olurdu.
0
sinek kral
(13.03.21)
OOBE gerçek mi sorusunu iki şekilde yorumlamak mümkün:

Gerçekten ruh (ya da her neyse) bedenden çıkıp bir yerlere gidebiliyor mu? Bunun olduğunu iddia eden bir sürü insan var. "Manitimin evine gittim, üzerinde pembe pijaması vardı, yatağın üzerinde saçlarını tarıyordu. Kendime gelince aradım gerçekten pembe pijamasıyla saçlarını tarıyormuş." gibi çok iddialar okudum. Bunu lab koşullarında yapabilen ise tabii ki tarih boyunca hiç olmadı. Astral seyahat yapabildiğini iddia edenlere, bulunduğu odaya belli bir nesne gizleyip o nesnenin ne olduğunun sorulması türünden deneyler %100 başarısızlıkla sonuçlandı.

Gerçekten böyle kafalar var mı? Tabii ki var. Beyin insanı nelere inandırıyor, bedeninden çıktığına mı inandıramayacak? Ayık kafayla güzel deneyimler yaşamak için şu kavramlarla başlangıç yapabilirsiniz: (bkz: ganzfield effect), (bkz: sensory deprivation tank)
0
son feci skilacci
(13.03.21)
ben iki defa yasadim hatta belki dalga gecenler de olabilir ama ikinci olan ve son olanda japonca konuşarak uyandım. hala etkisindeyimdir.
0
evimin paspasi
(13.03.21)
tasavvuf inancı
tüm dinlerin, tüm öğretilerin aslında tasavvuftan doğduğuna
çile hane, çile çekme ritüellerinin bir nevi erme olduğuna
bu tip neş'e atlayan kişilerin astral seyahat diye de adlandırılan, zaman ve mekandan bağımsız olma durumuna geçebildiklerine inanır.

ama roket adama katılıyorum, 1500 sene önce peygamberim diyen adamlar, bugünün ruh hastaları
0
summatinyourteeth
(13.03.21)
rüyasını kontrol edip astral seyahate çıktığını düşünüyor olabilir bir ihtimal.

Uçuk şeyler yapmamışlar demişsin ama istediği mekana gidip dolaşabildiğini iddia edenler de var. Eve bi kağıt yazıp bırakmak ve gelip okumasını istemek lazım. Bunu hep "birilerinin yaptığı" söylenir ama kimse o kişi olmaz :D
0
nhk ni youkosu
(13.03.21)
var, cen kabla bol bol çıkıyor. hikayelerini de paylaşıyor yutubda. bi bakın derim.
0
phoenixbucklesby
(14.03.21)
Bu konnuda iddialı olanla birilerine Nasa'nın verdiği bir ayar vardı yanlış hatırlamıyorsam. Bu şahıslar "bize biraz ödenek verin uzay muzay gezip bilgi toplayıp gelelim" gibi bir başvuru mu ne yapmışlar Nasa'ya.

Nasa'daki abiler de bunları bir toplantı odasına alıp "şu dolabın üstünde bir kitap var, astral seyahat ile kitabın adını okuyun bize yeter" gibi bir karşılık vermişlerdi.

Şehir efsanesi de olabilir bu hatırladığım gerçek de, nihayetinde bunu yaptığını söyleyenden ispat etmesini istemek çok basit.

Var olduğunu ve yaşadığını söyleyenler derin rüyalar görüyor olabilirler, hemen de şizofreni dememek lazım saki.
0
John Bloor
(15.03.21)
(16)

Birikmiş parayı dolara çevirip evde saklamak mantıklı mı?

isabella was a ginger
Merhaba. Öncelikle ekonomiden çok anlamıyorum. 2023'e kadar dolar 10 lirayı geçer mi? Eşim tl'nin değerinin önümüzdeki yıllarda çok daha fazla düşeceğini düşündüğünden birikmiş parasını dolar halinde fiziki olarak evde saklamak istiyor. Bankalara güvenmiyormuş. Kasa alalım dedi. Hatta senin birikmiş
Merhaba. Öncelikle ekonomiden çok anlamıyorum. 2023'e kadar dolar 10 lirayı geçer mi? Eşim tl'nin değerinin önümüzdeki yıllarda çok daha fazla düşeceğini düşündüğünden birikmiş parasını dolar halinde fiziki olarak evde saklamak istiyor. Bankalara güvenmiyormuş. Kasa alalım dedi. Hatta senin birikmiş paranı da aynı şekilde saklayalım diyor. Onun 50.000 dolar, benim de 5.000 dolar civarı param var.

Eşimin bu düşüncesinden bağımsız olarak, sizce ben paramı dolara çevirmeli miyim?
0
isabella was a ginger
(13.03.21)
evde cash para mı saklanır yahu. yıl 2021.

gidin iş bankasından vadesiz dolar hesabı açın koyun içine. iş bankası batarsa ülke batmış demektir zaten :)
0
mr.goodcat
(13.03.21)
evde para saklanır ama ne bileyim orta halli müteahhit galerici, ihaleci iş adamı falansındır, hani ani bir şekilde topuklaman gerekir, kasada bulundurursun birkaç milyon civarı para. döviz tl şeklinde pasaport, hatta sahte pasaportla beraber. ama 50 bin dolar vs. bu paralar için evde saklamak gereksiz bence. koyun bankaya dolar olarak dursun. hatta dokunmayacaksanız vadeli döviz hesabı açın akmasa da damlar 3-5
0
papuayenigine02561
(13.03.21)
Banka hesabinda durmasi en guvenlisi ama devlet "el koyuyoruz" tarzinda seyler diyebilir. Demesi cok zor ama diyebilir. Bura turkiye.

Bank kasasi devlete karsi daha guvenli. Is bankasindan kasa kiralamanizi oneririm, hatta istanbuldaysaniz 24 saat erisilebilir olan isbank kulelerindeki robot kasalari kullanabilirsiniz. Duran para abd enflasyonuna gore eriyecektir tabi ama tr'de yasarken gormezden gelinebilir.
0
fakyoras
(13.03.21)
Hırsızlar evdeki küçük kasaları patlatabiliyorlar sanırım. O banka olayını da hatırlıyorum.

Eğer devlete güvenmiyorsanız, ki ben de çok güvenmiyorum, bir kısmını USDT, USDC gibi bir stable coin’e çevirip borsada DEĞİL kendi ether cüzdanınızda tutmak en mantıklısı bence. Ama tamamını değil, bir kısmını. Sepetleri bölün.

Bilmeyenler için, stable coinler hep 1 dolara endeksliler, arzıyla oynayıp sürekli öyle tutuluyor. 0.99 veya 1.02 olduğu olur ama ortalama 1.
0
nhk ni youkosu
(13.03.21)
dolara az da olsa faiz verenler var. oralara koymak daha iyi olur madem bekleyecek. çekerken de şubeye gidip çekmek lazım
0
ShadowOfMoon
(13.03.21)
@nhk ni youkosu

adam bankaya güvenmiyor sen stable coin diyorsun hocam :)
0
mr.goodcat
(13.03.21)
fakyoras, diyemez, demez, demedi, 2001de bile demedi, memur maaşları ödenemeyip japonyadan borç alındığında bile demedi, suriye batarken suriye devleti bile demedi, paranoya pompalamayın abi lütfen
yapsa yapsa likiditeyi kısar, ki bu -el koyuyoruz- demek değildir, dalgalanmayı önler
0
esref
(13.03.21)
Youtubedaki saçma sapan videoları izleyip gaza geliyorsunuz sanırım. Dolar 10 lira olacak, bankalar batacak falan.
0
dafuq
(13.03.21)
Saklama kısmı hemen hemen eşit riskleri içeriyor. Ama bunlar çok düşük ihtimaller. Tamam burası Türkiye ama dövize el koymak şu şartlar altında pek mümkün değil. Evde nakit tutmak çok daha riskli. 18 Mart faiz kararı ve 3 Mayıs zaten Halkbank davası.

Demem o ki bu tarihleri dikkate alarak dolar alıp banka hesabında muhafaza ederdim ben.
0
m3mphis
(13.03.21)
Gerek yok. Bircok kesim yazın acayip gaza geldi o YouTuberlardan dolayı. Altın alın gömün devlet el koyacak bankalara vs vs. muhabbetlerine.

Tamam ülke ekonomik olarak zorda da. O kadar da değil. Gaza gelmeyin. YouTube videolarından uzak durun. Elinizdeki birikimden olursunuz, üzülürsünüz
0
westblack
(13.03.21)
Devletin el koyması filan hepsi paranoya, ne krizler ne darbeler ne savaşlar oldu da olmadı öyle birşey, ne bizde ne bize benzeyen ülkelerde.

Ama illa fiziksel saklamak istiyorsanız kağıt para değil de altın saklayın. Yaklaşık bir kilo altın yapar sizin para.

Onu da kasada çekmecede filan değil, bir duvarı güzelce kesin ve altını gömüp üzerini sıvayıp boyayın.

Sizin kolayca ulaşacağınız her saklıya hırsızlar da kolayca ulaşır. Altın yanmaz, akmaz, kokmaz, çürümez. Yangında evde dolarları markları yanan çok insan var haberiniz olsun.
0
John Bloor
(13.03.21)
evde para kesinlikle saklanmaz. hesabında dursun. onun dışında dolarda durmasında bir sıkıntı olmaz, dolar sürekli artan bir şey yani sonuçta.

devlet bir gün senin 50 bin dolarına dahi el koyacak seviyeye gelirse o zaman dolardan daha büyük sorunlarımız var demektir (savaş vs gibi), olma ihtimali sıfıra yakın bunun. paranızı evde tutmayın.
0
roket adam
(13.03.21)
50-55 bin dolari evde sakliyorsaniz yillik 3-4 bin dolarlik eurobond faizini cope atiyorsunuz demektir. Dolar kuru dediginiz gibi 10'u gecerse yilda 30 bin TL'yi cope attiginizin farkinda misiniz.

Bu arada devlet paraya el koymaz.En fazla bankadaki paranin tamaminin cekilmesini engeller Yunanistanin yaptigi gibi.Bunun bir tik fazlasi ikili kura gecilmesi ve bozdurursaniz dusuk bir kurdan bozdurmak zorunda kalmanizdir ancak el koyma olmaz.
0
turkuaz
(13.03.21)
evde para mı saklanır yahu hangi devirde yaşıyoruz. yatırın bankaya dursun.
0
dirildimde geldim
(13.03.21)
Eksi 40 milyar $ kasada var, önümüzdeki 1 yıl 184 milyar $ ödememiz var. Turizm çortladı, havadan gelen dolarlar da azaldı (Katar, EU, Suudi..vb). Eşine katılıyorum, 10 mu olur 12 mi bilemem.
Bu durumu yaşayan ülkelerde banka hesaplarındaki dövizlere el kondu ve günlük max 100-200 çekilebilir yasası çıkarıldı (Yunanistan, Venezuella, Arjantin...vb). Eskiden olsa evde 10 TL saklamam aslanlar gibi banka var derdim. Şimdi ise yasalar 2 dk'da değişiyor. Eşine hak veriyorum.
0
rastinon
(13.03.21)
@rastinon bu saydigin ulkelerde devlet paralara el koymadi. Verdiginiz bilgi hatali
0
turkuaz
(14.03.21)
(8)

AB ve aşı pasaportu

zenc
bu AB seyahat için aşı pasaportu çıkaracak ve sadece onayladığı aşıları olanları kabul edecek deniyor ya?bu kişilerin karar ve seçme özgürlüğünü kısıtlamak değil mi? biz mesela ticaret yapıyoruz sürekli avrupaya gidip gelmemiz gerekiyor. TRde avrupa aşıları yok, gelse bile belki ben çin aşısını yapt
bu AB seyahat için aşı pasaportu çıkaracak ve sadece onayladığı aşıları olanları kabul edecek deniyor ya?

bu kişilerin karar ve seçme özgürlüğünü kısıtlamak değil mi? biz mesela ticaret yapıyoruz sürekli avrupaya gidip gelmemiz gerekiyor.

TRde avrupa aşıları yok, gelse bile belki ben çin aşısını yaptırmak isteyeceğim. bizim onayladığımız aşıyı yaptırmadıysan gelemezsiniz mi diyecekler? Bu ne kadar doğru ki?
0
zenc
(13.03.21)
Aynı zamanda bunun pasaport ve vizeden de farkı Yok diye düşünüyorum. Kendi mevcudiyetini ve refahını korumak üzere hareket ediyorlar.
Avusturalya ya giderken memleketten gıda getirmene karismalari gibi değerlendiriyorum
0
kisa
(13.03.21)
Şu anda konuşulan sadece aşı değil; PCR negatif ve antikor testi de dahil edileceği yönünde. Yani çin aşısı gerçekten işe yariyorsa o zaman vücudunuzda antikor oluşacağı için yine seyahat edebilirsiniz gibi görünüyor. Aslında yine bir esneklik sağlıyorlar bu durumda ama ilerleyen zaman dilimlerinde sadece bizim onayladığımiz asi olacak derler mi, bilemem. Şu haliyle bakıldığında adaletsiz olmuyor zira seçenekler sunuyorlar.
0
fraise
(13.03.21)
değil.
daha doğrusu aşı pasaportuna kadar normal pasaportu neden sorgulamıyoruz :D
tamamen aynı.

benim ülkem, benim yasalarım benim belirlediğim kurallar. dışarıda ne yaparsan yap diyorlar.

karar ve seçme özgürlüğünü zaten hiç kısıtlamıyor. aşıyı olma kararı veya marka seçme durumu size kalmış. erişebilirlik konusundan adaletsizlik ve eşitsizlik diğer pek çok konuda olduğu gibi burada da var.
0
rewlack
(13.03.21)
Hem belki asiyi yaptirmak istemeyeceksin, degil mi? Karar ve secme ozgurlugu ne demek bilmiyorum ama bu yasaklar sadece ayrimcilik degil, kolelik tadinda bir fasizm ornegi.
0
dunal
(13.03.21)
Valla kusura bakma ama bu insanoğluna özgürlük fazla. Al işte özgürüz diye başımıza geldi her şey. (Şu virüs dahil) Bence çok mantıklı, hastalık saçan aşısızlar bi zahmet evden dışarı çıkmasın.

Şöyle düşün ben ülkemi binbir güçlükle virüsten arındırdım, binbir zahmete girdim yeri geldi vatandaşlar aç kaldı. Ama sonra sen aşı olmaksızın ticaret adı altında girdin ülkeme ve virüsü soktun. Ne olacak şimdi bunun hesabını verebilecek misin vatandaşlarıma ?

Bana kalsa Çin devletine tüm dünya olarak dava açmalıyız Çin denilen virüsün başkenti bizim (tüm dünyanın) zararını gidermeli, ölenlere tazminat vermeli
0
infernalcadre
(13.03.21)
Ben aşı pasaportu uygulaması olursa çin aşısının ya da rus aşısının dışarıda tutulacağını düşünmüştüm.
Buna en başta italya, yunanistan gibi çin’den ve rusya’dan ciddi turist alan ülkeler itiraz ederler.
Ayrıca kabul etmemeleri için şimdilik geçerli nir argüman yok.
Bunlar şimdilik dedikodu kıvamında haberler
Takip etmek ama kulak asmamak lazım
0
otopsicocugu
(13.03.21)
bu henüz daha netleşmedi ama bence gerçekleşme ihtimali var, gayet de mantıklı bir hareket olur bunu yapmak. muhtemelen zaten belli bir zamandan sonra bu aşı olayı paralı hale gelip kafana göre istediğin aşıyı yaptırabiliyor olacaksın diye düşünüyorum. o zaman avrupaya gideceklere vize + aşı ücreti alınıp ek aşı yapılır gibi geliyor bana.
0
roket adam
(13.03.21)
asi olunmali zaten ama ab derseki sadece biontechi olanlar alinacak.. bu ne kadar mantiklj bunu sorguluyorum? turkiyede olmayan bir asi.. ticaret, turizm sadece abnin onayladigi asi markalarini yaptiranlara acilaksa bu ne kadar dogru olur bunu sorguluyorum..
0
🌸zenc
(14.03.21)
(12)

yabancı iş başvuruları sürekli gender, race ve sexual orientation soruyor

theconqueror
Nedenini bilmediğimden soruyorum, neden soruyor? her şey mi canım seks?
Nedenini bilmediğimden soruyorum, neden soruyor? her şey mi canım seks?
0
theconqueror
(13.03.21)
Cesitlilik icin, diversity yani. Ayrimcilik icin degil.
0
baldur2
(13.03.21)
"güya" diversity içinmiş gibi görünmesi için daha çok
0
otonomo
(13.03.21)
@otonomo
orasi oyle, hatta multeci misin veya x azinlik grubundan misin diye de soruyorlar. mesela avustralya'da ozellikle aborjin misin diye soruyorlar. amac diversity ama kotuye kullanan elbette vardir.

ona bakarsan yas hic sorulmaz mesela. turkiye'de 35 yasindaysan basvuracak is ilani bulamiyorsun aq.
0
baldur2
(13.03.21)
İşe insan mı alıyorlar mal mı alıyorlar belli değil.

Bari cinsel deneyim detayı da sorsalar. Yuh yani.

Doğru yanıt bitkilerden hoşlanırım. Bunu demek lazım. Kaktüs çiçek verince çok tahrik oluyorum.
0
EasyTiger
(13.03.21)
Cinsiyetle cinsel kimlik aynı değil.
Cinsel yöneliminizi belirtmek zorunda değilsiniz.kimse sizin kimlerle seviştiğinizi merak etmiyor.
Ancak cinsiyet kimliğinizi yüksek sesle söyleyebilmek bize uzak olduğu için garip geliyor olabilir.
Zaten genelde belirtmek istemiyorum veya other gibi opsiyonlar oluyor. Other işaretleyince mülakatta, “other da tam ne yani” demiyorlar. Tr de derler kesin Lol.
0
rewlack
(13.03.21)
İyi tarafından bakmaya çalışırsak diversity işletmeler için kanuni açıdan zorunlu olabilir. Olabilir diyorum çünkü emin değilim. Ama bazı firmaların başı "bu firmada çalışanların %90'ı erkek. Ayrımcılık yapılıyor." gibi argümanlar yüzünden kanun önünde derde girebiliyor. Bizim ülkede çeşitlilik pek sallanan bir şey degil ama ABD gibi vatandaşı dünyanın her bölgesinden olan ülkelerde bu konu önem arz ediyor.
0
himmet dayi
(13.03.21)
evet diversity bazı firmalarda gerçekten de zorunlu. adamların doldurması gereken kadın, engelli, zenci vs kontenjanı oluyor. bir amerikan firmasında mesela bir ilan aylarca açık kaldı, meğer özellikle kota için kadın arıyorlarmış, sonradan değiştirdiler.
0
roket adam
(13.03.21)
@EasyTiger, @otonomo,

Bazi ulkelerde LGBTQ, kadin ya da erkekten gibi yasal bir statu. Bazi sirketler basvuranlarin durumuna gore bu bireylerin digerleri ile esit haklara sahip olmasi icin bu bireylere ozgu yan haklar sagliyorlar. Bu yuzden soruluyor olabilir. Mesela saglik sigortalari cinsiyet degistirme operasyonlarini kapsayabiliyor ya da gay bir ciftin cocuk sahibi olabilmesi icin gerekli bazi IVF tedavilerini karsilayabiliyor. Hatta izinleri bile bu duruma gore planlanip, aradaki esitsizlik giderilebiliyor. Bu tur sirketlerde anti-ayrimcilik yonetmelikleri de olabiliyor.

2. bir nokta; Mesela sizin bir sirketiniz var. Sirketinizin Sudi Arabistan'da, Yemen'de, Afganistan'da, Iran'da... ofisleri var. Bu ulkelere gondermek uzere birini ise alacaksiniz. Bu ulkelerde gay olmanin cezasi olum. Hal boyle olunca buralara gay bir calisan gondermemeye ozen gosteriyorsunuz. Bu acidan da bu sexual orientation onemli olabilir.

Ek olarak Baldur2 +1, himmet dayi +1
0
actor-observer bias
(13.03.21)
@actor-observer bias

bunlara bir itirazım yok da, bir şirket çalışanlarıyla ilgili bu bilgileri zaten istediği zaman toplayabilir. özellikle iş başvurularında sorulan şeyler, işe alım sürecinde değerlendirilecek şeylerdir.

diversity için böyle şeylerin sorulması her şirket için olmasa da büyük çoğunluk için tamamen göstermelik ve politik doğruculuk icabıdır.

yoksa iş başvurusunda ırkından cinsel kimliğine bir sürü şey soran şirketlerin gidip ofislerine bakınca hiç de diversified bir ortamlarının olmadığını görmek mümkündür.
0
otonomo
(13.03.21)
@otonomo

Confrontational bir sey yazmak istemiyorum ama mecbur birakiyorsunuz. Ezbere konusuyorsunuz. Cahil genellemesi yapiyorsunuz.

Sirketler is gorusmelerinde bu gibi sorulari iyiliginiz(LGBTQ iseniz) icin soruyorlar.
0
actor-observer bias
(14.03.21)
@actor-observer bias

Controversy için yanıp tutuştuğunuzu görebiliyorum. Ezbere konuşan ve cahil genellemesi yapan sizsiniz, bana yansıtmışsınız.

Dünyayı, hatta tüm US'i kendi şirketiniz, birkaç corporation ve Silicon Valley start-up'ları gibi zannediyorsunuz sanırım. Ben cevabımda zaten bu "göstermelik politik doğruculuk" durumunun her şirket için değil ama "çoğu" şirket için geçerli olduğunu belirttim. Neyi savunduğunuz neye itiraz ettiğiniz belli değil ki. Siz gizli-açık hiçbir ayrımcılığın olmadığı, herkesin el ele kardeşçe yaşadığı bir alternatif evrenden mi bağlanıyorsunuz? Bakın gerçek hayat şöyle:

www.fastcompany.com
www.mckinsey.com
www.mckinsey.com
www.pewresearch.org

Varsa elinizde bir data paylaşırsınız açar bakarız. Ha eğer yoksa lütfen direkt benim nick'imi mention'layıp başlattığınız bu tartışmayı, benim hakkımda yine küstahça yorumlar yaparak devam ettirmeyin.
0
otonomo
(14.03.21)
@otonomo

Cevap yazarak zaman kaybetmek istemiyorum. Burda noktaliyorum.
0
actor-observer bias
(14.03.21)
(6)

bu dönemde nakit ev alınır mı?

buenosdias
istanbul’da almayı düşünüyorum da. ne dersiniz beklemeye gerek var mı?
istanbul’da almayı düşünüyorum da. ne dersiniz beklemeye gerek var mı?
0
buenosdias
(12.03.21)
Ben istanbulda istediğim evi alabilecek parayı biriktirdiğim anda alacağım. Eğer yatırım değil oturmak için alıyorsan bence kesinlikle alınır hiç bekleme. Fiyatlar herhangi bi şekilde gerilemeyecek.
0
mg3929
(12.03.21)
Türkiye gibi yüksek ve kronik enflasyonun olduğu bir yerde fiyatların nominal olarak gerilemesi zor. Fiyatların aynı kalması bile aslında geriliyor olması demek. Ülkemizde konut her daim barınmanın yanı sıra yatırım aracı olarak da düşünülüyor. Nüfus artışı ve yeni konut ihtiyacı hep gündemde
Fiyatlar ve satışlar yüksek faiz dönemi ile birlikte duraklama dönemine giriyor, faizler düştüğü gibi piyasa hareketleniyor fakat bu sefer de evlerin fiyatları yukarı gidiyor
Faizlerin bir miktar daha yükselebileceği, benim tahminime göre temmuz ağustos ayına kadar yüksek kalacağı düşünüldüğünde fiyatlar pek artmayacaktır
Bununla birlikte yüksek faiz döneminde nakit pazarlık anlamında ciddi bir güç. İnsanlar zaten durmuş piyasada uyguna satıp parayı mevduatta değerlendireyim diye düşünürler
Sözün özü alınır yani neden alınmasın
0
asbe
(12.03.21)
Oturmak için alacaksan alınır. Faizler düştüğü anda fiyatlar yine artacak çünkü, şu anda satışlar da dip olduğu için fiyatlar dip diyebiliriz, ciddi bir pazarlık payın var.
Yatırım için alacaksan orası tartışılır.
0
roket adam
(12.03.21)
Piyasanın değil kafandaki değerinden en az %20 ucuzsa alınır.
Örneğin 1 milyon eder dediğin bi evse maksimum 800’e alabiliyorsan al.
Yoksa alma. Dövizde - altında kal
0
otopsicocugu
(12.03.21)
1- ev fiyatları son 1 senede ralli yaptı, nereye kadar gider bu trend muamma?
2- kalıcı evden çalışma kararları istanbul gibi metropollerde talebi azaltır. (bizim iş yerinde kaç tane yeni başlayan çalışan anadoludaki aile evlerinden istanbula taşınmadılar, hatta bazıları köyünde yaşıyor)
3- ben her zaman konut alırken kredi kullanılması taraftarıyım, tl kredi olduğu için enflasyona karşı eziliyor. bütün parayı eve bağlamak bence dogru değil.
4- oturmak için beğendiğin ve içine sinen bir ev olduğu zaman üçün beşin hesabını yapmayın, daha sonra o daire satılıp bir de arkasından bakınca kötü oluyor. (atıyorum kendi evinizde otururken yıllar sonra size göre fazladan ödediğiniz 40-50bin tl aklınıza bile gelmiyor)
0
nuisance
(13.03.21)
mevcut nakit yatirim ile degerlendirilmeyecekse, alinir. bankaya faiz verecegine sana kalsin. ama ekspertiz kesin yaptir, yalan dolan cok.

bu arada nakit icin cevap verdim, zamanlama dogru mu degil mi bilmiyorum. son fiyatlari , trendi bilmiyorum
0
camussar
(13.03.21)
(9)

Venüs tepesinin ne olduğunu biliyor musunuz?

Jux
Bilinen bir tabir sanıyordum, bugün laf arasında geçince o ne yaa diyen çok oldu. Merak ettim kimler biliyor?
Bilinen bir tabir sanıyordum, bugün laf arasında geçince o ne yaa diyen çok oldu. Merak ettim kimler biliyor?
0
Jux
(12.03.21)
bilmiyorum
0
dafuq
(12.03.21)
Hastasıyım.
0
deer hunter
(12.03.21)
Biliyorum
0
freebird5406_2
(12.03.21)
Biliyorum
0
gelecegin yildizi
(12.03.21)
biliyorum
0
south park in kapusonlu uyesi
(12.03.21)
Bilmiyodum. Bu duyuru sayesinde ogrendim :) Keske bilmeseydim, gereksiz bisimis ya, bilsem ne olur bilmesem ne olur tip bilgi gibi geldi.
0
e mice
(12.03.21)
Biliyordum
0
roket adam
(12.03.21)
bas parmağın avuç içine uzanan kısmıymış
0
phoenixbucklesby
(13.03.21)
biliyorum.
0
halanne
(13.03.21)
(8)

multi oyun var mıdır 2 vs 2 kapışacağımız?

put it in your appropriate place
4 kişiyiz. 2'ye 2 kapışacağımız multi oyun tavsiye eder misiniz? Tür mür fark etmez. turn based olur, platform olur.
4 kişiyiz. 2'ye 2 kapışacağımız multi oyun tavsiye eder misiniz? Tür mür fark etmez. turn based olur, platform olur.
0
put it in your appropriate place
(12.03.21)
Hunt showdown oynadığım en iyi online oyun. Birlikte kapışmazsınız ama 2 kişilik takımlar yapıp 2 takım halinde oyunda girersiniz
0
philiptraum
(12.03.21)
heroes of might and magic 3. 2x2 haritalar vardı
0
kendi helvasını kavuran zombi
(12.03.21)
worms
0
roket adam
(12.03.21)
heroes of might and magic'i önermiştim daha önce arkadaşlara ama bayar demişlerdi.
0
🌸put it in your appropriate place
(12.03.21)
cod2 tabii ki. cod sevmeyen benim gibi bir plaza canlısı bile arkadaşlar çağırınca indiriyor cod2'yi :D


onun dışında chivalry iyidir, rocket league süperdir, eycof/rise of nations/civilization/empire earth var strateji tarafında


gerçek anlamda ağız burun kapışmak isterseniz de gang beasts ilk aklıma gelen önerilerim olur.
0
aguen
(12.03.21)
kapışmak değilde 4 kişilik takım kurup beraber cebelleşmek için overcooked 2 olabilir. sesli iletişiminiz varsa bir yandan çok keyifli oluyor.
0
syozkn
(13.03.21)
Northgard
0
inte17
(13.03.21)
@aguen'i overcooked 2 bitirdik :)
0
🌸put it in your appropriate place
(13.03.21)
(3)

eu'ya vize

duyurukullanıcısı
en yakın ne zaman sorunsuz gidip gelebiliriz?sonbahar?
en yakın ne zaman sorunsuz gidip gelebiliriz?

sonbahar?
0
duyurukullanıcısı
(12.03.21)
2022'yi rahatlıkla bulur.
0
roket adam
(12.03.21)
2022 sonbahar (iyimser)
2023 sonbahar kötümser
0
otopsicocugu
(12.03.21)
2022 en iyi ihtimal
0
rewlack
(13.03.21)
(14)

parayı basıp bu ayakkabıyı aldım maalesef

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
acaba çok mu saçmaladım? uzun süredir takipteydim ama fiyat inmiyordu bir türlü. şehir içi uzun yürüyüş hastası birisi olarak çok beğendim. insallah sağlamlığı da uzun süre götürür beni. https://www.columbia.com.tr/urun/shft-outdry-mid-erkek-bot-35224?utm_source=facebook&utm_medium=dpaads&utm_campai
acaba çok mu saçmaladım? uzun süredir takipteydim ama fiyat inmiyordu bir türlü. şehir içi uzun yürüyüş hastası birisi olarak çok beğendim. insallah sağlamlığı da uzun süre götürür beni.

www.columbia.com.tr
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(12.03.21)
Orijinal fiyati cok iyi www.columbia.com

Gule gule kullanin
0
howfaristhesky
(12.03.21)
neden 3 kat artmış yahu :/ ne kadar korkunç türkiyede bir şey almak artık..
0
denizmaniaherif
(12.03.21)
çok hoş ayakkabıymış fiyata değer mi bilmiyorum da pahalı geldi. gelire göre tabi.
0
jelly bear
(12.03.21)
Zevk meselesi ama ben bu uzay aracı gibi ayakkapları sevmiyorum. Güle güle giyin.
0
gelmeistemem
(12.03.21)
kesinlikle çok pahalı ama 500-600 bandında olanları çok aldım maalesef uzun süre dayanmıyorlar. bunu hem tip olarak beğendim hem de sağlam duruyor. insallah uzun süre götürür. maalesef paramız bu kadar değersiz işte, insan yabancı birine söylemeye utanır
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(12.03.21)
önemli olan beğenmiş olmanız.
kullanacağınız da bir şey belli ki.
kullanmayacak bile olsanız, insanın arada bir kendisi için böyle harcamalar yapması iyi bir şey bence.
o yüzden saçma bir şey yapmamışsınız.

güle güle giyin.
0
blatta hiberna
(12.03.21)
ayakkabı çirkin değil, ama ben olsam o fiyata adidas yeezy bost kovalardım. sanırım daha pahalı ama.
0
garavel
(12.03.21)
Güle güle kullanın hakkını veren bir marka zaten.
0
suicides underground
(12.03.21)
büzel ve rahat duruyor fakat,
Ben direkt ayakkabının burun ve üst kısmına bakıyorum. bunun da burun kısmı fotoğraftan göründüğü kadarıyla rahat olsun diye ince bir malzemeden yapılmış. Sert malzeme değil esnek kumaş. Ben giysem 1-2 yıla burun kısmı delinir. Sizin ayak yapınızı bilemiyorum
0
asbe
(12.03.21)
içiniz rahatlasın diyorsanız alınmış alınmıştır.

fakat yurtdışında 80 dolarlık ayakkabıya burada 1500tl ödemek bence enayilik, üstelik columbia ayakkabıları öyle aman aman kalite değil.
0
nuisance
(13.03.21)
çok pahalıya almışsınız, büyük ihtimalle tekrardan bir indirime girer 100-120 dolara yaklaşır fiyatı. ben hep yurtdışı fiyatlarını baz alıp bakıyorum ayakkabıda, arada ciddi uçurum varsa o parayı mağazalara hediye ediyorsun demektir. %10-20 olacak kadar yakınsa tamam diyorum alıyorum.
0
roket adam
(13.03.21)
Bence bu fiyata alabileceğin daha iyi bir sürü marka ve ayakkabı var rahatlık ve dayanıklılık konusunda kıyaslayabileceğin. ayrıca Columbia daha çok outdoor ürünleriyle tanınmış bir firma (bence outdoor kategorisinde de en kötü markalardan birisi) .

Yine de almışsın hayırlı olsun diyelim.
0
ishak77
(13.03.21)
Begenmissiniz almissiniz, simdi de gule gule giyin hocam.
0
oscar
(13.03.21)
hayırlı olsun.

markası columbia. 1 hafta sonra iplikler açılınca muhatap bulamaycaksın. :) ben bulamadım.
0
unique hint kumasi
(13.03.21)
(6)

yurtdışına remote çalışmakmı yurtdışında iş bulmak mı?

ShadowOfMoon
şu an fiziki çalışma sponsorship yazılım işleri için çek,litvanya, uk, hollanda gibi çeşitli ülkelere başvuruyorum. bir yandan da remote yazılım işlere. hangisi olursa artık diye karman çorman ilerliyorum.remote mu yoksa fiziki mi istiyorum diye bir sonuca ulaşamadım. fiziki bir çalışma istiyorsam ü
şu an fiziki çalışma sponsorship yazılım işleri için çek,litvanya, uk, hollanda gibi çeşitli ülkelere başvuruyorum. bir yandan da remote yazılım işlere. hangisi olursa artık diye karman çorman ilerliyorum.

remote mu yoksa fiziki mi istiyorum diye bir sonuca ulaşamadım. fiziki bir çalışma istiyorsam ülke şehir bazlı başvurular yapmam gerekir mesela veya remotelara başvurmayı bırakmam. birine kanalize olmam lazım ama hangisi başarılı olursa teklif gelirse o an karar veririm diye kendimi avutuyorum.

mesela londrada iş bulup gittiğimde orda en az 6-7 ay kalacak olmak korkutuyor. istediğim zaman gelebilirim tabi. denemek önemli olan. remote ise daha bağımsız geldiğinden daha tatlı geliyor. arkadaşımın gezmediği ülke kalmadı. şu an covid sebebiyle herkes gezebilir de ne kadar daha devam eder bilmiyorum.

mesela her ay türkiyede şehir değiştirerek çalışmak olabilir şu anki uzaktan çalışma imkanıyla.

siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

araştırmalarıma ve arkadaşlarımdan gördüğüm avantaj dezavantajları yazayım yazılım sektörü:

yurtdışı remote avantajlar
-fiziki çalışmaya göre maaş yüksek
-belli bir yerde olmak gerekmediğinden ülke ülke gezilebilir

yurtdışı remote dezavantajlar
-avrupadan usa ya çalışma gibi durumlarda çalışılan şirketin saatlerine uymak gerektiğinden gece çalışmak gerekebilir
-sigorta yok(kendisi yapabilir kişi tabi) laptop vermiyorlar genelde
-yoğun çalışmak gerekebiliyor haftaiçi

yurtdışı fiziki avantajlar
-o ülkede yaşaman için vize verilyior. eş çocuk vs de varsa onlara da. visa sponsihip genelde çünkü
-kurumsal şirketler genelde ve çalışma saatleri dışında çalışma yok.
-uzun zaman kalınacağı için kira daha uyguna gelebilir

yurtdışı fiziki dezavantajlar
-maaş remotea göre daha az
-yerleşik bir düzen ister istemez oluşuyor.iyi mi kötü mü değişir kişiye göre
-sponsorship varsa şirketten ayrılınca başka sponsorship bulmak gerek
0
ShadowOfMoon
(12.03.21)
türkiye'de dövizle para kazanmak, avrupa'da lokal para biriminde para kazanmaya göre çok daha farklı bir yaşam vaad ediyor. eğer yurtdışı firmasına döviz kazanacak şekilde remote çalışabiliyorsan, türkiye'de paşa hayatı yaşıyorsun. kafana göre istediğin yere gider yaşarsın. ama yurtdışına yerleşmekle ilgili bir talebin varsa bu ayrı bir konu tabii ki.

ben ilkini tercih ediyorum it sektöründe biri olarak, öğrenciyken zamanında yurtdışında 1 sene geçirdim hevesimi aldım. yurtdışında yaşayıp yok göçmenlik, yok vize, ıvır zıvır uğraşıp orta sınıf hayat yaşamaktansa, burada kral yaşamak çok daha mantıklı geliyor. istediğim zaman zaten yurtdışına gidebiliyorum, tvde gösterilen insanların şikayet ettiği trafik, kalabalık, müge anlı, ıvır zıvır şeyler bana zaten etki etmiyor böyle bir hayat yaşayınca. sevdiklerimden de uzak kalmıyorum, kafam rahat ediyor. gider bi ay bodrumda bi ay kaşta bi ay kamboçyada bi ay balide yaşarsın, kimse de bir şey diyemez.

bu arada sigortayı kendin yapıyorsun çok bi para değil, şimdiye kadar laptopumu hep kendim aldım şirket laptopu hiç kullanmadım, hiç sevmem bana marka dayatılmasını :) ama dediğim gibi burada konu nasıl bir yaşam istediğin, amacın ne olursa olsun taşınmaksa remote'a hiç bakma zaten.
0
roket adam
(12.03.21)
Yurtdisina gitme amacin paraysa remote olarak da takilabilirsin ancak ne kadar para kazanirsan kazan turkiyedesin. Turkiye'de yasamanin pozitif (alistigin cevre, arkadaslarin, ailen vs) ve negatif (siyasi baski, disarda muhatap olmak zorunda kaldigin insanlar vs) taraflari var. negatif taraflarin bir kismi parayla cozulebilirken buyuk bir kismi cozulemiyor.
0
fakyoras
(12.03.21)
fakyoras+1
yurt dışı fiziki veya remoteken orada kalmanın avantajı: kalıcı oturum veya vatandaşlık..büyüktür > diğer hepsi.
0
rewlack
(12.03.21)
bi süre burda yaşayıp sonra giderim ben olsam. sokağa çıktığında uğraştığın insan konu komuşu bozuk mimari ,siyaset, kadın ölümleri bunlar kafayı çok dolduruyor ve huzur bulamıyorsun istesen de. her türlü imkanım olsa giderdim.
0
camene87
(12.03.21)
Bu biraz size bagli. Ben Türkiye'ye, türk insanina vs dayanamayan biriyim bu sebepten Türkiye'ye anca bir kac yıl görev vs diye gelirim ama kalici gelmem.
Sizin bu sorulardaki tek derdiniz paraysa remote ile daha rahat olursunuz, tabi Türkiye Avrupa'ya göre de pahalı. Türkiye'de üretilen şeyler dışında herşey size Avrupa'dan daha pahalıya mal olacak.

Onun dışında ab vatandaşı olmanin vereceği kafa rahatlığı da başka tabi.

Türkiye'de cok mutluysaniz ve tek sorun paraysa remote. Yok siz de benim gibi her gecen yıl daha kötüye gittigini dusunuyorsania en mantiklisi oraya yerlesmek. Avrupa'ya tatile gitmek ile Avrupa'da bir hayata sahip olmak arasında cok ciddi fark var.
0
logisticsmanager
(12.03.21)
bence gitmeye hazir degilsiniz, bu nedenle orada mutlu olmayacaksiniz, kalin cunku gercekten gitmeyi cok isteyen kisilerin sansi yok olmasin, siz Turkiye'de mutlu olacaksiniz, onlar AB'de. Herkes mutlu oldugu yerde kalsin.
0
howfaristhesky
(12.03.21)
(2)

tablet önerisi.

drako
iş yerinde kullanmak için tablet almak istiyorum.ancak tabletlerden hiç anlamıyorum. i-pad baktım ama fiyatlari uçuk.i-pad harici kullanılabilecek ayar ve fiyatta önerebileceğiniz tablet var mıdır?teşekkürler şimdiden.
iş yerinde kullanmak için tablet almak istiyorum.ancak tabletlerden hiç anlamıyorum. i-pad baktım ama fiyatlari uçuk.

i-pad harici kullanılabilecek ayar ve fiyatta önerebileceğiniz tablet var mıdır?

teşekkürler şimdiden.
0
drako
(12.03.21)
2. el ipad
0
sta
(12.03.21)
iPad dışında kaliteli, güzel tablet piyasada yok gibi bir şey. iPad air tarzı bir ürün alsan 3 bin civarına işini fazlasıyla görür. olmazsa 2. el lere bakabilirsin.
0
roket adam
(12.03.21)
(12)

Ev internet sağlayıcıniz/hızınız ve fiyatı?

gameofannen
Nedir acaba? 12 mb sınırsıza telekoma 70 veriyordum. Şimdi 16 mb için 90 istiyor. Sizinki nedir?
Nedir acaba? 12 mb sınırsıza telekoma 70 veriyordum. Şimdi 16 mb için 90 istiyor. Sizinki nedir?
0
gameofannen
(12.03.21)
turk net, 100 mbit sınırsız kotasız, 85 civarı alabiliyorum, fiyatı da 95 tl idi sanırım.
0
roket adam
(12.03.21)
vodafone - 100mbit sınırsız - 60 civarı alıyorum. fiyatı da 100 civarı.
0
brakgn
(12.03.21)
sol altyapılı 100mbit vodafone fiber sınırsız 109tl. tam 100-110 mbit kesintisiz geliyor.
0
orpheus
(12.03.21)
Türksat sınırsız 100 mbit akşam 19- 24 arası 25 mbit. Ve tüm tc kanalları 89 tl.
0
Mistyimage
(12.03.21)
Vay be Telekom bizi kertiyor sizin bu ücret ve hızlarınızi görünce.
0
🌸gameofannen
(12.03.21)
bu devirde 100mbit alti eziyet olur.

isine malesef yaramaz ama 300mbit - $50us (yurtdisi)
0
cooperr
(12.03.21)
200/10 superonline fiber 160-170 civari bisey sanirim

edit: fiyat icerisinde tv+ da var soylemeyi unutmusum.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(12.03.21)
Sabahcilar ne diyor?
0
🌸gameofannen
(12.03.21)
@Mistyimage +1 100mbit kablonet.

Yalnız buradaki örnekler, çok da yol gösterici olmuyor. Zira hepsi için temel kısıt altyapının olması. Anlaşılan o ki herkes yaklaşık aynı fiyatı veriyor (80-100TL) amma velakin hız için mevcut altyapısını hangi teknoloji ve hıza izin verirse onu kullanıyor.
0
cursor
(12.03.21)
superonline, sabah 06:00 - 18:00 arası 25 mbps, 18:00-06:00 arası 100mbps, tvplus da içinde 70 lira
0
teritori
(12.03.21)
Ben sana sindi teklif edileni oduyorum trnet. 16 hiz 90 fatura fiber. Bu ay son. Simdi bana da bir ust modeli soyleyecekler. Her sene biruste cikartiliyorsunuz. Asagı inis yok.
0
Filinta61
(12.03.21)
turknet, 35 mbit sınırsız, 32-33 alıyorum, 85 tl ödüyorum
0
kornisch
(12.03.21)
(7)

göz bozukluğu kalıtsal mıdır?

Tochinoshin
böyle bir kıstar var mı? 7 numara miyop ve 0 numara çiftin çocukları miyopa yatkın olur mu?çevrenizde var mı böyle bir ilişki?
böyle bir kıstar var mı? 7 numara miyop ve 0 numara çiftin çocukları miyopa yatkın olur mu?

çevrenizde var mı böyle bir ilişki?
0
Tochinoshin
(11.03.21)
var bence. diş çürümesi, göz bozukluğu hatta bel fıtığı vs. problemlerin illa genetikle ilgisi var.
0
papuayenigine02561
(11.03.21)
kesin var.
0
cooperr
(11.03.21)
Ben de olduğunu düşünüyorum. Kendi ailemde de herkes gözlüklü, aşağı yukarı herkesin göz numarası aynı.
0
roket adam
(11.03.21)
Bizde herkesin gençlikten beri gözlüğü varmış, benim yok. Yakın bi arkadaşımın da gözler 7-8 numara, anne babasında yaşlılıktan dolayı yakını görememe olayı bile yok mesela.

Tahminim: genetik faktörler tabi vardır ama çevresel faktörler göz için çok daha büyük rol oynuyor. Yıllar önce okumuştum mesela Kore'de yeni neslin çok büyük bir kısmı gözlüklüymüş. Yazar sebebini de çocuklukta sokağa çıkıp oynamıyor olmalarına ve gözün küçüklükte (güneş ışığıyla) yeterince stimule olmamasına bağlıyordu.
0
plutongezegendegilmi
(11.03.21)
baba tarafım full 4 göz. benim de gözler bozuk, lensliyim. ama kardeşlerim ayna gibi görüyor. yani şans işi.
0
phoenixbucklesby
(11.03.21)
kesinlikle kalıtsal

annemin, kardesimin ve benim sadece sol gözümüz aynı şekilde bozuk.
0
orpheus
(11.03.21)
bizim ailede annem tarafının gözleri canavar gibi ama 6 kardeşin her çocuğunun gözleri az veya çok bozuk. duyduğumuza göre dedemin babası ve halalarının gözleri hep bozukmuş. o yüzden kuşak atlasa bile ailede varsa mutlaka çıkar diye düşünüyorum
0
wendyangelamoiradarling
(12.03.21)
(10)

İnsanların sağlıklarına dikkat etmemelerini anlayamıyorum

hadi ya la
Küçük yaşlarımdan beri bu bilinç var bende. Ailemde bu bilinç yok, nereden edindim bilmiyorum. Hareket etmezsen, dengeli beslenmezsen ileride muhtemelen kötü şeyler olacak.Orta yaşlıları bırakalım, genç yetişkinlerde bile hareket azlığı ve kötü beslenmeye bağlı sürüyle hastalık var.Hayat koşturmasın
Küçük yaşlarımdan beri bu bilinç var bende. Ailemde bu bilinç yok, nereden edindim bilmiyorum. Hareket etmezsen, dengeli beslenmezsen ileride muhtemelen kötü şeyler olacak.

Orta yaşlıları bırakalım, genç yetişkinlerde bile hareket azlığı ve kötü beslenmeye bağlı sürüyle hastalık var.

Hayat koşturmasından harekete ve düzgün beslenmeye fırsat mı kalıyor diyebilirsiniz, bir yere kadar hak veriyorum sadece.

Öncelikleri belirleme ve düzgün planlamayla en azından adım sayınızı artırıp dengeli beslenebilirsiniz.

Sağlık konusunda takıntılı olduğumu düşünmüyorum çünkü bazen zararlı sayılabilecek şeyler yiyorum. Ama bu rutinime girmiyor.

Kişisel olarak yaptığım şey günde 20 dakika spor + makrolarıma dikkat ederek dengeli beslenmeye çalışmak, bol su içmek, sigara ve alkolden uzak durmak. Stresten uzak duramıyorum, malum şartlar :)

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
hadi ya la
(11.03.21)
Ben sağlığın özel bir şey olduğunu düşünüyorum. Çok yemek yiyen bir insana "çok yeme, kendine dikkat et" demek onun hayatına karışmak oluyor bana göre. Bu nedenle kimsenin sağlığına karışmam. Büyük ihtimalle herkes ne yaptığının farkında ama bunu değiştirmek için bir şey yapmıyorlar. Bunun değişmesi için kişinin bir şeylerden rahatsız olması lazım.
0
dissendium
(11.03.21)
kadınlar "bu halimle bile elimi sallasam ellisi neden uğraşayım" diyerek önemsemiyor, bizzat duydum kulanlarımla, gördüm de.

erkekler de para kazanma odaklı yaşıyorlar. çoğu için spor yapmak boş yere yorulmak demek, sağlıklı beslenmek de umurlarında değil. bir daha mı geleceğiz dünyaya anlayışı hakim gördüğüm kadarıyla.

kadınlar tamam da erkekler başka neler düşünüyor da umursamıyorlar öğrenmek istiyorum ben de.
0
Tochinoshin
(11.03.21)
valla ben çok katıyım bu konuda. artık biri ağzını açıp da bir sağlık sorunuyla alakalı daha A demişken kendi sorumsuzluğundan olan bir şey mi olduğunu öğrenmeye bakıyorum, başına gelen rezillikler bok gibi yaşadığı içinse de direkt söylüyorum ve üzülemiyorum da. cahillik olduğunu düşünüyorum. kimse makine gibi olmak zorunda değil ama asgarisini yapmak için bir çaba gösterilmeli bence. naçizane bu şekilde tavsiyede bulunmaya çalışıyorum, bir şeyi yapamıyorlar diye her şeyi bırakmamaları yönünde.
0
bir garip melek
(11.03.21)
Senin formulu ele yuzu duzgun ulkelerdeki insanlarin buyuk kismi uyguluyor. Olay refahla alakali, eger bir ulkedeki insanlarin yarisindan fazlasi ay sonunu zor getiriyor, aclik sinirinda yasiyorsa, onlara gidip abi makrolarina neden dikkat etmiyorsun diye sorarsan dayak yersin. Insanlarin spor yapmaya vakti yok. Icki de pahali. Stresin ustesinden gelmek icin tek sarilabildikleri sey de sigara iste. Velkam tu ortadogu.
0
cooperr
(11.03.21)
açıkçası, söz meclisten dışarı, ben de sağlıkla ilgili her mecrada ahkâm kesip ona buna ''tavsiye'' adı altına eleştiri sunma ve hatta hakaret etme hakkını kendinde görenleri anlayamıyorum. insanların başka birinin sağlıksız olduğunu onun yüzüne direkt söyleme hakkını kendinde bulmasını çok garip buluyorum.

inanın, herkes her şeyin farkında. kilolu olduklarının, fazla kilonun sebep olduğu zararların, fazla alkol tükettiklerinin, günde üç paket sigara içmenin tehlikeli sonuçlarının, hiç spor yapmadıklarının... herkes gerçekten her şeyin farkında.

gelip sizden özellikle tavsiye istemedikleri veya özel doktor vb. olmadığınız sürece kesinlikle bu tarz insanlara yapacağınız en büyük iyilik susmak olacaktır, emin olun. uzak durun, karışmayın, insanları kendi hallerine bırakın. ha size gelip sürekli dert yanıyorlarsa da bunu dinlemek istemediğinizi kibarca söyleyebilirsiniz elbette ama bu sınırı geçmek hadsizliktir diye düşünüyorum.
0
kedimedi
(11.03.21)
Kesinlikle aynı fikirdeyim. Evet ben de arada çizgiden çıkıyorum ama genel olarak sağlığıma dikkat ediyorum. Kendi ailemde de bu bilinç yok ve olmadığı için bir çok sorun yaşıyorlar, o yüzden ben dikkat ediyorum.
0
roket adam
(11.03.21)
katılıyorum sana. bu konuda sanırım "bana bir sey olmaz" veya "olduğu zaman bakarız çaresine" tarzı düşünen bir mentalite var. garip geliyor.
0
evimin paspasi
(11.03.21)
Bu işin psikolojik boyutu var, yeme bozuklukları bilfiil hastalık. İntihar edeceğine, yemek yiyerek ya da alkol alarak stresle baş edebiliyorsa ben o kişinin intiharı seçmesindense kilolu olmasını tercih ederim. Kimseyi de bu tercihi için yadırgamam. Kaldı ki Türkiye'de kimsenin psikolojisinin düzgün kalabileceğini düşünmüyorum. Sabah ekşiyi açıp başlıklara bakmaya korkar oldum, gene hani kadını öldürdüler, kime tecavüz ettiler diye. Azıcık vicdanı, empatisi, aklı olan bu ülkede akıl sağlığını koruyamaz. Bu durumla abur cubur yiyerek, alkol alarak, kendini Netflix dizilerine gömdüğü için spor yapamayarak başa çıkabilen insanları yargılamaya kimsenin hakkı yok.

Dünya üzerinde ne kadar insan varsa, o kadar farklı çocukluk dönemi, travmalar, kişilik, aile ortamı var. Siz insanların ne yaşadığını, ne hissettiğini, neyle nasıl baş ettiğini bilmeden bu şekilde hariçten gazel okumuş oluyorsunuz.
0
inawen
(11.03.21)
Sağlık dediğimiz şey, kaybedildiğinde yada sorun çıktığında farkedilen bir şey. Kronik herhangi bir rahatsızlığı olanlar özellikle bunun bilincindedir. Ama şöyle bir detay da var: ne kadar dikkat edersen et, kontrolümüz dışında gerçekleşen sıkıntılar da var..
0
silah taciri
(12.03.21)
inawen+1

Benim hayatta kalmak için zerre motivasyonum yokken sağlığıma dikkat edesim gelmiyor. Sabah kalkıp spor yapacak, sürekli lezzeti olmayan sağlıklı şeyleri yememi sağlayacak motivasyonum yok. Bugün ölsem gözüm açık gitmem, beni ikna edemezsin sağlıklı olmaya. Ben kendimi edemiyorum. Etmeye de çalışmıyorum. İnsanın her zaman doğru olanı yapmak zorunda hissetmesi, sürekli düzgün beslenmeye, spor yapmaya çalışması fikri bile ruhumu darlıyor.
0
Jux
(12.03.21)
(11)

İnsanlar nasıl delirmeden Müge Anlı'yı veya benzer programları izliyor?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Ya bu sıralar annem babam izlediği için Müge Anlı'nın, Didem Aslan'ın, Serap İzgü'nün programlarına bazen ister istemez maruz kalıyorum. Ya öyle şeyler var ki bu programlarda bu insanlar nasıl her gün ekran başına geçip normal bir şey izliyormuş gibi izliyor cidden aklım almıyor.
Merhaba arkadaşlar,

Ya bu sıralar annem babam izlediği için Müge Anlı'nın, Didem Aslan'ın, Serap İzgü'nün programlarına bazen ister istemez maruz kalıyorum. Ya öyle şeyler var ki bu programlarda bu insanlar nasıl her gün ekran başına geçip normal bir şey izliyormuş gibi izliyor cidden aklım almıyor. Bizimkilere böyle şeyleri izlememelerini söylüyorum ama "Bakacak başka ne var?" diye bana kızıyorlar. 5 dakika bile baksam deliriyorum o derece.

Ne biçim insanlar yaşıyor bu ülkede artık cidden aklım hayallim almıyor. 40 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek skandallar, mide bulandırıcı olaylar, suçlar burada gün yüzüne çıkıyor. Vallahi içim sıkıldı artık. Hangi zamanda yaşıyoruz biz? Bu insan müsveddeleri yüzünden kimseye güvenimiz de kalmadı artık. Her an tetikte mi olmamız lazım? Ben hayatımı paranoyak bir manyak olarak geçirmek zorunda mıyım ya? Valla ruh hastası olacağım artık. Ya bakın 5 dakika diyorum 5 dakika! 5 dakika tahammül edemiyorum, çıldırıyorum düşününce. Önceleri o kadar sallamıyordum ama artık her gün başka bir olay çıkıyor. Yuh diyorum bu kadar da olamaz ama oluyor. Ya kim bilir ülkeyi karış karış gezip didik didik arasak kim bilir daha ne olaylar çıkacak! Gitmek istiyorum artık neresi olursa olsun, yeter ki kafam rahat olsun, gerekirse cehennemin dibi de olur.

Ya en bombası da büyük kısmının Müslüman geçinen tayfa olması. Müslüman olmasalar nasıl olurdu düşünmek bile istemiyorum. Yemin ediyorum delireceğim artık! Şu topraklarda Dexter gibi biri olsa yemin ederim adamın elindeki kan kurumazdı. Siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(11.03.21)
Dünyada bir tek Türkiye de sapık cani tecavüzcü hırsız psikopat var. O yüzden gitmeniz iyi olur.
0
trgydl
(11.03.21)
insanlar deli. insan gerçekten ziyandadır.
0
ensar
(11.03.21)
bu hırçınlıkla nasıl yaşıyorsun. biraz salsan iyi olur.
0
dafuq
(11.03.21)
"Müslüman olmasalar nasıl olurdu düşünmek bile istemiyorum." Müslüman olmayıp günaha girmemeye dikkat eden Hristiyan olsalardı belki de bu kadar kötü olay yaşanmazdı. Bunun dinle bir ilgisi yok. Şunu da söylemeden olmaz. Gerçek Müslümanlık bu değil. Zaten Müslüman olmaya dikkat etselerdi bu olaylardan kaçınırlardı. Neden izliyorlar? İçinde yaşadıkları toplumun sağlık durumunu az da olsa bilmek onlar için iyi. Bu sayede sizin de belirttiğiniz gibi kimseye güvenmemeyi, dikkatli olmayı öğreniyorlar.
0
dissendium
(11.03.21)
bana ilginç gelen bu olayların olması değil, dünyanın her yerinde bir sürü saçma olay oluyor, hatta bizde nispeten az bile denebilir. ilginç gelen kısmı insanların her allahın günü böyle olayları izleyerek güne başlamak istemesi. gerçekten çok çok garip. amerikan tarzı reality show kafası işte.
0
roket adam
(11.03.21)
Trgydl +1. Gercekle bas edemiyorsaniz kendi sanal dunyanizi yaratin ve orada mutlu olmaya deneyin. Hayat lay lay lay yesillikler guzellikler icinde bir tiyatro degil. Insan olmak rezil bir sey ayrica, orda gordugunuz insanlar sandiginiz kadar sizden uzak degil, o kisiler is arkadaslarimiz komsularimiz akrabalarimiz. Basinizi cevirmek istiyorsaniz pekala cevirebilirsiniz. Ama ergen bir tavirla "bunu izleyen nasil normal kaliyo yaaa ben mi cok duyarliyim" tavrinizin ciddiye alinacak bir tarafi yok. Hayat bu, bu kadar.
0
ala09
(11.03.21)
Size kesinlikle hak veriyorum. Görmemek dinlememek yolunu seçtim ben. Başka türlü hastalık sahibi oluyorsun.
0
suicides underground
(11.03.21)
Ne babam ne de manita izletiyor bu programı ama ben kendim izliyorum. Ayrıca dissendium +1

Paranoyak ediyor doğru ama bir izleyince bırakamıyorsun ki sürekli yeni olay başlıyor.
0
Hallegadola
(11.03.21)
Bende dayanamıyorum. Savcıları düşünüyorum, kim bilir neler duyup neler görüyorlar. En güzeli izlememek. Ne demişler, cehalet erdemdir
0
cometome
(11.03.21)
Bakış açısı olabilir. Müge Anlı’yı tamamen adli yönden izliyorum. Olayların giriş gelişme ve sonuç örgüsü keyif veriyor (olayların kendisini umursamıyorum)

İzleyememeni garipsedim ama ne var ki bunda. Her gün çok çok daha kötüleri yaşanıyor ülkemizde. Yani izlemek bana zarar vermiyor ki tam aksine “vay be demek ki böyle adamlara dikkat edelim” “demek ki böyle olursa şöyle davranalım” gibi çıkarım yapıyorum.

Sonuçta bizler vahşi doğada canlı kalmaya çalışanlarız, ponçik ponçik hayat ne güzel diye ortada gezemeyiz sürekli, temkinli olmak şart.
0
infernalcadre
(11.03.21)
haklısın, benzer şeyler düşünüyoruz.
bu tip programlar anksiyeteyi tetikliyor, izlemiyorum ama yine de sosyal medyada filan bir şekilde karşıma çıkıyor. rahatsız oluyorum ben de.
0
elma
(11.03.21)
(24)

Neden Türkiye'de bir kesim erkeğin hazine ve define aramaya merakı var?

isabella was a ginger
Ülkemizde bir kesim erkeğin (çoğunlukla eğitimsiz, anadolu kökenli, belli bir yaşın üstündekiler oluyor sanki) define aramaya merakı olduğunu gözlemledim. Bu öyle küçük bir kesim de değil, facebook'ta grupları, forumları filan var ve çok fazla sayıda insan bu konuyla ilgileniyor. Youtube'da da bir s
Ülkemizde bir kesim erkeğin (çoğunlukla eğitimsiz, anadolu kökenli, belli bir yaşın üstündekiler oluyor sanki) define aramaya merakı olduğunu gözlemledim. Bu öyle küçük bir kesim de değil, facebook'ta grupları, forumları filan var ve çok fazla sayıda insan bu konuyla ilgileniyor. Youtube'da da bir sürü şey var.

Bazen paranoyaya varacak seviyede tuhaf keşiflere çıkıyorlar. Bir tarlanın ortasındaki bir taşın üstündeki izin cinlerin bıraktığı bir iz olduğunu düşünenler filan var mesela. Çok acayip şeyler var.

Böyle insanlar tanıyan oldu mu, sizce niye yapıyorlar bunu? İşsizlik mi?
0
isabella was a ginger
(11.03.21)
İşsizlik, macera arayışı, kolay yoldan köşeyi dönme hevesi.
0
helena
(11.03.21)
hazine, define işleri tamamen mesnetsiz değil. Bu coğrafyada çok uzun zamanlar insanlar kazılardan, mezarlardan, taş altları, gömülerden hazineler bulmuş. Şimdilerde pek kalmamış olsa da anadoluda insanlar bu hikayeleri dinleyerek büyüdü. işin macera, heyecan, büyülü şeylere inanma, o gerçek olamayacak kadar güzel şeye ulaşma arzusu tarafı da var tabi ama gerçekçi yanı da var.
0
benim bir gizli bildiğim var
(11.03.21)
kolay yoldan köşeyi dönme hevesi +1

şark kurnazlığı, tembellik.
0
kedimedi
(11.03.21)
Parayı vurma isteği
0
horowitz
(11.03.21)
işsizlik, cahillik, kolay yoldan parayı vurma hevesi. ben de tanıyorum böyle bir kaç kişi. tam olarak bu saydıklarımın özeti.
0
roket adam
(11.03.21)
www.youtube.com

genelde doğaüstü şeylerle birlikte inanırlar evet. Fakat bence de geçmişte altınlarını gömen kaçanlar vs. bi tarihi durum olabilir.
0
nhk ni youkosu
(11.03.21)
çiftlikbanka para yatıranlarla aynı kişiler muhtemelen.
0
jelly bear
(11.03.21)
Cevap soruda yatıyor aslında. Anadolu, tarla, eğitimsiz... Bunlar anahtar kelimeler. Tarihî eserler genelde köylerde çıkıyor. Köylerde bulundukları için ilk olarak orada yaşayanlar tarafından keşfediliyorlar. Bu kişiler de çoğunlukla eğitimsiz oluyorlar.

İkincisi, tarihî eser kaçakçılığında inanılmaz para dönüyor. Tarsus'ta yapılan kazının ne olduğu kaç yıl geçmesine rağmen hâlâ belli değil. Böyle bir tanıdığım var. Sikke bulduğunu söylemişti. Birini görmüştüm hatta. Anadolu bu konuda çok zengin. Roma, Selçuklu, Osmanlı kalıntıları bulmak mümkün.
0
dissendium
(11.03.21)
Köşeyi dönme +1

Ehlikeyf bir adam olan dayım da meraklı gömüye hazineye. Öyle mağaralara git didin veya elinde alet kilometrelerce yürü şeklinde değil de çağırıyor köye (dağın başında eski Rum köyü) kepçeyi dedemin yerlerini kazdırıyor. Sıfıra sıfır elde var sıfır şu an :D
0
chicha_v2
(11.03.21)
gençler iddaa oynuyor
orta yaşlılar at yarışı oynuyor
yaşlı ve kırsal kesim define arıyor

bence en zevklisi define aramak. indiana jones gibisin.
0
dafuq
(11.03.21)
@dafuq Evet mağaralarda çökme veya sıkışma sonrası yavaş yavaş can vermek heyecanlı olsa gerek. Çok kişi ölüyor böyle saçma sapan yerlerde saçma sapan şekillerde.
0
chicha_v2
(11.03.21)
1 - define meselesi hepten boş bir iş değil, bulanlar var ama hem yasal bir iş yapmadıkları için (çoğunlukla el altından satmaya çalıştıkları için böyle diyorum, yoksa define bulup devlete haber verirseniz yaptığınız şey yasal oluyor) hem de piyango kazananların etraflarına söylememeleri gibi, duyulmasını istemedikleri için, gizli tutuyorlar. bu yüzden de define bulan yok gibi sanıyoruz.

2 - eğitimsizlik ve cahillik sebebiyle define işine kanmıyorlar. eğitimli insanların yapacak başka işleri olduğu için definelerle daha az uğraşıyorlar. eğitimsizler için güzel bir gelir kapısı.

3 - nereden bakarsan bak, kolay para.

4 - kolay para olduğu için, (üstte yazdıklarımın aksine) birileri birilerini kandırıyor. harita satıyor vs vs
0
co2s2
(11.03.21)
bu kumar (dopamin) bağımlılıgı gibi bir sey bence.
0
orpheus
(11.03.21)
Kolay para

Yalnız bunun muhabbetini yapmayı seviyorum, eski çalıştığım yerde akrabalarıyla kazı yapmaya gidecek biri vardı

Definedeki büyüden defineyi korumak için yapılmış muskalardan cinlerden çekiniyorlardı :) hatta yanlarında bir hoca ayarlamışlardı

Facebooktaki define grupları da eğlenceli
0
freebird5406_2
(11.03.21)
yılmaz güney'in "umut" diye bir filmi var, tavsiye ederim. kısmen sorunuza cevap olur: umut.
0
rusalka
(11.03.21)
tehcir esnasında yerinden yurdundan olmak zorunda kalan gayrı müslimler değerli eşyalarını gömdüler ve öyle gittiler. başka çareleri yoktu çünkü yolda soyulma riski vardı. genelde eski rum/ermeni köyleri pek bi rağbet görür bu insanlar tarafından. ve çok fazla gömü bulunuyor. maceraperestlik diye kestirip atılamayacak bir mevzu. bir tür yağma söz konusu..
0
ghostinthemech
(11.03.21)
Anadolu medeniyetlerine baktığınızda 100lerce medeniyet kurulmuş yıkılmış burda. Hepsi de bi izler bırakmış o yüzden dünyanın en çok define bulunan topraklarından biridir anadolu. Köylülerin genelde tarım ve hayvancılıktan başka işleri olmadığı için böyle şeylere merak salması normal. Her taraf taş toprak olduğu için işaret gördükleri yeri (mezar girişlerinde işaret oluyormuş sanırım) kazıyorlar bir ümit. Hazine bulup kaçakçılığını yapan da çok var. Mesela antik çağın en zengin kralı lidyalı karun'un paha biçilemez hazinesini bulup amerika metropolitan müzesine satanlar da köylülerdi.
0
sanquis
(11.03.21)
discovery channel'dakiler de ariyor altin. sadece turklere mi ozgu ? define arayanlar da var yabancilarda. hatta bir programda baya baya arka bahcelerden eski savas kalintilari cikiyordu.

oak çukurundaki gizemi arayanlar, bizdekilerden daha manyak emin olun.
0
evimin paspasi
(11.03.21)
piyango kazanmak istemeyen var mı aramızda?
Ben de isterdim bulayım bir antik şehir kalıntı. Kendi bahçemizde roma cenaze seremoni parası buldum çok heyecanlı.
İndiana jones köylü mü.
Cahil kesimi kandırarak istismar ediyorlar o ayrı.
0
gatherer
(11.03.21)
bir kişi dışında kimse soru sahibinin erkek vurgusuna odaklanmamış.

kadınlar sadece konuşarak ya da kötü hissettiklerinde ağlayarak deşarj olabilirler ama erkekler bunu yapamıyor. bunları yapan erkeği hem toplum kabul etmiyor hem de erkekteki kas kütlesi, dolayısı ile enerji seviyesi daha yüksek olduğundan yeterli gelmiyor. erkekler daima bir thrill, bir challenge arayışındadır. bir şeylerin üstesinden gelip manevi tatmin elde etmek isterler. bu define aramak, araç modifiye etmek, deriden ya da metalden objeler üretmek ve kadınların rağbet etmediği daha bir sürü şey olabilir.
0
sinek kral
(11.03.21)
Tanidigim biri var, yurtdisinda yasiyor. Para problemi yok.
Can sikintisindan macera pesinde. Yazlari turkiyeye gittiginde tatille karisik define avciligi pesine dusuyor. Bayagi alet edevat falan almis, hatta bunun icin gitti 4x4 aldi bir tane dag tepe dolasiyor. Bana birkac fotograf gosterdi.Birkac tane madeni para, taki falan birseyler bulmus.
0
cooperr
(12.03.21)
o değil de başlığı görünce aklıma geldi, anneannemin annesi savaş zamanı sanırım, büyük bir sandıktan çok daha büyük miktarda altını toprağa gömmüşler. mevzular uzun ve karışık da, sonuç olarak bizimkiler gidip almamışlar. tabii tam olarak nereye gömüldüğü de söylenmemiş ama birileri mutlaka bulmuştur diye tahmin ediyoruz. artık milyar mı, trilyon mu kaç paraydı... benim de şimdi anlık olarak açlıktan nefesim kokuyor :dddd
0
rose parks
(12.03.21)
Bildigim bir sey define avciligi bagimlilik yapiyor ve bu dusunceyi kafadan atmak kumar aliskanligindan kurtulmaktan daha zor. Bir gizemin pesine dusmek, onu aciga kavusturmak icin arastirma yapmak, ip uclarini toplayip birlestirmek. Bunlar insana haz veren seyler. Bazilarina gore aramak bulmaktan daha guzel. Hastalik gibi hatta.
0
Kirmizibavul
(12.03.21)
(8)

Kasko'yu Satış Bayisi veya Sigorta Acentesinden yaptırmanın farkı?

anti-kahraman
Doğuş oto, aracın fiyatını 900 lira düşürmüş ancak kasko ve sigortayı bizden yapacaksanız diye de belirtmiş. Bizde 15'e yakın firma var hangisi uygunsa onu yaptırırsınız dediler. Ancak sigorta acentesine izin yok.Fİyat olarak mı geçiriyorlar ne oluyor? Bilgisi olan var mı?
Doğuş oto, aracın fiyatını 900 lira düşürmüş ancak kasko ve sigortayı bizden yapacaksanız diye de belirtmiş.

Bizde 15'e yakın firma var hangisi uygunsa onu yaptırırsınız dediler. Ancak sigorta acentesine izin yok.

Fİyat olarak mı geçiriyorlar ne oluyor? Bilgisi olan var mı?
0
anti-kahraman
(11.03.21)
Sigortam.net'ten bakip karsilastirabilirsiniz. Ille de benden yap diyen kesin bir yerden kazanacaktir. Diger turlu "ben de teklifimi yaparim, uygun gelirse benden yaptirirsin" derdi.
0
fakyoras
(11.03.21)
O 900 lirayı senden alırlar her türlü.
0
roket adam
(11.03.21)
Otomotiv bayileri ya da kredi kullandıran bankaların "Poliçeyi bizden yaptıracaksınız" oyunlarına gelmeyin. yasal olarak bunu dayatma hakları yok. kredi kullandıran bankaların da aracın kredili olduğu bilgisi geçilmesi şartı ile (sigortacılıkta buna daini mürtein notunun eklenmesi denir) gelen kasko poliçenize itiraz etme hakları YASAL DEĞİLDİR.
istediğiniz yerden sigortanızı satın alma hakkınız vardır. Bunu farklı şekillerde araç sahiplerine dayatmaya çalışırlar, kanmayın. o aradaki indirim tutarlarını fazlasıyla sizden çıkartmadan bırakmazlar.
0
erty_ksk
(11.03.21)
en kötü yaptırdıktan sonra zeyilname ile iptal edip başka bi yerden kasko yapabilirsiniz.
0
nuisance
(11.03.21)
muhtemelen sigorta kotaları var yapmaları gereken, onu doldurmak istiyorlar.
0
bobinhoo
(11.03.21)
biz alirken de bayi kendi icinde sigorta departmanimiz var, zorunlu ve kasko'yu bizden yaptirirsaniz ekstra indirim yapariz demislerdi ve bizde kabul etmistik; zorla yaptirmiyorlar aslinda :)
0
sweetoffice
(11.03.21)
E sorsanıza sigortası ne kadar? Ortada rakam olmadan nasıl karşılaştıralım?
0
boray eris
(11.03.21)
Doğuş'un kendi acentesi var komisyonu başkasına vermek istemiyor haliyle. Poliçeyi kestirip 15 gün sonra iptal edebilirsiniz.
0
robin one persie
(11.03.21)
(12)

Anaya babaya hitap

valentinov
Ben 33Kız arkadaş 24Anası 44Baba 49Ben bu insanlara ne diyeyim? Bey/hanım - gereksiz formalAbi/abla -kulağa yavşak geliyorAnne/baba - ileride bile söylemem bence 10 yaş farkla.
Ben 33
Kız arkadaş 24
Anası 44
Baba 49

Ben bu insanlara ne diyeyim?

Bey/hanım - gereksiz formal
Abi/abla -kulağa yavşak geliyor
Anne/baba - ileride bile söylemem bence 10 yaş farkla.
0
valentinov
(11.03.21)
en iyisi "siz"
0
jelly bear
(11.03.21)
Çok pis bi konu. Bu tarz durumlarda mümkün mertebe "siz" diye hitap ederim. Oldu da isim söylemem gerekti mecburen "amca/teyze".

Ama hiç kaçarım yoksa yani.

Ama sizin durumunuzda yaşlar da yakınmış. Kızıyla birlikte olduğunuz insanlara "abi/abla" garip kaçar.

"Anne/baba"yı direkt eliyoruz zaten...

Yani mümkün olduğunca isim söylenecek durumlardan kaçınmanız gerekiyor.

Ya da tüm samimyetinizle buraya yazdığınız gibi açıkça konuşun, onlar ne isterse artık "reis" "başkan" vb...
0
msb
(11.03.21)
Hanim / bey gereksiz formal degil bence bu durumda
0
kuehles blondes
(11.03.21)
Samimiyete göre abi ablaya geçilebilir ama öncesi bey hanım
0
Kahir ekseriyet
(11.03.21)
siz +1
0
camussar
(11.03.21)
An itibariyle siz
Ilerde evlilik falan olursa baba denebilir, sonucta aranizda 16 yas var adamin tibben baban olma olasiligi var. Anne kismi daha zor, o siz diye devam edebilir.

Aranizdaki yas farki iyi bu arada, evlendikten sonra anladim ki arada 5-10 yas olmasi lazim, tebrik ederim. :)
0
cooperr
(11.03.21)
bey hanım ne hangi ülkede yaşıyorsunuz yahu?

abi abla der geçersin, yanına da siz koyarsın. senli benli olmana gerek yok ama abi abla denir bu yaş farkıyla.
0
das ende der welt
(11.03.21)
"Siz" diyorum ben şahsen. Mesafede fayda var.
0
roket adam
(11.03.21)
siz deyin.abi veya abla demeyin.

iş ciddiye binerse anne baba demek çok zor olur.
0
drako
(11.03.21)
kimse yazmamis sasirdim:
isim arti amca
evlenince de isim arti baba. ya da sadece baba. haha
0
baldur2
(11.03.21)
siz +1

eğer yaş farkı uygun olsaydı "siz" ile birlikte x teyze, y amca kombinasyonu kullanılabilirdi ama abla ve abi hiçbir koşulda denemez bence.

yaş farkı uygun olmadığı için "siz"den devam edeceksiniz mecburen.
0
blatta hiberna
(11.03.21)
en iyisi yavşaklık bence ama sen bilirsin.
0
snape i başından beri tanırım
(11.03.21)
(12)

iki arac arasinda kaldim

thesomberlain
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-seat-1-haftaligina-ozel-indirim-temiz-otomatik-ibiza-904079897/detayhttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-skoda-42.000-km-de-hatasiz-boyasiz-servis-bakimli-1.2-tsi-dsg-full-908093255/detaybaska bir tavsiyeniz varsa alirim arkadaslar tek sarti
www.sahibinden.com


www.sahibinden.com

baska bir tavsiyeniz varsa alirim arkadaslar tek sartim yipranmamis otomatik bir vites araba almak.
0
thesomberlain
(10.03.21)
üzerine biraz daha ekleyeip yeni kasa ibiza tercih edilir bence
0
captainmrg
(10.03.21)
tsi akar. bin motor ömrü az. 2sinede beyaz yakışmamış.
0
mikahakkinen
(10.03.21)
Ibiza daha iyi bence piyasası olan bir araç. Satarken de kolay olur.
0
Topalordek
(10.03.21)
bütçeyi bir tık yükseltme imkanınız var mı ?
sıfır ibiza 182 fabia 179 lar konuşuluyor.doğuş'tan biraz daha indirim koparabilirseniz hiç başınız ağrımaz.
0
mutlu yillar sana
(10.03.21)
yukseltebilirim ilk aracim olacak baska bir tavsiyeniz varsa harika olur zira pek fikrim olan bir konu degil arac konusu
0
🌸thesomberlain
(10.03.21)
o parayı verebiliyorsanız size 0 İbiza yakışır :-)
0
ankara06
(10.03.21)
Hocam bi 20-30 bin daha ateşleyebilirsen gerçekten sıfır araba alma ihtimalin var. Bayileri bir gez derim.
0
roket adam
(10.03.21)
ikisi de aynı firmanın arabası. segment olarak da aynı. ölçüleri hangisi genişse onu alın. ibiza 1.2 tsi var ben de. üzmez yağ gibi akar. trafikte çok yakar. yol açıksa az yakar tsi motorlar.
0
xrated
(11.03.21)
ibizalar ve kucuk motorlar hakkinda pek bilgim yok da bu ikisi arasinda ikinciyi secerim cunku temiz kullanilmis gibi. Ilkinin koltuk lekeleri, gosterge uzerindeki cizikler falan hic hosuma gitmedi baya hor kullanilmis bir havasi var.
0
cooperr
(11.03.21)
Seat trim sesi insani delirtiyor. Japon arabası alin.
0
luluki
(11.03.21)
hangisi daha ucuzsa onu al
0
co2s2
(11.03.21)
Aynı paraya 2020 clio var mesela 7000kmde

Sizce ilk aracını alacak kisinin sıfır alması dogru mudur
0
🌸thesomberlain
(11.03.21)
(7)

Bira'ya limon katınca tadı nasıl oluyor? Yoksa köpük için mi katılıyor?

winston insani
MerhabalarBehzat ç. içerisinde birkaç defa biraya limon kattıklarını görmüştüm, nasıl oluyor tadı? Aramızda tercih eden var mı bu şekilde?
Merhabalar

Behzat ç. içerisinde birkaç defa biraya limon kattıklarını görmüştüm, nasıl oluyor tadı? Aramızda tercih eden var mı bu şekilde?
0
winston insani
(10.03.21)
Limonlu bira gibi oluyor işte nasıl anlatacagimi bilemedim baska turlu. Bardan ficiyi boyle isteyenler oluyordu hatta tekila gibi bardagin ustununun de tuzlanmasini istiyorlardi bunun bir adi vardi da unuttum. Yani baya bir tercih eden oluyordu. Ben de denedim bira tek basina daha guzel bence.
0
turkce konusan uzayli
(10.03.21)
Çok güzel olur kenarına da tuzla rim yaparsanız. Meksikan bira deniyor
0
cometome
(10.03.21)
Direkt limon suyundan ev yapımı bira şahane oluyor. Özel bir adı varsa da ben bilmiyorum. Tavsiye ederim.
0
Mirket
(10.03.21)
Hatta hangi marka bilmiyorum ama biri çıkardı limonlu bira. Ben beğenmiştim. Demek ki benden başka beğenen çıkmadı ki piyasadan çekildi.
0
allah yazdiysa bozsun
(10.03.21)
ben çok seviyorum, mariachi vardı eskiden hep öyle içerdik. coronayı da öyle içiyorum.
0
roket adam
(10.03.21)
deneyip görmeniz lazım. özellikle limonlu bira istemem ama önüme konduğunda itiraz etmeden geniş geniş içerim. her bira ile güzel olmayabilir.
0
co2s2
(11.03.21)
bi ara cok populerdi limonlu bira, hatta sikilmis limon her barda hazirda bulunurdu. 90'lar ya da 2000'in baslari taksim, arkasokak ve istiklal barlarinda cok yaygindi. yine kadikoy'de karga, buddha ve kosede adini hatirlamadigim yer, hepsinde vardi
0
try again fail again fail better
(11.03.21)
(5)

apple watch 3 mü mi band 5 mi?

barisa
Aslında birbirine rakip olmayan ürünler pek ama, sonuçta biri 2000 e yakın diğeri 250 civarında fiyat olarak. biri bileklik biri akıllı saat. iphone sahibi olarak apple almak daha mantıklı geliyor ama spor da yapan biriyim ve mi band bu konuda ölçümleri iyi diye biliyorum. siz hangisini alırdınız?
Aslında birbirine rakip olmayan ürünler pek ama, sonuçta biri 2000 e yakın diğeri 250 civarında fiyat olarak. biri bileklik biri akıllı saat. iphone sahibi olarak apple almak daha mantıklı geliyor ama spor da yapan biriyim ve mi band bu konuda ölçümleri iyi diye biliyorum. siz hangisini alırdınız?
0
barisa
(10.03.21)
çok azıcık daha para verip watch se al. bir watch kullanıcısı olarak özellikle spor yapacaksan ısrarla öneririm.
o da olmuyorsa 2. el seri 4 de bakabilirsin. seri 3 çok eski kaldı, ekranı falan eski teknoloji.
0
roket adam
(10.03.21)
apple fanı biri olarak watchı çok gereksiz buluyorum. mi band işini görür.
0
jelly bear
(10.03.21)
Bir süre mi band 5 kullanan birisi olarak iwatch se aldım. Gayet memnunum, mukayese edilemez. Hele ki spor, aktivite takibinde dağlar kadar fark var
0
kondansator
(10.03.21)
6 veya se diyorum. 3 eski artik, 5 yerine daha yeni bisi almak daha iyi diil mi?
0
mor oje
(10.03.21)
İkisini de kullanan biri olarak, işin havasında değilsen, Mi band 4 öneririm. (5 değil 4)
0
Mirket
(10.03.21)
(8)

apple telefon ile eşleşebilen akıllı saat

megalomaniac
Apple watch dışında böyle bir seçenek var mı?Maksat adımları saysın, hareket-kalori ölçsün. Konuşma-mesaj vs. önemli değil.
Apple watch dışında böyle bir seçenek var mı?
Maksat adımları saysın, hareket-kalori ölçsün. Konuşma-mesaj vs. önemli değil.
0
megalomaniac
(10.03.21)
mi band bakın
0
efruz
(10.03.21)
@efruz
miband övülüyor evet ama iphone ile eşleşir mi bunu soruyorum. Adımlarımız sağlık uygulamasına veya YAZIO gibi başka uygulamalara aktarılır mı?
0
🌸megalomaniac
(10.03.21)
evet mi band ile iphone kullanıyorum
0
jelly bear
(10.03.21)
@jelly bear telefonunuz hangi model? ve hangi miband'i kullanıyorsunuz?
0
🌸megalomaniac
(10.03.21)
ben mi band 3 kullanıyorum iphone ile tıkır tıkır çalışıyo. mi band 5 e geçmeyi düşünüyorum hatta. telefon iphone 11
0
barisa
(10.03.21)
garmin'in tüm modelleri de eşleşebiliyor
0
roket adam
(10.03.21)
Amazfit gts. Kullaniyorum sarji 10-11 gun gidiyor. Bu yuzden apple watch almadim. Tek sorun bildurimde emoji gozukmuyor. Onun disinda on numara
0
c1b2k3
(11.03.21)
Fitbit
0
sta
(11.03.21)
(4)

sizce nasıl yapılabilir? (fikir yürütmeli)

durbikonusucaz
selamlarelimizde bir sorun var ve bunu nasıl çözebiliriz diye kafa yürütmeye çalışıyoruz.durum şu; elimizde çok sayıda kişi var ve bu kişiler her gün sisteme fotoğraf yüklüyorlar. 100 kişi her gün foto yüklediğinde bir ayda 3000 foto ulaşıyor elimize.bu fotoları napıyoruz? kontrol ediyoruz. neyini k
selamlar

elimizde bir sorun var ve bunu nasıl çözebiliriz diye kafa yürütmeye çalışıyoruz.
durum şu; elimizde çok sayıda kişi var ve bu kişiler her gün sisteme fotoğraf yüklüyorlar. 100 kişi her gün foto yüklediğinde bir ayda 3000 foto ulaşıyor elimize.

bu fotoları napıyoruz? kontrol ediyoruz. neyini kontrol ediyoruz? bazı kurallar var, uygun mu onlara bakıyoruz. işlem şu: x kişisinin profiline tıkladık. sadece fotolar var. ayın 1'inden sırayla uygun, uygun, uygun değil(excel e not aldık bunu), uygun, uygun şeklinde kontrol ediyoruz.

bu kontrol işleminde ne yaparsak pratiklik sağlarız?

mesela her fotonun altında bir buton ya da kutucuk olabilir, uygun mu değil mi seçeriz. ama bunun da dezavantajları var.

kontrol işlemini ve kontrol sonuçlarını nasıl pratikleştirebiliriz?
0
durbikonusucaz
(10.03.21)
fotoğrafları her gün 100 taneyken, günlük kontrol ederek yalnızca uygun olanlar sisteme eklenebilir. uygun olmayanlar reddedilir. böylelikle 1 aya yayılarak 3000 fotoğraf kontrol edilir. eğer fotoğraf için herhangi bir saat yoksa, her gün bir önceki güne ait 100 fotoğraf kontrol edilir.
0
reanarchy
(10.03.21)
bir web servisi yaparsın, gelen fotolar oraya gider. kontrol eden kişiler o servise girer, oradan bakarak uygun mu değil mi seçer. böylece excel ameleliğinden kurtulmuş olursunuz.
0
roket adam
(10.03.21)
Her fotonun altına kutucuk kommasinin dezavantajları neler
0
kisa
(10.03.21)
@kisa

bahsettiğim sistemle kontrol sağlarken genel olarak bakıp hiç,az,çok,tamamen uygun şeklinde değerlendirme yapıyoruz göz kararı ve sorun yaşamadık. tek tek tıklamalı olursa çokça zaman kaybı oluşturacak
0
🌸durbikonusucaz
(10.03.21)
(7)

Vdsl Modem Tavsiyesi (iyi bi modem)

brkylmz
Her yerde keenetic diye bi marka yazmislar ama bir sure sonra agresif bi reklam calismasi yapilmis gibime gelmeye basladi.Vdsl'e uygun, cekim gucu ve hizi duzgun bir modem tavsiyeniz var midir acaba?500 liralik bir sey olsa iyi olur
Her yerde keenetic diye bi marka yazmislar ama bir sure sonra agresif bi reklam calismasi yapilmis gibime gelmeye basladi.

Vdsl'e uygun, cekim gucu ve hizi duzgun bir modem tavsiyeniz var midir acaba?

500 liralik bir sey olsa iyi olur
0
brkylmz
(10.03.21)
Son yıllarda 3-4 tane ikinci el modem aldım, TP Link, ZyXsel, Airties. Hepsi de VDSL, birisi fiber destekli. Bazısını bir yıldır bazısını beş yıldır kullanıyorum, hiç şikayetim olmadı.
0
John Bloor
(10.03.21)
zyxel'den çok memnunum.
0
roket adam
(10.03.21)
zyxel iyidir. airties'lar hep su koyverdi bende. tplink bilmiyorum.
0
co2s2
(10.03.21)
keenetic de işimi gördü, zyxel de. ikisinde de dişe dokunur bir sorun yaşamadım.
keenetic'in model sayısı biraz azdı hatırladığım kadarıyla, biri adsl biri biraz daha üst model vdsl uyumlu iki tane var diye hatırlıyorum. vdsl olanından kullanmıştım.
zyxel'inkini vallahi hatırlayamıyorum bulmaca gibi yapıyorlar isimleri.
0
gkhncnzdgn
(10.03.21)
türkiye'deki hizmetlerini sevmesem de en sağlam modemleri asus yapıyor. çoğu markayı denedim keenetic dahil. fiyat sıkıntı değilse.
0
passion rules the game
(10.03.21)
ASUS DSL AC750 modem kullanıyorum, Türknet ile en çok 100mb/s alıyor. Alacağınızı modemin dual band, gigabit hızlarını desteklemesi önemli.
0
mahsus mahal
(10.03.21)
4 yıldır kullanıyorum gayet memnunum.

www.hepsiburada.com
0
robin one persie
(10.03.21)
(17)

Universitede uzaktan eğitim şahane değil mi?

luluki
Birkac bolum disinda yüz yüze eğitim vakit kaybı ve çok zahmetli değil mi?
Birkac bolum disinda yüz yüze eğitim vakit kaybı ve çok zahmetli değil mi?
0
luluki
(10.03.21)
Universite egitimi çöp çunku yoksa boyle olmamali bence
0
Anjelik
(10.03.21)
kesinlikle katılıyorum. bence yüz yüze olabilecek bütün bölümler böyle devam etmeli, bazı mühendislik uygulamalı alanlarda uzaktan kontrollü laboratuvar kurulup sorun da çözülebilir.

herkes için fırsat akademisyen rahat, öğrenci rahat, devletin sırtında kampüs işletme ücreti düşüyor bu bir fırsattır.
0
kraldan cok kralci
(10.03.21)
Üniversite eğitimi akademik çalışmalar dışında insanı sosyal açıdan da geliştiren-değiştiren bir şey. O yüzden iyi değil.
0
mg3929
(10.03.21)
uzaktan eğitimi bilemem ama uzaktan çalışmak kesinlikle şahane.

sadece imza atmam gerekirse işyerine gidiyorum o kadar.

tüm toplantılar, dökümanlar, takipler her şey evden de oluyor. bunu işveren de gördü ve en büyük değişim budur.
0
hosein
(10.03.21)
ben de memnunum. inanılmaz bir okuma yüküm var. yurtta ya da öğrenci evinde yaşıyor olsaydım şu an kendime ayıracak vaktim kalmazdı muhtemelen. şu an her şeyim çok daha düzenli.

evet sosyallik konusunda dezavantajları olsa da.
0
black holes in the sky
(10.03.21)
Değil sosyal anlamda neler kaçırdığınızı bilmiyorsunuz
0
freebird5406_2
(10.03.21)
mg3929 +1

Zahmetli ama vakit kaybı değil. Kulüpleri, sosyal etkinlikleri, sanatı sepeti geçtim, kantinde/çayırda çimende oturup geyik yapmayı ve sosyalleşmeyi bile kaçırıyor çocuklar. Özellikle bu yıl başlayıp hocalarını bile yüz yüze görmeyen gençlere çok üzülüyorum cidden.
0
kobuzchu kiz
(10.03.21)
Soylenilenlere ek olarak mesela mezun olmadan 4 ay once full time calismaya baslamistim bir onceki seneden mezun olup ise giren arkadasim sayesinde. 4 sene evde patates gibi otursaydim oyle bir calisma alaninin oldugundan haberim bile olmazdi, referansi gec.

Veya mesela ortalama liseyi bitirmis 18 yasinda bir birey sifir donanimli oluyor. Benim okudugum universitede bircok kisi nasil mail yazilir, nasil topluluk icinde veya ciddi bir gorusmede konusulur ogrenci kuluplerinde calisarak ogreniyordu.

"vakit kaybi" diyenlerin gercekten vakitlerini nasil doldurgunu merak ediyorum.
0
hot potato
(10.03.21)
Üniversitelerde uzaktan eğitim çok güzel bir şey sosyalleşeceksen başka yerde sosyalleşirsin gerçi bu ortamda artik hiç bir şey eskisi gibi olmayacağı için o sosyalleşme işide whasupdan grup kurarak olur gerekirse toplanılır vs

bana kalirsa Tıp ve Mühendislikte gayet güzel uzaktan eğitim olabilir Laboratuvar olması gerektiği yerde okula gidersin diğer herşey uzaktan gayet güzel olur rahat olur maliyeti düşük olur
0
baknedicem
(10.03.21)
harika. beylikdüzünden taksime gitmekten kurtuldum. 4 saat artıdayım.
0
xrated
(10.03.21)
üniversite eğitimi baştan çöp zaten. tüm dünyada sıfırdan düşünülüyor, üniversite eğitimi 1500'lerden beri aynı teknikle sürüyor düşünebiliyor musun
0
roket adam
(10.03.21)
yüz yüze eğitim sistemimizdeki problemler nedeniyle uzaktan eğitime geçince farklılık yok gibi duruyor.

o halde bugüne kadar yerilen açıköğretim ve diğer uzaktan eğitim kurumlarının yerilmesi boşunaymış.

bir de üniversite kültürü diye bir şey var. okulları sadece bir kaç formül ezberleten ya da bir kaç konuyu ezberleten kurumlar olarak görürseniz yanılırsınız. mesela alakasız ama liselerdeki kılık kıyafet yönetmeliğinin esnetilmesi iyi bir şey değil. öğrencilere bulundukları ortamın gerekliliklerine göre giyinme kültürü veriyor. aynı şekilde üniversitelerde insanlar sosyalleşiyor. çeşitli konularda aktiviteler kovalayabiliyor. üniversite arkadaşları meslekleri boyunca yanlarında oluyor vs vs vs
0
co2s2
(10.03.21)
aga bu kadar seviyorsanız uzaktan eğitim okuyun:)
0
nothing in my way
(10.03.21)
Eğitim olarak daha iyi, tartışmasız bu. Şu anda da üniversitelerin fiziksel olarak açılmasına karşıyım.


AMA

Üniversiteler sadece bir öğretim kurumu değiller. Evet çoğu insan lise gibi okuyor buraları, gelişmemiş bireyler olarak çıkıyorlar. Yine de üniversiteler bireylerin kendilerini keşfettiği, topluma dahil oldukları yerlerdir. Ergen olarak girip sorumluluk bilinci olan, kişiler arası* ilişkiler kurmayı becerebilen yetişkin bireyler olarak çıkıyorlar.

*interpersonal yazacaktım çeviremedim tam
0
aguen
(10.03.21)
üniversite sadece eğitim değil ki, hayatı öğrendiğin bir yer. sosyalleşirsin, insan ilişkilerini öğrenirsin, hocalarınla ve kültür açısından seni geliştirebilecek, belirli kültür seviyesine ulaşmış arkadaşlarınla muhabbet edersin, ufkun açılır. sınıfta sunum yaparsın, topluluklara konuşmayı öğrenirsin.

diğer yandan, okula gidersin, biri müthiş ders notu tutmuştur laf arasında muhabbeti geçer alırsın, ya da proje vardır okul çıkışı kütüphanede toplanıp yapılır gibi şeyler de bence online'da bu kadar kolay yürümüyordur.

işin bir de sosyalleşme boyutu var. kulüpler var. üniversiteye gitmeden samimi arkadaşlıklar kurulabileceğini düşünmüyorum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(10.03.21)
Süper ya uygulamayı da çağırıyor hoca 2 kişiye 1 profesör 1 günde anlatıyor
0
gatherer
(11.03.21)
hahah herkes sosyalleşme , insan ilişkileri , kültür seviyeni arttırsın felan yazmış süper gerçekten. Üniversite öğrencilerini çoğu boş beleş takılıyor 4 sene ne kültürel anlamda ne sosyal anlamda kendine bişey katıyor. eğer bahsettiğiniz ders çıkışında cafeye gittikten sonra eve dönmekse evet üniversite öğrencileri kendine çok şey katıyor üniversitede. Dersler ve hocalarda ne kadar vasat olabilcekse o kadar vasat.
0
ishak77
(13.03.21)
(2)

yeni başlayan için fotoğraf makinesi ve ekipman

uuth
selamlar,bilenler bilir, yakın zamanda ağır bir kanser atlattım. biraz daha pozitif aktiviteler içinde yer almak arzusu ile hobi amaçlı fotoğrafçılığa başlamak istiyorum.maksadım amatör doğa fotoğrafçılığı. yeni başlayacak ve öğrenme aşamasında olacağım için uçuk kaçık makineler yerine daha uygun bi
selamlar,

bilenler bilir, yakın zamanda ağır bir kanser atlattım. biraz daha pozitif aktiviteler içinde yer almak arzusu ile hobi amaçlı fotoğrafçılığa başlamak istiyorum.

maksadım amatör doğa fotoğrafçılığı. yeni başlayacak ve öğrenme aşamasında olacağım için uçuk kaçık makineler yerine daha uygun bir fiyat performans cihazı ve başlangıç aşamasında gerekli olabilecek ekipmanları önerebilirseniz sevinirim.

ek olarak öğrenme kaynakları da paylaşabilirseniz çok mutlu olurum. anadolu üniversitesi e-sertifika başvuru tarihini kaçırmışım.
0
uuth
(10.03.21)
doğa fotoğrafçılığı derken çok geniş bir konu.

geniş açı lens ile manzara da çekebilirsin, telefoto lens ile kuş da çekebilirsin veya makro lens ile gördüğün börtü böcek çiçek vb gibi şeylerde.

fotoğraf konusunda en önemli şey doğru lens seçimi ve bu da marka seçiminden başlıyor.

güncel fiyatları bilmiyorum da mesela nikon 50mm f1.8 lens 900 lira civarıyken canon için olan 450 liraydı. iki lens de muhteşem değil başlangıç serisi prime lens ama aradaki fark özellikle yeni başlayan insanlar için çok önemli oluyor haliyle.

bi lens görmüştüm youtube'da adam normal geniş açı fotoğraf çekiyor, ama nasıl yapmışlarsa hiç bir şey takmadan direkt olarak 2.5 cm yakına kadar girip makro da çekebiliyordu böyle çok amaçlı lensler de var yani.

makina konusunda nikon ve canon'un her zaman uygun fiyatlı bir başlangıç dslri oluyor. bu markaların dışında fiyatlar yükselmeye başlıyor. ikinci el en çok bulabileceğin markalar bu ikisi.

fotoğraf, fotoşop, teknikler, değişik fikirler konusunda ne istersen iste kesinlikle youtube'da tutorial olarak var. yani öğrenme konusunda hiç bi sıkıntı yaşamazsın günümüzde.

muhtemelen crop faktörlü makina alacaksın. o da şöyle oluyor.

atıyorum 50 mm lens aldın. bu lensin odak uzaklığı full frame makinada 50mm. sen eğer bunu nikona takarsan 1.5 çarpan faktörü olacağından full frame makinaya takılan 75mm lens ile eşdeğer. eğer canona takarsan çarpan faktörü 1.6 olduğu için full frame makinada 80 mm odak uzaklığına eşdeğerı olur

full frame makinaların sensörü nikon makinalara göre 1.5 kat büyük, canon makinalara göre 1.6 kat büyüktür çünkü.

bir kaç model dışında tüm lensler full frame içindir ama crop faktörlü makinalara da uyar(bayonet tiplerine göre, mesela nikon mount, canon mount, sony mount vb gibi) farklı marka lensler çeşitli makinalar için değişik bayonetlerde üretilir. mesela sigma aynı lensi canon bayonet de çıkartır, nikon bayonette.

bu konuları, güncel makinaları, fiyat performans lenslerini, ne çekeceğini, hangi lense ihtiyacın olacağını baştan iyice öğren ki yanlış bişey alıp canın sakılmasın. ben aynı makinadan nikon d5200 3 tane alıp kullandım, hala da elimde var nikon d5200, artık işimi görmüyor ve isteklerim doğrultusunda biraz daha iyi bişeye geçmem lens makina derken 40 bini buluyor, bu parayı ayıramadığım için de alamıyorum.
0
killerbee
(10.03.21)
geçmiş olsun, öğrenme kaynakları olarak eğitim sayılmaz ama koray birand'ın videolarından inanılmaz zevk alıyorum. sözlük tarzı bir videosu olması lazımdı, youtube'da aratıp izlemeni öneririm, bu sorun dahil bir çok sorunun cevabı orada var.
0
roket adam
(10.03.21)
(8)

üzüntüler ve pişmanlıklar

elma
merhaba,iyi geceler herkese,uyumadan önce geçmişe yolculuk yapınca aklıma bir sürü şey geldi. kendi kendime sorarken, bir de size sormaya karar verdim :)mesela hayatınızda, birini hiç hak etmediği halde çok üzdünüz mü? o insan hayatınızdan çıkmış olsun diyelim, onu üzdüğünüz için yıllar sonrasında b
merhaba,

iyi geceler herkese,


uyumadan önce geçmişe yolculuk yapınca aklıma bir sürü şey geldi. kendi kendime sorarken, bir de size sormaya karar verdim :)

mesela hayatınızda, birini hiç hak etmediği halde çok üzdünüz mü? o insan hayatınızdan çıkmış olsun diyelim, onu üzdüğünüz için yıllar sonrasında bunun pişmanlığını hiç yaşadınız mı? o insanın temiz kalpli ve iyi biri olduğunu da bildiğiniz halde bunu neden yaptım dediniz mi, neler hissettiniz sonrasında?
0
elma
(10.03.21)
merhaba,

iyi geceler,

yok demek çok iddialı olur. illa ki üzdüğüm birileri vardır ama bilerek ve isteyerek üzdüğüm, hatta "çok" üzdüğüm biri 21 saniye kadar düşününce aklıma gelmedi.

o zamanlar "yok canım, öyle bi insan değil." dediğim biri beni uzun süre üzmüştü :) şimdi düşününce yine onu suçlamıyorum. çünkü ben aşırı aptalmışım diyorum.
0
himmet dayi
(10.03.21)
Evet. Benimkiler daha çok küçükken yaptığım şeyler. Bazen çok sinirleniyorum kendime. Bizim mahallede kapıcı çocuğu vardı yoksul. Bana küçük gelen ayakkabıları ona vermişti bizimkiler. Ben de çocukla dalga geçmiştim, kapıcı çocuğusun ayakkabın benim eskilerim diye. Şimdi belki "küçükken benle böyle dalga geçen bi o.ç. vardı" diye düşünüyodur bilemem. bazen aklıma gelir ve kendime sinirlenirim ve üzülürüm.
0
onkiloversemtamamım
(10.03.21)
Evet benim de var keşke yapmasaydım, neden üzdüm ki onu, dediğim. Bu yükten kurtulmak için de sanki karşımdaki bir kişiye anlatıyormuş gibi içimden tane tane açıklamamı ve pişmanlığımı dile getiriyorum ve o ağırlık biraz hafifliyor :) çünkü samimi olarak pişman olduğun için kendi arc'ını tamamlamış duruma geliyorsun
0
helena
(10.03.21)
Üç soruya da evet. Ama kötü niyetli değildim, tecrübesiz aptal bir gençtim o yüzden. Geri dönebilsem her şey farklı olurdu kesinlikle.
0
roket adam
(10.03.21)
Hepsine evet.
0
peki madem
(10.03.21)
İlkokulda 99% bullyleniyor olsam da, bir keresinde birini de ben bullyledim bi tek bu var herhalde. Sonrasında iyi bir insan olmaya çalıştım, kimseyi üzmediğimi düşünüyorum. (Alternatifleri yerine kendim üzülmeyi tercih ettim hep)
0
aguen
(10.03.21)
hayır, hayır, hayır. çok eminim bu cevaplardan.
0
kestane gürgen palamut
(11.03.21)
ailemdekilerdir ama öyle incir çekirdeğini doldurmayan saçma tartışmalar. onun dışında yok. tabii ki sonrasında üzülüyor insan.
0
evimin paspasi
(11.03.21)
(11)

3 yıllık AirPods'a 400 TL teklif geldi, satayım mı?

hadi ya la
1. nesil AirPods var elimde, seneye muhtemelen bataryası ölecek gibi hissediyorum.400 TL'ye elden çıkarmak mantıklı mıdır?Yerine kafaüstü kulaklık almak istiyorum.
1. nesil AirPods var elimde, seneye muhtemelen bataryası ölecek gibi hissediyorum.

400 TL'ye elden çıkarmak mantıklı mıdır?
Yerine kafaüstü kulaklık almak istiyorum.
0
hadi ya la
(09.03.21)
Düşünmeden sat. Genelde 2 yılda pilleri tamamen bitiyor.
0
himmet dayi
(09.03.21)
valla iyi fiyat hemen sat
0
jelly bear
(09.03.21)
Kesinlikle direkt sat. Bendeki de 3 yıllık, piller yarım saat zor gidiyor artık.
0
roket adam
(09.03.21)
Gozun kapali sat
0
melancholia
(09.03.21)
Sat bendeki 3 yıllık, bataryası ölü
0
KaraSakall
(10.03.21)
gözünü açmadan sat
0
xdenizx
(10.03.21)
Hemen yolla ibani:)
0
jamiro
(10.03.21)
Neden herkes bu kadar kötü niyetli? Aynı şeyi birinin size yaptığını ve ürünü aldıktan birkaç ay sonra çöpe atmak zorunda kalacağınızı düşünün. Vicdanınız elveriyorsa satın, ne diyeyim.
0
ultranil07
(10.03.21)
Durumu anlat, pilinin ömrünün az kaldığını düşündüğünü söyle, bunu bilerek almak istiyorsa satarsın. @ultranil07 'e %100 katılıyorum.
0
efx
(10.03.21)
2018'de aldığımı söyledim.
Bataryanın eskisi gibi olmadığını, birkaç saat dayandığını söyledim.
Alacak kişi bunları kabul etti.

Bu arkaplanı bilmeden kötü niyetli olduğumu düşünmeniz fazlaca incinmiş olduğunuzu düşündürdü, sizin adınıza üzüldüm.
0
🌸hadi ya la
(10.03.21)
Söylediklerim son cümle dışında size değil tavsiyede bulunanlaraydı, neden üstünüze alındınız ki? Niyet okumamanızı tavsiye ederim. Kendinize üzülecek başka şeyler bulun.
0
ultranil07
(10.03.21)
(6)

Hangi iPhone

sumuklurakun
Fotoğraf video harici telefonda hemen her zaman 4-5 GB dosya bulunan birisi olarak 128 GB almayı düşünüyorum (yeterli diyorsanız 64'ü de düşünebilirim) bütçe taş çatlasa 8 bin. Aşağıdaki modellerden hangisini neden önerirsiniz ?.7 - SE - XR - 8 - 8 Plus - 11
Fotoğraf video harici telefonda hemen her zaman 4-5 GB dosya bulunan birisi olarak 128 GB almayı düşünüyorum (yeterli diyorsanız 64'ü de düşünebilirim) bütçe taş çatlasa 8 bin. Aşağıdaki modellerden hangisini neden önerirsiniz ?.

7 - SE - XR - 8 - 8 Plus - 11
0
sumuklurakun
(09.03.21)
se ya da 11

ekran boyutuna göre seç. diğerlerini ele direkt. 128 al.
0
jelly bear
(09.03.21)
64 bana yetiyor. Çok fotoğraf çekmiyorum yalnız.

bunların arasından 11.
0
himmet dayi
(09.03.21)
11- 64 gb - icloud 50 gb paketi ile.

11 ile diğerleri arasında çok fark var.
0
garavel
(09.03.21)
pil ömrü ve büyük ekran için 11.

param cebimde kalsın dersen SE. (işlemcisi ve kamerası aynı, geniş açı yok tabii)

almışken 128 al. Bugün 64 yetse bile 3 yıl sonraki app'lerin boyutları büyürse yetmemeye başlayabilir. Yani alıp 5 yıl kullanıcam diyen adam bunu düşünüp 128 almalı bence.
0
nhk ni youkosu
(09.03.21)
6sten 11e gectim tavsiye ederim.
0
thesomberlain
(09.03.21)
11'i öneririz tabii ki, en yenisi bu. 64 iCloud paketi ile bana yetiyor ama alırken 128 de düşünebilirsin.
0
roket adam
(09.03.21)
(3)

Türkiye'deki en iyi üniversitelerin ilk 500'de olmaması

olaylar olaylar
Ben en kötü Boğaziçi listededir diyordum. Bu algı nasıl olduysa Türkiye'nin en iyileri dünyada yerlerde. Harvard ile Odtü'nün yıllık bütçesi karşılaştırıldığında işler daha da komik bir hal alıyor. Bu eğitim kalitesinin düşmesinde ne etkili sizce yoksa hep mi böyleydi?
Ben en kötü Boğaziçi listededir diyordum. Bu algı nasıl olduysa Türkiye'nin en iyileri dünyada yerlerde. Harvard ile Odtü'nün yıllık bütçesi karşılaştırıldığında işler daha da komik bir hal alıyor. Bu eğitim kalitesinin düşmesinde ne etkili sizce yoksa hep mi böyleydi?
0
olaylar olaylar
(09.03.21)
Bogazici ozelinde konusursak, butik bir universide bogazici. Hem akadamisyen hem ogrenci sayisi acisindan diger universitelerden geride. Kac yildir gorece olarak muhalif oldugu icin kadro verilmedigini biliyorum, ote yandan kontenjanlar da artiyor surekli.

Likayatsizlik var egitim sistemimizde, insanlar layik olduklari icin degil birilerinin adami oldugu icin goreve geliyor bir suredir. Bu sebeple de surekli bi kotulesme var. eskiden de cok cok iyi degildir ama su andan daha iyiydi.
0
fakyoras
(09.03.21)
Hep böyleydi, genel olarak tr üniversitelerinin sıralaması hep olması gerekenin çok altında. Bunu görmek için bir iki sene yurtdışında okumak yeterli oluyor, ben de erasmus yaptığım sırada anlamıştım burada kumda oynadığımızı. bir harvard olmasını beklemem ama ne bileyim tum'a da yaklaşıyor olmamız lazımdı.

Evet işin maddi yönü var, kısıtlı bütçelerle bir şeyler yapmaya çalışıyor üniversitelerimiz, ancak bunun temel sebebi akademinin özel sektörde barınamayan / özel sektörle uğraşmak istemeyen, iş garantisi isteyen kişilerle dolu olması. Yani tr'de prestijli ya da faydalı bir iş değil akademisyenlik, iş garantim olsun kafam rahat olsun işi. sadece özel üniversitelerin bazılarında bu yok, onun sebebi de özel üniversite olması.
0
roket adam
(09.03.21)
ekşideki başlığı gördüm, bu sıralama qs ise tamam da times sıralaması ise dikkate alınacak bir sıralama değil; (link verince bozuluyor) times'ın rankingini citation'a göre sıralarsanız citation puanı 100 olan dalavereci üniversiteleri görebilirsiniz dünyanın dört bir yanından.

2011 gibi boğaziçi ve bilkent times'da 100-120 gibi sıralamalarda idi, 2014'te odtü 89.idi. Birşeyler kötüye gitmiş olabilir ama abartıldığı kadar olduğunu düşünmüyorum. Özellikle bu "ilk500'de yokuz"cular denk geldiğim kadarıyla dikkate alınacak tipler değil. Çoğu kendini rahatlatmak için diyor.
0
owaki
(09.03.21)
(12)

nikah sonrası eşin evinde kalmak.

drako
malum pandemi sebebiyle nişanlım ile görüşemiyoruz.hatta ailesi ile bile doğru dürüst tanışamadım.babası ve abisiyle başbaşa sohbet etmişliğim yok.istemede gördüm,nişan oldu o kadar.1 ay sonra da nikah olacak.ardından ise yasakların durumuna göre 1 ağustosta düğün.ancak görüşememizdeki mesele ise o
malum pandemi sebebiyle nişanlım ile görüşemiyoruz.hatta ailesi ile bile doğru dürüst tanışamadım.babası ve abisiyle başbaşa sohbet etmişliğim yok.

istemede gördüm,nişan oldu o kadar.1 ay sonra da nikah olacak.ardından ise yasakların durumuna göre 1 ağustosta düğün.

ancak görüşememizdeki mesele ise o istanbulun bir ucunda ben ise bursadayim.ikimizin de aracı yok.otobüsle gidip gelmek için ise risk almak istemiyoruz.ikimiz de ailemizle yaşıyoruz.

ancak gözümü kararttım ve deniz otobüsü seferleri açılınca istanbula gidip 1-2 gün kalacağım.hem beraber de vakit geçirmiş olacağız.ancak ben hala ailesini tanımadığımdan çekiniyorum ve otel yahut motelde kalmak istiyorum.o ise buna kati surette karşı ve olmaz öyle saçma şey diyor.

neden bilmiyorum ama doğru dürüst sohbetim bile yokken 1-2 gün evlerinde kalmak abes geliyor. :(

siz olsanız napardınız?teşekkürler şimdiden.

dipnot: abv corona.
0
drako
(09.03.21)
sen erkek tarafısın sanırım değil mi. valla ben de gel deseler bile rahat edemezdim muhtemelen. kafan nasıl rahat edecekse öyle yap derim, ben de otelde kalmayı tercih ederdim kesinlikle.
0
roket adam
(09.03.21)
kayın aile evinde halvet etmektense otel tercih ederdim. insan rahat edemez.
0
elorelia
(09.03.21)
evet erkek tarafıyım.mayısta gitmeyi düşünüyorum ama şimdiden nasıl olacak onu düşünüyorum :)
0
🌸drako
(09.03.21)
Otelde kal bence de.
0
suicides underground
(09.03.21)
evde kalırdım, kaldım da (Nişanlıyken).
Başka yerde kalmak bence çok saçma. işte sohbet etme fırsatı bulmuş olursunuz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(09.03.21)
1 gece olmak kaydıyla evde kalırdım.
0
somethinginthewayshemoves
(09.03.21)
Sevgilinin ailesinde kalmak, tanıdığınız halde bile çok rahatsız edici bir eylem. Üstüne hiç tanımadığım insanların evinde birkaç gün kalmaya cesaret edemezdim ben. Gerçi evleniyormuşsunuz da artık aile olacaksınız ama yine de can sıkıcı olma ihtimali var. Ben olsaydım otelde kalır, akşam oturmasına giderdim veya kahvaltıya.
0
ruhen hastayim ben
(09.03.21)
Başka bir şehir belirleyin ya da Ada'da filan kalın. nişanlıyken ailede kalınmasında sorun yok ama ne gerek var yüzgöz olamaya?
0
lcha
(09.03.21)
otelde kalın. otelde kalmaktan çekinmeyin temizliği yapılan yerde sorun yaşamazsınız rahat edemezseniz kendi yastık kılıfınızı çarşafınızı getirin. ben pandemi başladığından beri bir çok defa otobüse bindim, otellerde kaldım bişi olmadı. şans meselesi tabi benimki bi kıstas olmamalı, hijyene ve mesafeye dikkat ettiğiniz sürece sorun yok. deniz otobüsünde çift maske takarsınız.

şimdi evde kalırsanız rahat edemeyeceksiniz zaten, beraber geçirdiğiniz vakitten de bişi anlamıcaksınız.
0
rayde
(09.03.21)
aslında durum şu olacak evlenmiş de olacağız.hani nikah da kıyılmış olacak ama yine de rahatsız hissediyorum kendimi.
0
🌸drako
(09.03.21)
Ya evlenmiş de olacaksanız bence eşiniz haklı, olmaz öyle saçma şey. Günün bir kısmını dışarıda falan geçirirsiniz zaten. Evde de yemekti, akşam sohbetti, sabah kahvaltıydı derken buzlar çözülür işte.
0
kobuzchu kiz
(09.03.21)
teşekkür ederim herkese fikri için.
0
🌸drako
(10.03.21)
(2)

VPN kullanımı

twelfth
Türkiye'de yaşayıp ücretli VPN kullananlara soruyorum.1- VPN'siz kullanıma göre daha yavaş mı?2- Banka işlemlerini de buradan yapıyor musunuz? Güvenli mi?3- Hangi VPN'i önerirsiniz?4- Direkt modem ya da router'a mı tanımladınız VPN'i yoksa her kullandığınız bilgisayara ya da telefona mı?5- VPN'e geç
Türkiye'de yaşayıp ücretli VPN kullananlara soruyorum.

1- VPN'siz kullanıma göre daha yavaş mı?
2- Banka işlemlerini de buradan yapıyor musunuz? Güvenli mi?
3- Hangi VPN'i önerirsiniz?
4- Direkt modem ya da router'a mı tanımladınız VPN'i yoksa her kullandığınız bilgisayara ya da telefona mı?
5- VPN'e geçmedeki ana amacınız ne idi?
6- Türk kredi kartı ile ödeme yapılan Steam, Netflix, Youtube, Geforce Now'da sorun yaşıyor musunuz?
0
twelfth
(09.03.21)
1- çok az fark ediyor.
2- evet
3- kaspersky
4- kullandığım pc ve telefona tanımlı
5- bölgesel kısıtlamalardan kurtulmak (netflix gibi)
6- netflix'i kullanıyorum, sorun yaşamıyorum.
0
roket adam
(09.03.21)
1- biraz farkediyor
2- vpn bana ait sıkıntı yok, sunucuya para veriyorum
3- paralı en güvenli vpn sağlayıcısı mullvad'dır
4- cihaz başına tanımlı genel değil
5- önceliğim site engeli aşma ve reklam filtreleme
6- denemedim hiç netflix, spotify falan parayı direk hesabımdan çekiyor.
0
nahtoderfahrung
(09.03.21)
(6)

0 km otomobil alırken dikkat edilmesi gerekenler

mr.goodcat
ilk defa sıfır araç alacak biri nelere dikkat etmelidir? uzak durmamız ve tuzağa düşmememiz gereken bayi çakallıkları var mıdır?ilk alışta çıkan masraflar veya vergiler kime ait oluyor? bayiye mi alıcıya mı? yoksa bu da pazarlıkla mı yapılıyor?ekstra sigorta veya garanti satma gibi durumlar oluyor m
ilk defa sıfır araç alacak biri nelere dikkat etmelidir?

uzak durmamız ve tuzağa düşmememiz gereken bayi çakallıkları var mıdır?

ilk alışta çıkan masraflar veya vergiler kime ait oluyor? bayiye mi alıcıya mı? yoksa bu da pazarlıkla mı yapılıyor?

ekstra sigorta veya garanti satma gibi durumlar oluyor mu?

kısaca yardımcı olursanız sevinirim
0
mr.goodcat
(08.03.21)
kurumsal acenteden alıyorsan çakallık yok, bayileri arayıp fiyat alıp pazarlık yapabilirsin ve bir kaç aksesuar hediye alabilirsin.

bütün masraflar vergiler sana aittir onu unutma, doğru soru masraflar ve vergiler fiyatın içinde mi yoksa ben sonradan kendim mi ödeyeceğim diye olmalı.

aracı alırken tescil tarihine kadarki vergileri öderler ve onu da faturada belirtirler.
0
efruz
(08.03.21)
Bazı insanlar akıllarında soru isareti kalmaması adına araçtaki boyayı boya ölçer ile ölçüyor satın almadan evvel sıfır olsa bile. O kadarına gerek yok dersen kıyısına köşesine aracın montaj noktalarına birleşimlerine bi göz gezdir. Boyada ton farkı olabiliyor çok çok küçük ihtimaller bunlar. Faturanı incele, aracın şasi numarasına bak başka da bir seye gerek yok.
Bayiler aksesuar itelemeye çalışır dışarıda 1000 liralık bir şeyse sana 3000tlye sokarlar. Hiç gerek yok.
0
karacigerim vur kadehlere
(08.03.21)
Hocam neye karar verdin bu arada, hayırlı olsun şimdiden kazasız belasız bin.
0
karacigerim vur kadehlere
(08.03.21)
Aksesuarları hemen kabul etme +1 Önce bi gir internetten fiyatlarına bak, hatta gerçekten lazım olan bir şey değilse hiç bulaşma.

Mutlaka bayide boya test cihazı vardır, ondan iste aracın her tarafını ölç, sıfır araç da olsa hasarlanıp boyatılan çok vaka var.
0
John Bloor
(09.03.21)
krediyi bayiden çekersen, mutlaka kasko ve benzeri şartları kontrol et derim. mesela düşük faizli kredi veriyor bayiler, sonra kaskoyu bizden yapacaksın diye şart koşup 2 katı ücret çekiyorlar.
0
roket adam
(09.03.21)
Zaten plaka, mtv, ruhsat bütün masrafları satış bedeline dahil ediyorlar. Yukarıda da yazmışlar boya kalınlığına baktı bayide. Birçok insan 3-5.000 tl verip boya koruma yaptırıyor bana çok mantıklı gelmiyor. Araba illaki çizilecek, dokunacaklar. Bütçen varsa yaptırabilirsin.

Bir de faturaya dikkat et, ödediğinden düşük olmasın.
0
robin one persie
(09.03.21)
(8)

hiç araba sürmeden kursa gitmek

rose parks
bir bağyan olarak araba sürmeyi bilmiyorum. sadece 1 kez direksiyon başına geçtim. düz vites dobloydu, kalkışı güzel yaptım 20 ile biraz sürdüm ama duruşum sert oldu. yani birazcık sürdüm ama sıfır hissediyorum. bu bilgiler ışığında; hiç pratik yapmadan direkt kursa yazılsam, orada alacağım dersler
bir bağyan olarak araba sürmeyi bilmiyorum. sadece 1 kez direksiyon başına geçtim. düz vites dobloydu, kalkışı güzel yaptım 20 ile biraz sürdüm ama duruşum sert oldu. yani birazcık sürdüm ama sıfır hissediyorum. bu bilgiler ışığında; hiç pratik yapmadan direkt kursa yazılsam, orada alacağım dersler yeterli olur mu? az pratik yapılıyor, ondan korkuyorum. ayrıca pratik yaptırabilecek kimse yok, bu yüzden soruyorum. ve otomatik ehliyeti almayı düşünüyorum, neler söylersiniz?
0
rose parks
(08.03.21)
ben de sürücü kursundaki o birkaç derste öğrendim ilk defa. bence sorun olmaz.

eğer düz vitesle düzgün kalkış yaptıysan zaten bence 50%'si bitmiş olayın.
0
king lizard
(08.03.21)
sınavı geçmeye yeter bence. ben de hiç araba koltuğuna geçmeden kursa gitmiştim. ama ehliyeti alınca trafikte de bir kaç ders alabilirsin güvenin olsun diye
0
red g
(08.03.21)
en az 14 saat ders alman gerekiyor ama bir üst sınır yok. daha fazla ders için kursla anlaşabilirsin. iyi bir hocan olsun, halledersin. sınav yaklaştığında hazır hissetmezsen o sınava kaydolmayıp bir sonraki sınava girersin, o zamana kadar da ilave ders alırsın. ben de daha önce sürücü koltuğuna hiç oturmamıştım, 22 saat ders aldım ve sınavı geçtim. trafiğe çıkmama yetti mi, yetmedi, çok iyi bir hocadan özel ders aldım sonra.
bu arada ehliyeti manuel almayı da bir düşün.
son olarak, ben ehliyet alabildiysem, araba kullanabiliyorsam, herkes yapabilir. hiç merak etme :)
0
pati
(08.03.21)
Ben de 0 tecrübe ile ehliyet almıştım, yetmezse özel ders alırım diyordum. Öğrenirsin.
0
roket adam
(08.03.21)
Hayatında bir kere bile direksiyon başına geçmemiş bana hoca ilk derste bana niye yalan söyledin araba kullanmayı bilmiyorum diye demişti. Otomatik araba kullanmak cidden çok kolay.
Evet 5 derste harika bir şoför olmayacaksınız ama sınavı geçmenize misliyle yetiyor.

Naçizane tavsiyem her gün yarım saat bile mahalle arasında araba kullanmanız. 1 ay boyunca hiç üşenmeden her gün iş çıkışı yarım saat 1 saat mahalle arasında araba kullanmıştım ehliyet alma sürecinde. Pratik yapacak bi aracınız yoksa, aktif araç kullanana kadar iyi bir şoför olmanız mümkün değil.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(08.03.21)
Bendim bu, ailede de beceriksiz ve sakar olarak bilindiğim için ailemin de telkinleriyle otomatik ehliyet almak istedim. Üçüncü sınavda geçtim. Kardeşim de sıfır tecrübeyle düz vites ehliyet aldı hem de tek seferde. Kişiden kişiye göre değişir.
0
Hallegadola
(08.03.21)
Ben de sürücü kursundaki eğitimde ilk defa araba sürdüm. 2014'den bu yana da aktif olarak araç kullanıyorum.

Sürücü kursundaki aracın pedal tepkileri sizi zorlamasın veya endişeye sokmasın. Bir arabaya alışıp da başka bir arabaya geçince "pedal yabancılığı" her zaman olur. Sürücü kursunda önemli olan ayna, direksiyon, yol kontrolünü ve "araba 101i" öğrenmeniz.

Bunları hallettikten sonra yollarda fink atmak zor ancak ürkek kedi eniği gibi kullanırsanız beş-altı ayda bisiklete biner gibi kullanmaya başlarsınız.
0
sumuklurakun
(08.03.21)
eşim hiç direksiyona geçmeden kursa yazıldı. ilk yazılı ve uygulama sınavında aldı ehliyeti.
0
trajikomix
(09.03.21)
(5)

Deprem yönetmeliğine uygun olmayan ev alınır mı

aslil
Merhaba. Ankarada ev almak istiyoruz ancak istediğimiz muhitte hep 20-30 senelik eski ve asansörsüz beş katlı apartmanlar var. Dolayısı ile deprem yönetmeliğine uygun değiller.Sizce böyle ev alınır mi? Teşekkürler
Merhaba. Ankarada ev almak istiyoruz ancak istediğimiz muhitte hep 20-30 senelik eski ve asansörsüz beş katlı apartmanlar var. Dolayısı ile deprem yönetmeliğine uygun değiller.

Sizce böyle ev alınır mi? Teşekkürler
0
aslil
(08.03.21)
ben almam. böyle bir ülkede alanı da pek rasyonel biri olarak düşünmem. ama mani de olmam. bütçe meselesi. insanlar parasızlıktan böbreğini satıyor, intihar ediyor. başını sokacak bir ev almak zorunda olan ama parası sadece böyle bir eve yeten birisine ne diyebilirsin ki? alternatif yoksa, mecbursan ayrı konu ama alternatif varsa kesinlikle mantıklı değil.
0
reanarchy
(08.03.21)
ankara deprem bölgesi değil
düzgün yapılmışsa 20-30 daha ömrü var

bodrum katları inşaat müh. ile inceleyin
binayı yapanın diğer işlerine bakın
0
bir soru sorcam
(08.03.21)
onemli olan yapildiklari donemki deprem yonetmenligine uygun yapilmislar mi ve son donemde risk raporu almislar mi? bunlara bakmak gerek. cunku bazi eski binalara tahliye raporu veriyorlar su anda.

turkiye geneli sunu unutmamak lazim, altimizdaki yer hareketli, deprem olmaz denilen yerlerde bile deprem oluyor. kaldi ki ankara kuzey anadolu fay hattina pek de uzak degil.

onerim 99 depreminden sonra yapilmis binalari tercih edebilirsiniz. bu deprem yonetmelikleri surekli degisiyor. dask ve konut sigortasini da yaptirmayi unutmayin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(08.03.21)
Ben alırdım. Biraz Ankara'nın neresinde olduğu önemli, ev Yenimahalle veya Çankaya'da ise hiç deprem riski yok:

www.cumhuriyet.com.tr

Gerçi deprem riski olmasa da başka bir yerde oturmamak lazım.
0
plutongezegendegilmi
(08.03.21)
Satış değerini de düşünmek lazım. Bir deprem olur insanlarda travma olursa insanların ev alırken ilk soracakları soru ankara bile olsa depreme dayanıklı mı oluyor.
0
roket adam
(08.03.21)
(9)

eski ev almak vs yeni ev almak

buenosdias
merhaba, istanbul avrupa yakasinda ayni fiyata iki ev var. 350 bin bandinda.eski: -30 yasinda.-ferah ve buyuk.-lokasyonu iyi.-dekorasyonundaki bir cok oge cocuklugumu hatirlatiyor.-mutlulukla oturacagimi dusunuyorum.-7 katli binanin 6. katindayeni-1 yasinda.-pek ferah diyemeyiz.-lokasyonu ehh iste.
merhaba,

istanbul avrupa yakasinda ayni fiyata iki ev var. 350 bin bandinda.

eski:
-30 yasinda.
-ferah ve buyuk.
-lokasyonu iyi.
-dekorasyonundaki bir cok oge cocuklugumu hatirlatiyor.
-mutlulukla oturacagimi dusunuyorum.
-7 katli binanin 6. katinda

yeni
-1 yasinda.
-pek ferah diyemeyiz.
-lokasyonu ehh iste.
-dekorasyonu iyi; oturulur.
-mutlulukla oturmayacagim ama uzulerek de oturmayacagim.
-3 katli binanin girisinde.

cok muallakta kaldim. beklenen istanbul depremi gercegi var; ama eski evi'de cok sevdim. bir akil fikir verir misiniz?
0
buenosdias
(08.03.21)
Hocam çok denyoca gelebilir ama ben deprem işini sallamıyorum,
1- Yeni yapılan binalarında uygun standartlara göre yapıldığına inanmıyorum
2- Bu iş birazda şans işi

O nedenle Lokasyonu iyi ferah ve iyi hissedeceğim yeri satın alırdım
0
paramolacak
(08.03.21)
1999 depremini yaşamadıysan/hissetmediysen/sonrasında afet bölgelerinde yaşamadıysan eski evi olasılık dahiline almanı anlarım.

her türlü yeni eve bak bence.
hatta eğer varsa deprem raporu olan evleri tercih edin derim.

sadece giriş kat tercihini sorgularım. ara kat bulabilirseniz daha iyi.
0
teritori
(08.03.21)
Asansör var mı o önemli. Asansörlü olanını al. Allah korusun hastalık olur bişey olur...
0
1bir1bir1
(08.03.21)
sakın ama sakın eski ev almayın canınızı seviyorsanız.
0
matilda
(08.03.21)
hocam çok denyoca gelebilir ama deprem salladı mı tam sallar.
0
co2s2
(08.03.21)
Yine cok cahilce gelebilir ama ben eski evi alirdim
0
balpolen
(08.03.21)
teritori+ 1
99 depremi ist.da olmadı üstelik.
eski ev= pahalı mezar.

ayrıca ev almak zorunda değilsiniz.

neyse, deprem gerçeği olmasaydı bile:
30 yaşında (deniyorsa 45-50dir en az) beton bina yaşı geçmiş bir binadır. ilerde satmaya kalksanız daha da değer kaybeder.
en önemlisi alt yapı sorunudur. tesisatlar ne durumda? sürekli arıza çıkartır. yalıtım asla yoktur. koku, gürültü her yerden sızar. yine ısı yalıtımı olmadığı için ısınma bedelini daha çok ödersiniz. küf vs.
bir de yine depremden bağımsız olarak 99 öncesi beton yönetmeliği kum, çakıl taşına izin veriyordu.
depremle bağıntılı da düşünebilirsiniz.
eski ev alınmaz. isviçrede değiliz.
sevgiler.
0
rewlack
(08.03.21)
sadece deprem açısından bakma, eski evin dertleri gerçekten bitmiyor, elektrik altyapısı eski oluyor, kaliteli internet gelmiyor, nem vs sıkıntısı bi çıkarsa kolay kolay çözülmüyor. adam akıllı ısınmıyor. bunların hepsi aylık masraf / düzeltmeye üşendiğin takdirde de kalitesi epey düşmüş bir yaşam olarak dönüyor sana. uzak dur eski evden.
0
nolmus yani
(08.03.21)
eski evin derdi bitmez, deprem korkusu bitmez. şu anda sorun olmayan bir şey ama bi sallantı olur medya haberle dolar, anksiyeteden uyuyamazsınız sinir hastası olursunuz. risk sadece yıkılma değil yani, artı tadilatı, derdi falan da olur mutlaka. kafanın rahat olması için yeni ev al derim mutlaka, 350 bin az para değil.
0
roket adam
(08.03.21)
(11)

Fikirtepe'de neden ev almamaliyim

mhmtt
ev almamak gibi bir secenek yok. ev alinacak, zorunlu gibi dusunun bunu sorgulamayin pls.Fikirtepe residance yapiliyor bir suru, istanbulun merkezi, 5-10 yila bu insaatlar biter yasam oturur gibi. fiyatlarda abarti degil. istanbulda ev alinacak en mantikli yer gibi. ne diyusunuz?
ev almamak gibi bir secenek yok. ev alinacak, zorunlu gibi dusunun bunu sorgulamayin pls.

Fikirtepe residance yapiliyor bir suru, istanbulun merkezi, 5-10 yila bu insaatlar biter yasam oturur gibi. fiyatlarda abarti degil. istanbulda ev alinacak en mantikli yer gibi. ne diyusunuz?
0
mhmtt
(05.03.21)
Neden almayasiniz ki? Bence gayet güzel.
0
allah yazdiysa bozsun
(05.03.21)
Bıçaklanmak istemiyorsan Fikirtepe'den ev almamalısın.
0
rahibeler terasa
(05.03.21)
Ev ararken baktım o tarafa (baktığım siteler istanbul 216, kentplus, concorde vs) sonra Ataşehir'de karar kıldım. Nedenlerini şöyle sıralayayım:

İnanılmaz bir trafik ve gürültü kaynağı olacak bir bölge, bir sürü blok ufacık bir alanda sıkışmış durumda.
Henüz daha sitelerin hiç birinin yönetimi oturmuş durumda değil, ödeme disiplini olmadığı için acayip aidat paraları ödeniyor.
Site sakinleri kentsel dönüşümden ev sahibi olan toprak sahiplerinden de oluşuyor, onlar aidat ödemek istemiyorlar sıkıntı yaratıyorlar, oturuyorlarsa da site yaşamına alışkın değiller.
Binalar dipdibe, sadece e5'e bakan cepheler biraz daha ferah, onda da gürültü sıkıntısı var yine.
Bazı binalarda halen kat irtifakı tapusu veriliyor, gerçek tapular çıkmış durumda değil. Koca koca binalar şantiye elektriği kullanıyor.

Konforlu bir bölge değil yani maalesef. Bi 10 seneye falan her şey yerli yerine oturur ama trafik ve gürültü çok büyük problem oluyor şimdiden, binalar çok dip dibe maalesef. Rezidans sevmeme rağmen bu dipdibelik ve kalabalık yüzünden rezidans konforundan uzak bir yer yani, o yüzden o bölgede fiyatların bu saatten sonra aşırı artacağını düşünmüyorum. (bkz: #113786465)
0
roket adam
(05.03.21)
Fikirtepe ghetto oldu. Bir dönem Brooklyn Park’da oturma gafletinde bulunduk aman diyim.
0
suicides underground
(05.03.21)
Fikirtepedeki rezidanslardan ev almadan önce yorumlara bak. Ben kentplusta kiralamayı düşünüyordum, biraz araştırdım pek iç açıcı değil. Ekşide kentplus başlıklarına bakabilirsin
0
mg3929
(05.03.21)
etraf güvensiz.
ooo residans falan diyip daire alan genellikle -görece- düşük gelirli kesim. yani bu noktada da residansta yaşamanızın bir anlamı kalmıyor.
trafik berbat ama 5-10 seneye o bölge daha berbat olacak.
gürültü, hava kirliliği, her türlü toplu taşımaya (ve bu toplu taşıma araçlarıyla taşınan her türlü insana) açık bir yer.
kentin karanlık yüzü olarak kaldı fikirtepe yani bir subcultre gibi, güvenliğin huzurun daha az oluduğu tekinsiz imajını koruyor.
bizde kentsel dönüşüm sadece inşaat yapmaktan ibaret olduğu, sosyal bir dönüşüm sunulmadığı için fikirtepe varoştu hala varoş. sadece gökdelenli bir varoş mahalle oldu.
yeni yapılan binaların (deprem açısından demiyorum) ince işçiliği, tesisatı vs de şüpheli.
aynı bütçeye anadolu yakası sahil hattından veya ataşehirde en azından yukarıda sayılanları bir kaçının olumlu olacağı seçenekler mevcut.
0
rewlack
(05.03.21)
Daha geçenlerde tv'de gördüm koskoca residans ama imarı yok, su-elektrik-asansör çalışmıyor.
5-10 sene diyorsunuz ama kendi kendine oturmayacak bu yaşam. O zaman kadar ben kiracı olsam oturmam - yani ev sahibinin onca aidatı aylık masraf gibi düşünmesi lazım. İlave masraf illa ki çıkacak. Kendiniz otursanız komşularınız eski gecekondu sahipleri olacak.

Roket adam ne dediyse+1
0
SiyamkedisiZorro
(05.03.21)
Ben gittim dolaştım, pırlanta'dan deniz gören daireler alınır.

O paraya o evler alınır mı bilemem ama illa alınacaksa elbette alınır.

e5 yanı teknik yapı o civar değil de pırlanta hem içeri çok ta girmeden güzel daireleri var, banyoları küçük.
0
liberal
(05.03.21)
çok ayakaltı bir yer. uzun vadede trafik, kalabalık ve gürültü yorar.
0
mj23
(05.03.21)
Birkaç sene sonra trafikten vb eve girip çıkmak dert oluyor.
Benzer bir bölgede oturuyorum bak akşam köprüden çıkıp eve yaklaşıyorum son 2-3 km 20 dakika sürüyor:)

Çünkü bu bölgelere yol, altyapı sokak genişletme vb yapılmadan eski nüfusunu katlayacak büyüklükte binalar yapılıyor. O yüzden korkunç bir kaos oluşuyor birkaç sene sonra yaşam oturunca.

Çok daha iyi seçenekler var bence anadolu yakası'nda.

Bir de bu bölgelerin demografik yapısı öyle kolay değişmiyor.

Araban yoksa dert sıkıntı. Gece geç saatte rahat gidip gelemezsin. Huzursuz olursun.

Araban olsa bile eşin, dostun, çoluğun çocuğun, kız arkadaşların vb için rahat gidip gelecekleri bir ev olmuyor. Ben ataşehir'deyim. Oturduğum yer güzel mesela. Ama çevresi sıkıntı. Ana caddeler pırıl pırıl, 3-4 sokak aşağı iniyorsun dert.

Ki Ataşehir artık epey oturmuş bir lokasyon.

Bir de tam anlamıyla bitmemiş projelerden ev almak Türkiye'de hep dert. Çok çok iyi güvenilir bir inşaat şirketi olması lazım (ki onlar 1-2 tane Türkiye'de).

Daha geçen ay karda kışta bir sitenin gazı kesildi. iskan miskan yuzunden.
0
anten
(05.03.21)
gecenlerde tv de gördüm diyen +1. baya kışın ortasında kombi falan çalışmamış. Fikirtepe'de bir siteden bahsediyorlardı.
0
camene87
(19.03.21)
(3)

çizim tableti

duyurukullanıcısı
online toplantılarda kullanmak için lazım bir tane normalde herşeyi çizerek anlatıyorum.tabletin üzerinde yazıları görebilmem lazım yoksa kafam karışıyorne var böyle 300tl altı?
online toplantılarda kullanmak için lazım bir tane normalde herşeyi çizerek anlatıyorum.

tabletin üzerinde yazıları görebilmem lazım yoksa kafam karışıyor

ne var böyle 300tl altı?
0
duyurukullanıcısı
(05.03.21)
çok bilgim yok ama, çizilen şeyi tablet üzerinde görebilmek demek, o alete kapasitif bir ekran takmak demek, ki bu da 300 lira altına olacak iş değil bence.

eşim canlı derste one by wacom kullanıyor. modeli ctl-472n. yazdığın şey üzerinde gözükmüyor, doğrudan ekrana çıkıyor. ben de kullanması zor olur diyordum ama hemen alıştı.

bunu okul verdiği için fiyatını bilmiyordum, bakayım dedim, bu bile 700 lira civarı.

yani hem yazdığım üzerinde gözüksün, hem 300 lira altı olsun bana pek mümkün gelmedi.
0
kibritsuyu
(05.03.21)
300 tl altı hiçbir şey yok artık
0
helena
(05.03.21)
Huion'lara bakabilirsin 300 tl altı olarak ama tablet üstünde göremiyorsun tabii ki. Senin istediğin Wacom Cintiq tarzı bir şey, onlar çok pahalı. Bir diğer seçenek olarak letgoya bak derim, öğretmenler okulda eğitime geçince ortalık tabletle dolacak.
0
roket adam
(05.03.21)
(5)

Ssangyong korando nasıl bir araba?

avatar is back
İlk defa 2-3 gün önce site bahçesinde gördüm 2021 model bir tane aşırı beğendim ya. Bayıldım döndüm baktım etrafında bi tur attım falan. Dünden beridir videolarını falan izliyorum oldukça dolu güzel bir araç. Fiyatlarıysa beni şok etti 290 civarından başlıyor Tiguan ile kıyasladım, torku ve beygir g
İlk defa 2-3 gün önce site bahçesinde gördüm 2021 model bir tane aşırı beğendim ya. Bayıldım döndüm baktım etrafında bi tur attım falan.

Dünden beridir videolarını falan izliyorum oldukça dolu güzel bir araç. Fiyatlarıysa beni şok etti 290 civarından başlıyor

Tiguan ile kıyasladım, torku ve beygir gücü korando’nun daha iyi. Genişliği de bir tık daha iyi.

Ayrıca euro ncap’te 5 yıldız alan tek suv imiş. %74’ü çelikten üretilmiş aracın.

Sorum şu. Bu araç neden satılmıyor neden tutmadı? O kadar cazip bir araba ki, ben mi büyülendim ben mi bişey kaçırıyorum? Rakiplerinden çok daha mantıklı bir araç değil mi?
0
avatar is back
(04.03.21)
Kağıt üstündeki verilerle araç karşılaştırmamak lazım, hem tiguyu kullanıp hem de bunu kullanıp bakmakta fayda var. Ancak bir türlü tr pazarında tutmayan bir marka. Yedek parça, servis, vs sorunu olursa diye ikinci el değeri de düşük olur dolayısıyla. Vs, vs.
0
roket adam
(04.03.21)
@roket adam, ikinci el konusu aklıma tek gelendi ama yıllar geçse de bu kadar yüksek oranda çelikten üretilmiş bir araç 10 sene de bile diri kalmaz mı? mesela insanların peugeot, citroen'e soğuk olmalarını anlıyorum çünkü bi yerden sonra arabalar bildiğin yorgun yıkık oluyor. volkswagen nispeten daha iyi. yedek parça vs için de "24 saat içerisinde temin edilmeyen her parça ücretsiz olacak" diye maddeleri var o kadar iddialılar.

benim sorum uzun yıllar kullanmalık olur mu olmaz mı diyeydi aslında.
0
🌸avatar is back
(04.03.21)
Araç iyi midir bilmiyorum ama aracın %74’ü değil, şasiyi oluşturan metal aksamın %74’ü yüksek gergili çelikten üretilmiş. Muhakkak diğer üreticilerden farklı olduğu için belirtmişlerdir, iyi bir şey yani ama satın alma kararını etkileyecek kadar önemli bir şey değil bence. Rakiplerinin de gövde ömrü açısından aşağı kalır yanı yoktur. 86 model Taunus’umuz artık bir başkasına ait ama hala yollarda mesela, iyi bakarsanız pas falan olmuyor. Muhtemelen ekonomik ömrü gövde ömründen daha önce dolacaktır. O yüzden kaportaya takılmayın, 10 sene sonra ne olacağını kestirmek zor, belki içten yanmalı motorlu araçların trafiğe çıkmasına bile izin vermeyecekler..

Ayrıca tek 5 yıldızlı suv değil, tiguan da 5 yıldız mesela, premium markaları söylemiyorum bile.

Çok beğendiyseniz elbette alınır da çok talep gören bir araç değil, satması zor olabilir, satışlar az olduğu için Türkiye’den çekilebilirler belki vesaire, başka riskler var. 2020 yılında marka olarak toplam 650 tane araç satmışlar, adil bir kıyas olması açısından sadece suv satan jeep markasına bakarsak 4369 tane satmış mesela.
0
orient blue
(04.03.21)
m.koreaherald.com

Olur da düşük satış sebebiyle cekilirse hem ikinci eli üç kuruş olur hem yedek parçası sıkıntı olur.
0
logisticsmanager
(04.03.21)
amerikalılar bu duruma
"too good to be true" derler

bu tip gerçek olamayacak kadar iyi şeyler genelde gerçek değildir.
aynı verilere sahip dediğin araba ile arasında 200 300 bin varsa, kalitesi, sürüşünde de vardır o kadar fark.
tiguan alan herkes salak, ssangyong alan herkes kapitalizm oyununa gelmemiş ultra zekiler değiller.

bütçenize uygun, daha çok olan bir araç seçin.
Bu tip durumlarda çoğunluğun bi bildiği vardır.

konudan bağımsız ama şöyle bir not vereyim.
320d
x3
x5
xc60
crv kullanmış biri olarak bir ara tiguan denemek istemiştim.
Mall of istanbuldan istoça arka yoldan giderken bir viraj vardır
en soldan girip sağdan çıkmıştım.
320d ve x3 le santim kıpırdamadan girip çıktığım virajdı.
yol tutuşu pek başarılı değil tiguan'ın
0
summatinyourteeth
(04.03.21)
(8)

Toyota corolla fiyat performans

osssy
230bine sıfır toyota corolla iyi fiyat mı sizce? Fiyat performansa ne dersiniz? 21my 1.5 benzin otomatik flame donanımı. Onu alma bunu al der miydiniz?
230bine sıfır toyota corolla iyi fiyat mı sizce? Fiyat performansa ne dersiniz? 21my 1.5 benzin otomatik flame donanımı. Onu alma bunu al der miydiniz?
0
osssy
(04.03.21)
Bence fiyat iyi. Benim aklımda benzer fiyata yeni Seat Leon almak var. Ona da bakabilirsin.
0
himmet dayi
(04.03.21)
corolla gayet iyi fiyata göre. düşünme bile.
0
jelly bear
(04.03.21)
Seven çok seviyor, sevmeyen sevmiyor, corolla ilginç bir araç. Ben sevmeyen gruptayım: atmosferik motor, çok sıkıcı bir imaj, cvt şanzıman ile bol motor bağırtılı performans. Tam baba arabası yani
0
roket adam
(04.03.21)
Tam baba arabası +1
sıkıcı bir araba doğru ama sürpriz masrafı yok, sanayide işi yok, bozulmaz, yolda bırakmaz.
suyunu yağını koy dere tepe git.
0
etna
(04.03.21)
garantici memur arabası. toyota grubu bana çekici gelmiyor.
0
mikahakkinen
(04.03.21)
Bana bunlar çok fark etmez dostlar. Hatta dikkat çekmesin daha iyi. Bir tek kabin içi gürültüsü varsa o hoşuma gitmez. Kaporayı verdik bugün, sağolun cevaplar için. Buna ek ne işlem yapmayı tavsiye edersiniz? Boya koruma, kaput koruma vs. saydılar birkaç şey.
0
🌸osssy
(04.03.21)
kabin içi gürültüsü çok fazla değilse de sınıfındaki en kaliteli arabaya biniyormuş gibi hissettirmez, yüksek hızlarda da rüzgar sesi alabilir. ama yol tutuşu iyidir, güvenliği yüksektir.

o tarz işlemleri yaptıracaksanız da plazada yaptırmayın. bu işin profesyonelleri var, istiyorsanız aynı parayı onlara verin hiç olmazsa sıkıntı çıkarsa muhatap bulursunuz. plaza da araba için iyi muhataptır da bu tür car care işlemleri için meguiars, autoclub gibi bu işin uzmanlarına gidin bence. plazalarda yapılan işlemler için ustaları hiç iyi şeyler söylemiyor.
0
gkhncnzdgn
(04.03.21)
toyotalar sorunsuz arabadır genelde
yalnız yedek parçası pahalıdır
ha ne bileyim, bir ara 0 araba almak isteyen tanıdıklar; ellerindeki astra h ile karşılaştırınca bagaj bağlantılarını falan kalitesiz buldular.

"boya koruma, kaput koruma vs. saydılar birkaç şey."

hiç bir şey yaptırma sakın. keriz kafalamak onlar. lastik sesinden gıcık kaparsan, arabada 0 lastikler var zaten. araştırırsın en sessiz lastikleri ve lastikçide takas yaptırırsın, sessiz lastiklerle kullanırsın.
0
rain when i die
(04.03.21)
(7)

Konuşma Sanatı

nicky nick
Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinden iyi bir bölüm mezunuyum. Çevrem tarafından da zeki olarak atfedilen bir insanım. Bu konuda sıkıntı yok. Fakat samimi arkadaş ortamı haricinde bir ortamda bulunduğumda (yeni tanışılan insanların ortamı, iş toplantısı vb.) sanki beynim duruyor. Konuşmak i
Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinden iyi bir bölüm mezunuyum. Çevrem tarafından da zeki olarak atfedilen bir insanım. Bu konuda sıkıntı yok. Fakat samimi arkadaş ortamı haricinde bir ortamda bulunduğumda (yeni tanışılan insanların ortamı, iş toplantısı vb.) sanki beynim duruyor. Konuşmak istediğim çok şey olsa bile beynimde toplayamıyorum, üzerime bi mallık çöküyor ve konuşmaya başladığımda konu dağılıyor. Konuşurken beynimde ben ne diyorum, dışarıdan konuşurken nasıl görünüyorum diye sorgulamaktan konuşacağım şeyleri bağlayamıyorum. Konuşurken 10 saniye sonra söyleyeceğim şeyleri düşünürken anlık konuşmadaki düzgün kelimeleri seçemiyorum. Bazen de karşı taraftaki kişi veya kişilerin benim konuşmamdan sıkıldığını ya da ses tonumdan irrite olduklarını düşünüyorum, vücut dilleri böyle gösteriyor. İş toplantılarında sırası geldiğinde konuşan ve sonra susup hiçbir etkin rol almayan, konuştukları dikkate de çok alınmayan birisi gibi hissediyorum.
Bazı insanlara bakıyorum, konuşurken kendilerini çok güzel dinletiyorlar, doğru kelimeleri seçiyorlar, sanki konuşmaya başlamadan önce ne konuşacağını ezberlemiş de onları söylüyor gibi duruyorlar. Bunu nasıl yapıyorlar? Özgüven ile mi alakalı? Kitap okuma alışkanlığı olmadığını bildiğim insanların arasında bile var böyle tipler.
Bir ilaç olsa da gün boyu 2-3 duble rakı kafasını sağlasa, o zaman her şey çözülür gibi hissediyorum, seviyesinde alkollüyken bu sorunları çok fazla yaşamıyorum. Ama öyle bir ilaç yok tabii ki.
Bunu aşmak için ne yapmak gerekir? Psikolog mu? Udemy'dan veya başka ortamlardan hitabet dersi mi? Özgüven geliştirme çalışmaları mı? Ne yapmalıyım?

Teşekkürler.

P.S. Düzenli kitap okuyan bir insanım, kitap okumuyorsun o yüzden olabilir diye yorum yapacaklar için önden söyleyeyim.
0
nicky nick
(04.03.21)
Konuşma, kendini dinletme tıpkı bir resim veya müzik yeteneği gibidir bana göre. Bu dediklerinizin hiçbirine sahip olmayıp hatta eğitimsiz insanlar bile bazen öyle bir konuşuyor ki hayretler içerisinde dinliyorsunuz. Siz kendinizi fark etmemiş olabilirsiniz, sebebi tak şudur demem çok zor o yüzden önce bi gerçek nedene odaklanmak gerektiğini düşünüyorum. Kişinin fiziksel şekli bile konuşma şekline yansıyor icabında.
0
olaylar olaylar
(04.03.21)
dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemi var gibi geldi bana.
psikolog değilim.
0
rewlack
(04.03.21)
Ozguven eksikligi. Bastan bir on kabul yaratmissiniz kendinizle ilgili. Bunu degistirmeniz gerekiyor. Bunu da cok basit sekilde bu hikayeyi tam tersi olarak dusuneceksiniz. Bugune kadar hep iyi bir konusmaci oldugunuzu, herkesin sizi istekle dinledigini ve sozu gecer biri oldugunuz on kabulunu yerlestireceksiniz icinize..

Neville Goddard ogretilerini takip ediyorum uzun bir suredir. kendimizle ilgili (ve aslinda hayatimizdaki her kisi ile ilgili.. ama o konuya girmeyelim simdi) her tur on kabulumuz degistirilebilir, kotu anilar dahil. Bu degisikligi yaptiginizda farki gormeye baslarsiniz.
0
2oda1salon
(04.03.21)
@rewlack +1
Bende de oluyor bu son zamanlarda. Kendimi rahat hissetmedigim zamanlarda boyle. Toplantilarda, gorusmelerde bisey soruldugunda veya soz aldigimda ne soyledim diye kendim de anlamiyorum bazen. Konusmaya baslayinca kafamdakiler birden ucuyor sanki. Dikkat daginikligi en buyuk sebep sanirim.
0
Kirmizibavul
(04.03.21)
Mesleğim gereği çok fazla sunum yapıyorum.
Konuşma ve hitabet aslında epey meşakkatli bir zanaat.
Üstelik konuşma sadece konuşma değil, sizin karakterinizin bir yansıması.
Yani nasıl bir karakterinizi varsa (baskın, içedönük, lider ruhlu, dışa dönük, asabi, yumuşak başlı vb.) konuşmanız da öyle şekillenir.

Sadece kitap okumakla, zekayla alakalı değil.

Ama en temelde özgüven ve beden dili çok önemlidir kendini dinletme konusunda. Ses kontrolü, beden dili hatta belki giyim kuşam bile etkili bu konuda.

Elbette beden dilini kontrol etmeye çalışmak dışardan çok eğreti durabilir. Bunu doğal yapmak da bir beceri.

Bol bol ayna karşısında pratik yapmak, kendini konuşurken videoya çekmek, sonra izlemek vb. faydalı olabilir.

Bir de iyi konuşmanın sırrı komplike olmak değil, basit olmakta. Kısa ama öz cümleler kurmak lazım.

Bir analiz vardı Trump'ın başarısını analiz ediyorlardı konuşmaları üzerinden. Bütün rakiplerinin konuşmalarındaki kelime dağarcıkları lise son, üniversite vb. seviyesindeyken,

Trump'ın kelime seçimleri ilkokul 4 seviyesinde. bu tabii ki metin yazarlarının özellikle yaptığı bir şey.

Basit her zaman iyidir.

Basit konuşmak sizi de rahatladır.
0
anten
(04.03.21)
ben de meslek gereği sürekli sunum ve konuşma yapıyorum, bunlar içinde 300-500 kişilik gruplara konuşmak da var. bir üstteki arkadaşın belirttiği gibi bu bir süreç, yani a'dan z'ye birden müthiş bir sonuç yakalayamazsın. benim tahminim bu heyecandan kaynaklanıyor, sahne kilitlenmesi yaşıyorsun. bunu yenmek için de daha sık yapmak lazım, üstüne gideceksin yani. işin buna elvermiyorsa mesela istanbulda toastmasters diye bir grup var, ara ara buluşup insanlar birbirlerine 10 dklık konuşmalar yapıyorlar. kendi konuşmalarını videoya çekmek de bir yöntem. evde konuşup videoya çek, izle, kötü olan yanlarını iyileştir. bu tarz aktiviteler kendine güvenini artıracaktır, kendine güvenin artınca o "işte konuşamıyorum etkin rol alamıyorum" etkisini de yenersin. yani kendine güvenini artırmak için sürekli pratik yapman lazım.

ha bu arada evet bu karakterle de alakalı, bazı insanlar doğuştan böyle oluyor. benim ailemin yetiştirme tarzından dolayı ben hazır girdim resmen bu konuya, yani zaten herkes baskın karakterdi ve herkes bir şeyler anlatıyordu, bizde hiç sessiz insan yoktur. ama sonradan da edinilebileceğini düşünüyorum.
0
roket adam
(04.03.21)
sebepleri şunlar:
1. özgüven eksikliği: konusurken insanların sıkıldıgını ve dikkate alınmadıgını düşünüyorsun. bu düşünce seni iyice baskı altına alıyor ve daha kötü konusmaya başlıyorsun. içinden çıkılmaz bir döngü haline geliyor.
2. yetenek/çalışma/tecrübe: çok zeki, bilgili, yakışıklı, kitap okuyan birisi olabilirsin. bunlar daha iyi yüzmeni sağlamayacağı gibi daha iyi konuşmanı da sağlamaz. konuşmak apayrı bir olay. bu konuda hiç bir çaba sarfetmemişsin belli ki. insanlar daha iyi konuşmak için kendini geliştiriyor. bu konuya özel kitaplar, videolar, kurslar var. beden dili eğitimi vs çalısıyor insanlar.
ayrıca ailende veya yakın çevrende iyi hatipler var ise bunları gözlemleme şansın olur. belli ki senin yok. bazı şeyler aileden öğreniliyor.
0
dafuq
(04.03.21)
(13)

Ne için yaşıyoruz?

ayakkokususeveninsan
MerhabalarDaha önce buna benzer bir soru sormuştum ve cevaplar beni tatmin etmemişti.26 yaşında evli, düzgün işi gücü olan, maddi sıkıntıları yaşamayan birisiyim. Herhangi bir inancım yok. Çevremdeki insanlarla aram hep iyi olmuştur hep sevilen biri oldum. Kendi çapımda başarılarımda var. Klarnet ça
Merhabalar
Daha önce buna benzer bir soru sormuştum ve cevaplar beni tatmin etmemişti.
26 yaşında evli, düzgün işi gücü olan, maddi sıkıntıları yaşamayan birisiyim. Herhangi bir inancım yok. Çevremdeki insanlarla aram hep iyi olmuştur hep sevilen biri oldum. Kendi çapımda başarılarımda var. Klarnet çalmak, resim yapmak, bisiklete binmek, bitkilerle uğraşmak, çeşitli hayvanlar(tarantula muhabbet kuşu hamster vb) beslemek gibi çeşitli hobilerim var. Ama düzenli bir şekilde "neden ne için yaşıyoruz" boşluğuna düşüyorum. Bu konuda yalnız mıyım? Etrafımdaki insanlarla bu tarz konuşmalar açınca gülüp geçiyorlar saçmalıyorsun diyorlar. Bu zor sorunun cevabını bilen var mı veya kendine has amaçlarınız neler? Tabi öbür dünyaya inanıyorsanız bu hayat amaç değil sadece bir araçtır sizler için ama benim için öyle değil.
0
ayakkokususeveninsan
(04.03.21)
İnançsız 38 yaşında adamım. Eğer dinlerin söylemediği ama gerçekte olan bir amaç arıyorsan bunu bulamazsın. Çünkü amaç niyetten doğar. Niyet ise ancak farkındalık sahibi bir yaratıcı gerektirir. Buna inanmıyorsan aslında olasılıklar denizinde savrulduğumuzu kabullenmen gerekir. Amaçsızlık içinde en başarılının soyunu sürdürdüğü bir düzen var. Bu düzende başarılı olmana rağmen beyninin, empati yeteneğinin gelişkinliği nedeniyle üstüne koyacak bir şeyler arıyorsan bunun cevabı zaten yine hormonlarımızda. Dünya üzerindeki gereksiz acıları azaltmayı ana ilke olarak benimseyebilirsin. Çünkü hayatta en büyük tatminin bu yoldan geçtiğini göreceksin. "İsteyerek bir yükün altına girip onu taşımak ve bu vesile ile acıları azaltmak" Cennet için değil aklınla bunun en onurlu tavır olduğunu bulmak çok zor değil.
0
twelfth
(04.03.21)
Bence "it's not about the destinaon, it's about the journey" yaşamak için yaşıyoruz. İlla dünya sonrası yaşam ya da dünyada büyük bir iz bırakmak gerekmiyor. Hayat diye bir düzen var, var oluyoruz ve sonra ölüyoruz. Amaç bu bence.
0
cometome
(04.03.21)
finansal bagimsizligimi sagladiktan sonra dunyadaki butun muzikleri dinlemek, filmleri izlemek, oyunlari oynamak ve kitaplari okumak istiyorum. tamam hepsi degil ama olabildigince cogunu, haha.
0
baldur2
(04.03.21)
Hiçbir şey için yaşamıyoruz. Tesadüfen dünyaya geldik, anlamsız hayatlarımızı yaşayıp toprakta böceklere yem olacağız. Doğanın döngüsüne karışacağız.

Bunu kabullenemeyen intihar ediyor, bu minicik ve anlamsız yaşamdan bi şekilde keyif almayı başaranlar mutlu şekilde yaşıyor, hem kabullenemeyip hem de ölmeyi götü yemeyenlerse ekşi itiraf başlığında ağlıyor asfsf.

Hobileriniz, sevmek sevilmek, güzel bir şarkıya denk gelmek... İsteyen en ufak şeyde mutluluğu bulabilir ama anlam? Anlam yok.

Seviyoruz çünkü sevebiliyoruz ve oksitosin, seratonin filan salgılayıp mutlu oluyoruz bi süreliğine. Ockham'ın usturası güzel bir araç genel olarak. Bir şeyi en basit haliyle düşünmeliyiz. Karmaşık hale getirip cevabı olmayan sorularda boğulmanın ne yararı var? (Filozof olma hayaliniz varsa bilemeyeceğim lol)
0
inawen
(04.03.21)
Oncelikle 40 yasindayim bu tip muhabbetler acildiginda gulup gececek, soyleyecek iki cift lafi olmayacak tiynetle insanla 1 dakika daha uzatmam ve arkadasligi keserim yavastan.

Inancli biri olmama ragmen hayati tamamen bos buluyorum. Kalu bela derler o zaman ruhumuzun bu yasami istedigine inanilir, bir secim yaparak gelmisiz yani fakat tamamen bos beles cennette takilmaktan kaynakli bir ruh zirvalamasi olarak goruyorum dunyaya gidelim isteginde bulunmayi kendi inancim cercevesinde.

inancli biri olmama, burada oturup benim dunya gorusum hayatin isleyisinin nasil olduguna dair gorusum budur desem cok tuhaf karsilanacak bir hayat gorusum olmasina ragmen zerre spiritualist degilim. inancli olusum tamamen kendi icimde ikna oldugum Allahin varliginin kesinliginden geliyor bu hayati cennet sevdasiyla yasayan sofilerden degilim.

Cennet anlayisimi da black mirror'un bir bolumu cok guzel vermisti.

Neyse hayat bos, bir manasi yok. Insan olma deneyimini yasamak icin burdayiz sadece.
0
2oda1salon
(04.03.21)
İnançsız bir insan mutlu olmak için yaşar. Mutluluğu başka bir dünyaya bırakmaz, bu dünyada yakalamaya çalışır. Klişe olabilir belki ama sabah kalkınca ilk aklına ne geliyorsa onun için yaşıyorsun. Aklına hiçbir şey gelmiyorsa hayatta basarabileceğin küçük hedefler koy, finansal yönden sıkıntın varsa onu düzelt, yoksa parayı kullanarak en çok mutluluğu nasıl yakalarım bunu düşün, gez toz ne bileyim. Arkadaş mı bulamıyorsun? Yeni arkadaş edin. İnsanları sevmiyorum diyorsan yapacak bir şey yok, o zaman bunalıma merhaba de.
0
smurfsmurfsmurf
(04.03.21)
güzel bir hayat yaşamak, keyif yapmak için, mutlu olmak ve insanları mutlu etmek için yaşıyoruz. öyle kendime has amaçlarım falan yok, kendime ayrılan süreyi güzel harcamaya çalışıyorum.
0
roket adam
(04.03.21)
Bu sorunun cok degerli bir soru olmadigini dusunuyorum.

Ortaokul yillarimda "Insan Neyle Yasar?"i okumustum ve bu sorunun cok daha ustunde kafa yorulmasi gerekilen bir soru olduguna o vakitten beri ikna olmus durumdayim. Tolstoy ile yollarimi ayirdim, onun o hikayedeki degerleri benim degerlerim degil artik ama odagimda o soru hep var oldu. Neyle yasarim, neyle yasamaliyim?
0
buf-e kür
(04.03.21)
Neden bu dünyada doğuyoruz? Neden ve nasıl öleceğiz? Sonunda gittiğimizde yanımıza hiçbir şey alamadığımız halde, kavradığımız her şey neden nihayetinde bize kalıcı mutluluk vermekte başarısız oluyor? "Mezarın cebi yok."

Her insanın bu sorusu vardır. Her din bu durumdan bahseder. Ve her felsefe ve inancın bu ikilem için bir açıklaması vardır.

Ancak hiçbir felsefe ya da din, insan bilincinin doğası, varoluşun temel doğası, doğum ve ölüm meselesi hakkında herkes için kabul edilebilir tam bir yanıt vermemiştir. Büyük teknolojik ve maddi ilerlemeye ve binlerce yıllık dogmatik dine rağmen, insanlar sadece şu soruyla kalır: "Evet‚ ama ... Ben neyim? "

Ilgini cekti mi? Bu sayfadan alinti,

www.mirrorofzen.com

Bu soruya dusunerek cevap yok. tatminsizligin sonu yok, ancak butun inanc ve dusuncelerin otesinde, eksik olmayan, dogum ve olumun otesinde, kimligin, varolusun, var olmayisin otesinde ne var diye merak ediyorsan, budizm ve zen, bunu kesfetmek icin var.

Facebookta bir damla zen diye ararsan haftada 2 kere bulusup zen pratigi ve muhabbet oluyor, katilabilirsin.
0
JohnOakley
(04.03.21)
açıkçası ben de neden bulamıyorum. yalnız değilsiniz bu konuda. hiçbir zaman da bulamayacağımızı düşünüyorum. bence yaşamaya değecek şeyler birkaç güzel andan ibaret. birini sevmek, merak edilen bir yere seyahat etmek gibi. insan farkında değil, ama mutluluk üstüne yaşıyor. bunlardan biri gün içinde başıma gelsin de mutlu olayım diye bekliyor. bunun dışında hiçbir sebep yok sabah uyanmak için. bunlar da olmuyorsa zaten insan depresifleşiyor iyice.

bana eskiden çok saçma gelirdi ama tesadüfi bir şekilde burada varolduğumuzu düşünmeye başladım. yani burada olmamız için özel bir sebep yok, asla da olmayacak. yolculuk, hedefe varma şeyleri zırvalık bile olabilir duruma göre. bir anlam yüklemeye çalışmak çok zor. beklenti içerisine girerseniz de üzülüyorsunuz. kısacası boş küme gibi geliyor bana bu sorunun cevabı. yalnızca ölüm günü gelsin diye bekliyormuşuz gibi.
0
sivilceli ergen
(04.03.21)
Gülüp dalga geçenler de garipmiş, anlamadım. Her insanın zaman zaman aklına takılır böyle şeyler.

Dünyaya gelmemizin bir amacı yok. Hepimizin ortak bir amacının olması için bizden üstün bir varlığın bizi yaratıp "Sizi şunun için yarattım." demesi gerekirdi. O zaman insanlık olarak tek bir amaç uğruna hep beraber çalışırdık ama böyle bir şey yok. Kendine bir amaç yaratabilirsin ama onu da sırf bir amacım olsun diye yaparsan o da bir kanadı kırık kalır.

Dünyanın en zor sorularından birisine burada yanıt bulamazsın.

Ayrıca genç yaşta düzenini kurduğun için biraz boşluğa düşmüş olman normal. Ben mesela ne kadar bu konuları düşünsem de senin kadar boşlukta değilim çünkü düzenimi kuramadım :)

Kısa vadeli (birkaç yıllık) hedefler de koyabilirsin kendine.

Camus de okuyabilirsin, tavsiye ederim.
0
ardt
(04.03.21)
29 yaşındayım
deistim
stranger in a strange land pozisyonunda yalnızım
istesem bir senede biriktirdiğim parayla 10 senelik bir eli yüzü düzgün araba alırım
bu sene hiç izin kullanmadım
yeri geldi haftasonu da çalıştım (ekstra para veriyorlar iyi oluyor)
ot gibi yaşıyorum
ama günler geçiyor, öyle geçinip gidiyoruz, bazen hüzünlü ve bazen mutlu, karışık
yalnız işimi iyi yapıyorsam, sorunları çat çat çözüyorsam, işimde en iyi isem, benden iyisi yok bu aralar
0
rain when i die
(04.03.21)
Ne desek bildik lafları tekrarlamanın ilerisine gidemeyeceğiz. Ya "farkında olsak da olmasak da, sınırlı benliklerimizin ötesine geçen, varlığın en derin temellerine kök salmış aşkın bir anlam var" diyeceğiz ya da "temeller"e ilişkin metafizik kurgulara dalmayı boşuna bir çaba sayıp "burada bulunuşumuzun nesnel bir anlamı yok, öylece bırakıldık dünyaya, onu nasıl anlamlandıracağımız da bize bağlı" diyerek işin içinden sıyrılacağız. Soruna nereden yaklaşırsak yaklaşalım, insan denilen organizmanın sadece yeyip içmeyle ayakta durmadığı kuşku götürmez bir gerçek. Yapıp ettiklerinin bir şeye değdiğini hissetmek istiyor insan. Sabahın ayazında yatağından fırlayıp, maddi uygarlığın vecibelerini yerine getirmek üzere sokakları dolduran çılgın kaynaşmaya bir köşesinden dahil olmak için bir yaşama nedenine ihtiyaç duyuyor. Bazıları bu "neden"lere dair net bir görüşe sahip ya da öyleymiş gibi davranıyorlar. Banka hesaplarındaki birikimleri mi, ahrette ulaşmayı umdukları ilahi mükafat mı ya da canları kadar sevdikleri başka biri mi?.. Çoğunluğu oluşturan diğerlerimiz ise henüz uğruna yaşanacak şeyin eksiksiz bir resmini çizmemiş kafasında, belki de öyle bir resim hiç olmayacak; daha önünde görülecek güzel günlerin olduğunu fısıldayan belli belirsiz bir umudun peşinden sürüklenerek hayatına devam ediyor sadece.

Kutsal Kitap'ta "Vaiz" diye bir bölüm var, tam da bu konuları işliyor. Hazır sırası gelmişken oradan sevdiğim bir pasajı paylaşmazsam çatlarım :D

Buyurun:

"Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrı'nın hoşuna gitti. Giysilerin hep ak olsun. Başından zeytinyağı eksilmesin. Güneşin altında Tanrı'nın sana verdiği boş ömrün bütün günlerini, bütün anlamsız günlerini sevdiğin karınla güzel güzel yaşayarak geçir. Çünkü hayattan ve güneşin altında harcadığın emekten payına düşecek olan budur. Çalışmak için eline ne geçerse, var gücünle çalış. Çünkü gitmekte olduğun ölüler diyarında iş, tasarı, bilgi ve bilgelik yoktur."
0
huçi kuçi
(05.03.21)
(3)

Xiaomi mi tv stick calismiyor

walser
Merhaba. Dun aldigim alet gayet duzgun calisiyordu dizi vs izledik. Bugun tum gun boyunca internet baglantisi hatasi aldim. Internette de olan saatle ilgili olayi duzeltmeme ragmen internete giremedim. Bagli ama internet yok diyor ve uygulamalar acilmiyor. Ek olarak usb aygiti desteklenemiyor hatasi
Merhaba. Dun aldigim alet gayet duzgun calisiyordu dizi vs izledik. Bugun tum gun boyunca internet baglantisi hatasi aldim. Internette de olan saatle ilgili olayi duzeltmeme ragmen internete giremedim. Bagli ama internet yok diyor ve uygulamalar acilmiyor. Ek olarak usb aygiti desteklenemiyor hatasi verdi bugun. Dun izlerken neden bugun problem yasadim? Alette mi bir sorun vardir? Bunun gibi tecrubesi olanlar yazabilirse cok sevinirim
0
walser
(03.03.21)
restart ettiniz mi? kapatip acmaktan soz etmiyorum, kapama tusuna uzun basin, restart secenegi cikiyor. bizde de mi box var, genelde yapiyor bunu. kendini stand by'a falan alip sonra normale donemiyor diye dusunuyorum.
0
the end of time
(03.03.21)
usb derken televizyonla mı ilgili acaba? usbyi tvye değil fişe taksanız

bir de saat ayarını yaptık dediniz ama fiş çekilince en başa dönüyor, fişi hiç çekmeyin. benimki öyle çözüldü.
0
red g
(03.03.21)
usb aygıtı desteklenmiyor hatasını pc mi verdi? bunu yanında gelen adaptörle elektriğe takın direkt, pcye tvye bağlamayın.
0
roket adam
(04.03.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.